"Mine ver şu telefonunu ya... Sadece bir dakika için bir şey yapmayacağım ki..." dedim ümitsiz bir sesle. Etkili olsun diye kaşlarımı indirmiş suratımı asmıştım. Umursamaz bir ifadeyle bana bakarken bir an önce vermesi için bekliyordum. "Ne yapacağını söylemediğin sürece vermek istemiyorum." dedi inat ederek. "Telefonunda benden sakladığın bir şey mi var?" dedim şüpheci bir tonda. "Ha... Hayır yok." dediğinde gerçekten şüpheye düşmüştüm. "Öyleyse ver." Oflayarak çantasından telefonu çıkarıp kilidini açtı ve bana uzattı. Gözleri üzerimdeyken Tuğba'nın numarasını alamazdım! "Uğur seni çağırıyor." dedim arabanın dışında bize merakla bakan Uğur'u göstererek. "Telefonu aldıktan sonra giderim." dediğinde gözlerimi devirdim. "Şimdi acil çağırıyor Mine, görmüyor musun?" dedim ısrarla. İstediğ

