Sabah elektrikli süpürgenin hırçın, kulağımın dibinde çalışıyormuş gibi gelen sesiyle güne merhaba dedim. Dedim de, dediğimi ben kendim bile duymadım. Gözümü açtığımda güzel annem baş ucumda dikiliyordu sert bakışlarla. Zümrüt haklıydı, anladım. Annem babamın paralarını boş yere fütursuzca harcıyordu. Süpürge iş yapmadan boşa çalışıyordu. Uzanıp kapattım. "Günaydın güzel annem. Niye süpürmeden dikiliyorsun öyle başımda?" "Kaçta geldin sen? On bir buçuğa kadar bekledim. Pestilim çıktı dün bütün gün. Bir de aklım sende kalsın, seni mi düşüneyim ben?" "Mesai var diye aradım ya ben seni. Niye aklın bende kaldı ki?" "O saate kadar mesai mi olurmuş? İki saat olur, üç saat olur. Gecenin bir yarısı kız başına, sokaklarda hiç mi düşünmüyorsun kızım sen başıma bir şey gelir diye?" "Ne varmış an

