BÖLÜM 5: SESSİZLİĞİN ARDINDA

349 Words
Zeynep kasabadan döndükten sonra günler birbirine karıştı. Hayatı düzene girmiş gibi görünüyordu ama içinde hâlâ kapanmayan bir boşluk vardı. Annesiyle yaptığı görüşmeler yüzeyde sakin, altında fırtınalıydı. İkisi de doğru kelimeleri bulamıyor, yanlış kelimelerden korkuyordu. Bir sabah posta kutusunda kalın bir zarf buldu. Gönderen yoktu. Zarfın içinden tek bir mektup çıktı. El yazısı tanıdıktı. Babasınınkine benziyordu ama tarih yeniydi. Bu mümkün değildi. “Bazı mektupları sana veremedim. Çünkü herkes gerçeği kaldıramaz.” Zeynep’in kalbi hızlandı. Babasının defterini, sandıkları, her şeyi boşaltmıştı. Geride ne kalmış olabilirdi? Murat’ı aradı. — “Bu mektubu sen mi gönderdin?” — “Hayır,” dedi Murat. — “Ama kasabada hâlâ açılmamış dosyalar var.” Bu söz, Zeynep’in içini ürpertti. Birkaç gün sonra annesi aniden kapısına geldi. Haber vermemişti. Yüzü solgundu. — “Geçmiş beni buldu,” dedi Meryem. — “Benden saklanan bir şey daha varmış.” Oturup konuştular. Meryem, kasabadan ayrıldıktan sonra da hayatının sürekli yarım kaldığını anlattı. Gidebildiği hiçbir yer tam olarak onun olmamıştı. Çünkü içinde hep Zeynep kalmıştı. — “Baban yalnızca mektupları saklamadı,” dedi Meryem. — “Bazı insanları da korudu.” Bu cümle Zeynep’in zihninde yankılandı. — “Kimleri?” Meryem cevap vermedi. O gece Zeynep yine uyuyamadı. Babasının sustuklarının gerçekten bittiğine inanmak istemişti ama gerçek, katman katmandı. Her kaldırılan örtünün altında yeni bir sır yatıyordu. Ertesi gün Murat’la buluştu. Yanında eski bir klasör vardı. — “Bu sana ulaşmalıydı,” dedi. — “Ama kasabada biri hâlâ bazı şeylerin ortaya çıkmasını istemiyor.” Klasörün içinde resmi evraklar, eski dilekçeler ve bir fotoğraf vardı. Fotoğrafta genç bir kadın, kucağında bir bebekle kameraya bakıyordu. Kadın tanıdık değildi. Ama bebeğin gözleri… Zeynep kendi gözlerini gördü. — “Bu imkânsız,” diye fısıldadı. Murat sessizce konuştu: — “Kasabada yıllardır konuşulmayan başka bir çocuk hikâyesi var.” Zeynep eve döndüğünde annesi pencereden dışarı bakıyordu. Aynı eskisi gibi. — “Anne,” dedi Zeynep. — “Benden sakladığın bir şey daha mı var?” Meryem gözlerini kapattı. Cevap vermedi. Ama suskunluğu, her şeyden daha ağırdı. Zeynep o an anladı: Bu hikâye henüz bitmemişti. Sadece derinleşmişti. Ve bazı mektuplar, okunduğunda değil, sorulduğunda tehlikeliydi.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD