Gitarı kenara bırakınca, masaya yöneldim haliyle. Kendi sarmalarıma dokunmadım membası bende olduğu için. Diğerleri bensiz gayet iyi iş çıkarmışlardı zaten. Melih bey yanımda bitti. Anlaması geç olsa da, güç olmasın yeterdi bana. Kendisi de benimle bir oyun içinde olduğunu kabul ediyordu. Tek fark, yine tabii farklı düşünmemizdi her zamanki gibi. Ben kazanacağımdan eminken o da kazanacağını düşünüyordu. Bunu bekliyordum. Hayal kurmasına engel olacak değildim. Yazıktı. Gitar çalışımı takdir etmesi... İşte bunu beklemiyordum. Hatta tekrar getirmemi istedi haftaya. Şaşırma sırası bendeydi. Şoktaydım. Diğer bölümlerin de geleceğini tahmin etmiştim. Nitekim geldiler. Melih'in fikrini beğenmişlerdi. Kendi üstüme almazdım böyle şeyleri. Düşünür, yapar ve geçerdim. Ben kendimi bilirken patron

