Herkesin işi vardı. Kalırım diyen tek Zeynep. İşim var demişti; ama yine de kalırım dedi. Zor durumda olmasam istemeyeceğimi anlayan bir tek oydu. İşinin ehli, beni de ehlileştirecek tek insan belki de. Bu parti olayı bile bir oyundan ibaretti ona göre. Çözmenin imkansız olduğu bir kişilik olabileceği aklımın ucundan geçmezdi artık. Ben akıllı geçinen kendini beğenmişin teki gibi hissediyordum kendimi. Ayağımı denk almaya başlasam iyi ederdim. Hani klasikleşmiş bir babayiğit lafı vardır ya. 'Zoru hemen yaparız, imkansız vakit alır.' Hah! İşte bu tam da Zeynep için özel yapım bulunmuş, söylenmiş bir deyiş olmuştu bana göre. Beni çözdü ya. En yakın arkadaşıma sorsalar beni böyle iyi tanıyamazdı piç. Çantasını, bilgisayarını getirip bir de hadi diyen de o oldu. Bir şeyler yedik

