4-Akademi Kapanıyor

1624 Words
" Nerede kalmıştık? Heh Melih'ten bahsedecektin." Deniz Hanım kimseyi, hiçbir olayı atlamamaya kararlıydı. " Evet Melih'te kalmıştık." Her hafta gelip konuşmak zorundayım. Tabletim de sürekli uyarı verip duruyor zaten siniz oldum. Utanmadan alarm kurmuşlar randevuları kaçırmayayım diye kapatamıyorum da. Neyse ki aradan birkaç hafta geçti de doktora alışmaya başladım. " Nasıl tanıştınız?" gözlüğünü çıkartıp masaya koydu. " Melih'in operasyonunu mahvettim. Onu yerine operasyona ben devam ettim o da bana yardım edip destek oldu." Hoşlandığım insandan başka birine, bir doktora nasıl bahsedeceğimi bilemedim. " Bu kadar mı yani? En son aşk itirafında bulunuyordunuz. ... Bu tarz haberler çabuk yayılır. " Yuh ama ya. Aman öğrenmeyen kalmasın. " Evet, ondan hoşlanıyorum. İlk defa böyle bir şey yaşıyorum, Melih'le konuşamadan herkes öğrendi, bende şans olsa zaten..." Güldükten sonra; " O da senden hoşlanıyor değil mi?" " Evet ama çıkmıyoruz, flört ediyoruz, yani galiba." Biraz daha Melih'ten bahsettim. Derinlemesine ondan bahsetmek tuhafıma gitmişti. Kendime bile zar zor itiraf ettiklerimi anlatmak iyi gelmişti aslında. Paylaşmak güzeldi. Deniz Hanımda sıkıştırmadan, zorlamadan sorularını soruyor, bakanlığın beni zorla gönderdiği bu randevu güzel, koyu bir sohbete dönüşüyordu. Sıcak çikolatamızı içip sohbetimize devam ettik. *** *** *** Tatil hızla ilerleyip tükeniyordu ve tercih zamanı gelmişti. Okullardan davet mektupları ve mailler geliyordu. Çok fazla ajan okulu olduğunun farkına vardım. Oğuz elinde çay tepsisiyle içeri girdi. Çaylarımızı alıp okulları değerlendiriyorduk. " Gelincik çek şu mektuplarını. Anladık en çok sana davet geldi. Hava atmana gerek yok." Höpürdeterek çayını içtiğinde bir kesme şeker fırlattım ona. İnsanlara takılmaya bayılıyor. " Bu kadar çok davet almak gururumu okşadı ama çıkan haberlerde sinirimi bozuyor." Haberleri tablette takip edebiliyoruz. Sadece bizim hakkımızda, seçeceğimiz okullar hakkında değil operasyon merkezi de oldukça ilgi gören haberlerden. Sevil Hanım geçen bir açıklamada bulundu. Yeni eğitim döneminde operasyon merkezi açılacakmış. Onun bu açıklamalarından sonra akademiye gitmeyi heyecanla bekliyorum. Sevil Hanımı bile özlemişim, onu fark ettim. Oğuz bugün izinliydi ve okullardan gelen davetleri gözden geçiriyorduk. Abim tercih yapmak istediğinde söz etmişti. Sevil Hanımı seviyordu elbette ama yine de onun tarafından kandırılmıştı ve seçenek hakkını kullanmak istiyordu. Onu yargılayamazdım. Ama ben akademimden ayrılmak istemiyorum. Sevil Hanımla anlaşamadığımız ilk zamanlar bir söz vermiştim. Bu akademiye kazık çakacağım. Hem bu yüzden hem de alıştım artık, başka yerde yapamam. Oğuz'da benim gibi düşünüyordu ama yine de bilgi sahibi olmak için akademileri araştırıyordu. Kızların da kafası karışıktı. Ama Beril gidebilir. Hayatımın bir yılını gereksiz yere işgal etti zaten. Abim çayından son bir yudum aldıktan sonra sessizliğini bozdu. " Tercihimi yaptım ben. Beş tane okul yazdım, bakalım tutacak mı?" " Ne ara yaptın? Keşke bize de danışsaydın abi." Tercihte bulunmak için bir ayımız vardı, bu acelesi niye anlamadım. " Aradan çıkartmak istedim Gelincik." Sanırım bu konuda Sevil Hanıma sandığımdan da kızgın acelesi bu yüzden. Oğuz, abimin yaptığı tercihlere kısaca bir göz attı. Bir şey söylemedi ama söyleyecek çok şeyi varmış gibi duruyordu. Abimin yanında sormak istemedim ama o tercih listesinde enteresan bir şey gördüğüne eminim. Abim annemin yanına, dükkana gittiğinde fırsat bu fırsat Oğuz'a sordum."Tercih listesinde ne gördün de suratın değişti?" ölüyorum meraktan. İlk başta kem küm etti söylememek için ama dayanamadı. " Tercihleri güzel aslında. Emir Beyin akademisini de eklemiş ama birinci sıraya Aybüke Bade'nin akademisini yazmış." Oğuz bunu sıkıntılı bir şey gibi söylemişti. " Aybüke Bade ismi yabancı gelmiyor ama kimdi o?" " Duymamana imkan yok zaten. Sevil Acıtan'ın en büyük rakiplerinden biri. Sevil Hanımın bakanlıkla yaşadığı sorunlarda, mahkemeden çıkan karara en çok tepkiyi o göstermişti hatırlasana." " Hee bu, o muydu?" sonunda hatırladım. Oğuz devam etti. " Hatta bakanlığın, kurulun aldığı kararların yanlış olduğunu ve gözden geçirilmesi gerektiğine dair dilekçeler bile yazmış. Operasyon merkezinde konuşuluyordu. Gencay, Aybüke Bade'nin akademisine kabul edilirse bu Sevil Hanım için büyük hayal kırıklığı olur." Oğuz'un bu sözlerinden sonra büyük sessizlik yaşandı. Abimin ne yapmaya çalıştığını anlamıyorum. Kendince intikam mı almak istiyor? Sevil Hanımı yüz üstü bırakmak içini soğutacak mı? Söylenecek söz bırakmamıştı. Akşam yemeğinden sonra oturma odasına geçip oturmadım. Direkt odama geçtim. Aklım bu Aybüke Bade'de kalmıştı. Tabletimi çıkardım, küçük bir araştırma yapayım dedim. Abimin tercihlerinde en başında onun adını yazmasının bir sebebi olmalı. İnternette ve sosyal medyada ismi çok geçiyordu. Benim nasıl dikkatimden kaçmış tabi ya, şimdi tanıdım bu kadını, sosyal medyada çok görmüştüm çünkü. İkisi de akademilerini kurduktan sonra ir rekabet içine girmişler. Aybüke Bade, Sevil Hanımın öğrencilerini kendi tarafına çekmeye çalışmış. Hatta sadece Sevil Hanım değil diğer akademilerden de öğrencileri kendi akademisine çekmiş ve tepki toplamış. Oğuz söylediklerinde haklıymış. Abim sırf Sevil Hanımın canını yakmak için yapmadıysa bu tercihi benim de adım Gelincik değil. Aybüke Bade'yi araştırırken zamanın nasıl geçtiğini anlamadım gece yarısı olmuştu bile. Balkona çıkıp hava almak istedim ki abimi gördüm. Onun da temiz havaya ihtiyacı vardı sanırım. İyi geceler deyip yanına vardım. " Uyudun sandım." " Yoo uyumadım sen bu tercih konusunda emin misin?" Daha fazla susamazdım. " Neden emin almayayım ki? Sevil Hanımı seviyorum evet, ama hepimizi kandırdı hayatımızla oynadı. Daha iyi ir akademiye gitmek hakkım değil mi? " maalesef bu durumda söylenecek, savunulacak bir cümlem yoktu. Haklıydı. Daha iyi bir akademiden kastı; Aybüke Hanımın öğrenci çekmek için hazırladığı internet sitesiydi. Akademisinin başarılarından, kendisinin temiz sabıka kaydından ve ailesinin ajan nesli olduğundan övgüyle bahsetmesinden kaynaklıydı. Ailesi nesiller boyu ajanlık yapmış, bakanlıkta çalışmış diye, köklü-kendince- soylu bir aileye sahip almasının avantajını kullanıyordu. Abimde bu tongaya düşenlerden sanırım. " Kimi cezalandırıyorsun? Kendini mi Sevil Hanımı mı?" onu zorlamak istiyordum ağzından laf alabilmek için. " Kimseyi cezalandırmıyorum. Daha iyi bir akademiye gitmek istemem suç mu yani? Sinirlenmeye başlamıştı. " Hayır tabi ki de. Haklısın. Hangi akademiye gidersen git, arkandayım. Benden öyle kolay kurtulamazsın." Gitmek istiyorsa bu onun tercihi. " Sende tercih yap. Çok iyi akademilerden davet aldın sonuçta." " Benim tercihim zaten belli abi." O da benim kararıma saygı duymalıydı. Gece gece kahve yaptım, oturduk sabaha kadar sohbet ettik. *** *** *** Sevil Acıtan; İşlerin yolunda gitmesini, tatil yapabilmeyi öyle çok isterdim ki. Akademi tatile girdiğinde beri bir sürü sorunla uğraşıyorum. Tatil benimde hakkım. Sorunların başında akademideki hain var elbette. Sistemlerimizi kullanarak iki Gelincik'i yanlış akademilere gönderdi Emir'le tartışmam için. Bu durumun tersi oldu tabi ama bu kadarını yapmaya cesaret edebildiyse daha neler yapmaz ki, düşünmek dahi istemiyorum. Her iki Gelincik'te gözetim altında tutuluyor. Bunun dışında bir şeylerde olmuyor değil tabi. Operasyon merkezi son hızla yeni eğitim yılına hazırlanıyor. O konuda da bir sorun yok ancak hepsinden daha büyük, daha önemli bir sorun var. Öğrencileri diğer akademiler hakkında bilgilendirmediğim ve bakanlığı kandırdığım için iki yıl boyunca akademiye öğrenci almam yasaklandı. Öğrencilerimin hakkını çaldığım için de bu yıl hepsinin davet alıp tercih yaparak diğer akademilere gidebilirler. Bu yüzden de akademinin kapatılma tehlikesi ile karşı karşıyayım. Akademideki öğrenci sayısı normal seviyenin altına düşerse akademi kapatılacak. Bunun olmaması için bakanlıkta koşturup duruyorum. Saffet Beyde durumun farkında olduğundan benimle görüşmek istedi. " Sevil, hoş geldin. Geç otur lütfen." Çift kişilik deri koltuğa oturduğumda da yanıma geldi. " Beni neden çağırdığınızı tahmin edebiliyorum. Öğrencilerin bir ayı daha var tercih yapmak için, ama şu an için akademinin kapatılması söz konusu değil." Güçlü görünmek zorundayım. " Benden çekinmene gerek yok, durumun farkındayım. Öğrencilerin üçte ikisi tercihini yaptı bile. Şu anki durum ile akademi kapatılır. " şaşırmıştım. Boğazımda bir yumru oluştu, Saffet Beyin yanında ağlayamazdım. Öğrencilerin ben bu kadar çabuk terk etmelerini kaldıramadım sanırım. Durum sandığımdan da kötü. " Tercileri değiştirmek için bir ayları var her şey değişebilir. Ama öğrencileri fikirlerinden caydıramam. Bu hakkı ellerinden bir kere aldım bir daha almam. Ancak belirtmek isterim ki diğer akademiler bu durumu sağlamak için ellerinden geleni yapıyorlar öğrencileri benden soğutmak için her şeyi yapıyorlar. Akademim kapanırsa operasyon merkezine olan güvende yerle bir olur. Artık bir daha ne zaman operasyon merkezi açmak için birileri cesaret eder belli değil." Diğerleri beni batırmaya çalışırsa ben de yeniden ayağa kalkmaya çalışırım, öyle ya da böyle. " Haklısın. Herkes birbirini yenme, üstün olma çabası içinde. Hiç etik değil. Bu konuyu çok düşündüm. Elimizde kesin kanıtlar yok ama biliyoruz ki öğrencileri senden soğutmaya çalışıyorlar. Bu yüzden de bir toplantı düzenlemeye karar verdim. Tüm müdürlerin ve müdirelerin katılacağı bir toplantı düzenleyeceğim. Toplantının sonucuna göre de bir çözüm bulmaya çalışacağım. Operasyon merkezi hem ajan dünyası için önemli hem de düşmanlarımız için. Ortalığı karıştıran bir hain var. Akademi kapanır , operasyon merkezi bir işe yaramazsa bunları yapanın hain olduğu düşünülür ve bu hiç iyi olmaz. Akademi kapanmamalı." Bakanlığın itibarını düşünüp de mi böyle davranıyor emin değilim ama işe yararsa neden olmasın. Bu toplantı işi iyi oldu aslında. Arkamdan kuyumu kazanlar söyleyecekleri ne varsa yüzüme söylesinler. Söyleyebilirlerse tabi. Kendime bir söz verdim ben. Bundan sonra korkmak , kaçmak yok. Hepsiyle yüzleşeceğim. O haini de bulacağım. Akademimi eski güzel şanına ve şöhretine kavuşturacağım. Saffet Bey gerekli hazırlamaları yaptığında herkese haber verecekti. Odasından ayrıldım, karşımda Emir duruyordu. Ona olanlardan bahsetmiştim. Tek başıma bu sorunun üstesinden gelebilirim sanmıştım. Ama onun varlığı bile bana güç veriyor, bunu hatırlamayı sevdim. Beraber operasyon merkezine gittik. Başbaşa sakin bir yerde oturup, anlatmam grekiyordu. Toplantıya o da çağırılacaktı ve benden öğrenmesi daha iyi olurdu. *** *** *** Gelincik Pekmezci; Balkonda kahvemi almış kitabımı okurken Oğuz çıkageldi. Biraz telaşlıydı anneme selam verip yanıma geldi. " Neler olduğunu tahmin edemezsin." Kötü bir şey olduğu belliydi. " Ne oldu? Korutma beni de anlat." Kitabımı masaya bırakıp pür dikkat Oğuz'u dinledim. " Sevil Hanım ve Emir Beyi konuşurlarken duydum. Akdeminin yarısından fazlası tercih yapmış ve öğrenci azaldığı için akademi kapanabilirmiş."Ben akademiye gitmenin heyecanını yaşarken biz gidemeden kapanacak akademi. " Ama tercihler kesin değil ki. Sonuçta bir ay var, tercihler değiştirilebilir, silinebilir." Tercih yapanlardan, akademinin kapanmasına ön ayak olanlardan biri de benim abim. " Bütün müdürleri, müdireleri toplayacaklarmış, bir çözüm bulmak için. Sevil Hanım çok iddialı yalnız, kolay kolay bırakmaz akademiyi." Oğuz merkezine gittiği için Sevil hanımı görebiliyordu. " Bizde bırakmayacağız. Orası bizimde akademimiz. Sen toplantının yapılacağı saati, tarihi öğrenmeye bak. Bizde orada olacağız. Kim var kimse yoksa arayacağız. Akademinin kapanmasına izin vermeyeceğiz. " Oğuz organizasyona hemen başladı. Herkese mesaj attı, durumu özetledi. Gelecek olanların isimlerini almaya başladı. Böyle bir durumda Sevil Hanımı yalnız bırakacak değiliz. 
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD