6-Görev Dağılımı

1576 Words
Bakanlığa gittiğimizde altmış kişiydik ancak basının yayınladığı haberler sayesinde –ki bu haberlerde diğer akademilerin Sevil Hanımı yok etmeye çalışması da yayımlandı- şu anda Sevil Hanımın evinin bahçesinde yüzden fazla kişi vardı. Diğer müdürlerin ve müdirelerin gerçek yüzünü görebilmişlerdi sonunda. Hatta bahçede abimi bile gördüm. Bir köşeye sinmiş bir şeyler içiyordu. Hemen yanına vardım. " Hoş geldin." İmalı bir şekilde konuştum. Sevil Hanıma kızgınlığından dolayı diğer akademileri tercihlerine yazmıştı. Öyle ki Sevil Hanım'ın en büyük rakiplerinden biri olan Aybüke Arslan'ın akademisini birinci sırada yazmıştı. " Ne söylemek istiyorsan söyle Gelincik. Vicdan azabı gibi dikilme tepemde. Herkes hata yapar. Böyle bir amaçları olduğunu bilseydim tercih falan yapmazdım. Zaten yaptığım tercihi sildim. Hiçbir yere gitmiyorum yani." Çekinerek bakıyordu. Yaptıklarından utanıyordu. Abimin yanına oturup sırtını sıvazladım. " İte benim abim. Akademine sahip çık. Gitmemene sevindim." Dayanamayıp sarıldım abime. Abim birkaç arkadaşını görünce yanımdan ayrıldı. İçime birden bir kasvet çöktü. Her şeyi iyi gitmesine alışık değilim sanırım. Bu güzel günlerin acı acı çıkartması olmasın da. Hani derler ya çok gülen çok ağlar diye. Umarım bu laf doğru değildir de ben düşündüklerimle kalırım. Gözlerim abimi ararken Cengiz hocayı ve Şeker'i gördüm. El ele tutuşuyorlardı. Hemen yanlarına gittim. Bu şenliği kaçıramazdım. " Hocam hayırlı olsun diyelim mi? Diyelim bence." Şeker'in yüzü biraz kızarmıştı ama olacak o kadar. "De Gelincik. Partide bizi tanıştırmasaydın mutlu olamazdık. " Biraz havaya girdim sanırım. " Aman efendim ne demek. Çöpçatanlık bizim işimiz." Hep beraber gülüşmeye başladık. Arkadaşlarımı görüp eğlenmek iyi gelmişti. SEVİL ACITAN; Öğrencilerin gitmesini dört gözle bekliyordum. Özgür bulunmuş, yıllar sonra ondan bir haber alınmıştı sonunda ve ben kimse bir şey anlamasın diye evden çıkamıyordum. Öğrencilerle konuşup kafamı dağıtmaya çalıştım ama pek faydası olmadı. Aklım Özgür'deydi. Onun hakkında daha çok bilgi sahibi olmak istiyorum. Olmadığı yıllarda neler yaptı, neden şimdi ortaya çıktı? Binlerce soru vardı kafamda. *** *** *** Operasyon merkezine girmeden Cafer'i aradım. Binaya giriş yaparken de yanımda bitiverdi. " Sabırsızlığını, merakını anlıyorum. Ama detayları İlknur Hanı biliyor. Hocalar ve Emir toplantı odasında seni bekliyorduk." İlknur'u tanıyordum. Konuşmuşluğumuz yoktu ama adını çok duymuştum. Bakanlığın özel operasyon yöneticisiydi ve herkes ondan çekinir diye duymuştum. Odaya girdiğimizde uzun süredir sessiz durdukları belliydi. Hepsi birden derin nefes alıp verdi. Boş sandalyelerden birine geçtim. Daha fazla vakit kaybetmemeliydik. " Sevil Hanım'da teşrif edebildiğine re başlayabiliriz." Slayt gösterisiyle birlikte anlatacaktı. Yardımcısı bilgisayarın başına geçti. Duvarda Özgür'ün yeni çekilmiş bir fotoğrafı belirdi. "Öncelikle söylemek istediğim, bilmeniz gereken bir husus var. Özgür'ü arıyorduk evet ama onu ararken bulmadık. Hain ve arkasındakileri araştırırken Özgür'e ulaştık." Söyledikleri mantıklı değildi. " Özgür'ün hain ve arkasındakilerle bir işi olamaz. Bir yanlışlık olmalı." Arkadaşıma hain daması vurulmasına izin veremezdim. " Panik yapmayın. Haini araştırırken Özgür'ün bir liste yaptığını öğrendik. Yangından sonra işin peşini bırakmamış. Bayağı uğraşmış. Yıllarca araştırıp, şüphelendiği herkesin ismini listelemiş. Tabi bu listede buldukları var mı, bulduysa onlara neler yaptı bilemiyoruz. İşin özü şu, o listeyi alırsa haine de ulaşırız ve daha nicesine. Özgür çok iyi bir ajandı, yaş tahtaya basacağını sanmıyorum. Kızının ölümü üzerine hazırladığı bir listeden bahsediyorum size. İnce eleyip sık dokuduğuna adım gibi eminim. Bakanlığın da iş birliği ile bu operasyon sizin yürütmenizi istiyoruz. Hain size bulaşıp adınızı lekelemeye çalışıyor. Herkese gerçekleri göstermek için alın size fırsat. " Kollarını birleştirip hepimize tek tek baktı. Tepkimizi ölçmeye çalıştı. Özgür'ün bu işin peşini bırakıp da nasıl gittiğini düşünüp durmuştum. Meğerse kızın öldürenlerle tek başına mücadele etmek içinmiş. Kendi hesabını kendi görmek istemiş. Şimdi ise yaptığı plan bizim de işimize yarıyordu. İlk konuşan Cafer oldu; " Doğru anladığımdan emin olmak için soruyorum. Listeyi Özgür'den mi çalacağız? Gidip durumu anlatsak kendi elleriyle verir. Niye onu kandıralım?" İlknur'un cevabı gecikmedi ve şaşırttı. " Şimdiye kadar niye getirmedi peki? Sırf bu yüzde bile şüpheli durumda. Ayrıca bu listeden sadece bizim haberimiz olsaydı evet her şey daha kolay olurdu. Listeyi bizden başka arayanlarda var. Hem listeyi hem de listenin peşindekileri bulmalıyız. Sizden istediğim bir, listeyi onlardan önce bulmanız, İki, Özgür ve ailesini korumanız, Üç, o haini ortaya çıkartmanız. Planınızı yapın beni de bilgilendirin. Sizin arkadaşınızdı. Onu herkesten daha iyi tanıyordunuz, o yüzden her şey istediğiniz gibi olacak. Ama bizim bilgimiz dahilinde. İyi çalışmalar." Dosyayı masaya bırakıp odadan çıktı. Özgür'ü bulduğumuza sevinemedik bile. Birden bire plan kurmaya başladık. Özgür'ü şüphelendirmeden listeyi almayı ve onu korumayı nasıl başaracaktık asıl soru bu. Sonuçta o bir ajan ya da bir zamanlar ajandı. Şüphelenirse her şey mahvolurdu. " Bence biraz düşünelim, dosyayı inceleyelim. Birkaç gün sonra tekrar toplanıp bir karara varırız. Ne dersiniz?" Emir'de kafasın toparlayamıyordu. " Doğru söylüyorsun. İyice düşünelim doğru bir karar verelim." Hepsi bu karara uydu. Dosyanın birer kopyası dağıtıldı hepimize.                                        *** *** *** Yoğun bir düşünme temposunun ardından iki günün nasıl geçtiğini anlamadım bile. Önemli telefonlar ve bir iki görüşmenin dışında odamdan dışarıya çıkmadım aklımda bir iki şey vardı aslında, onları toplantıda dile getirecektim. Toplantı saatini kararlaştırdık. Buluşup bir karara varmak için sabırsızlanıyordum. Operasyon Merkezine girdiğimde biraz ilerimde duran geniş, yuvarlak amfiye geçip sağ tarafta kalan toplantı odasına girdim. Bu amfiyi tasarlamak Emir'le benim fikrimdi. Burada dev bir ekran vardı ve ajan dünyasıyla ilgili önemli gelişmeleri, yaşanan kazalar vb. bu ekranda veriliyordu. Oturma yerleri de oldukça fazlaydı. Odaya girdiğimde Emir'in çoktan geldiğini gördüm. " Sende dayanamadın değil mi?" onun da uykusuz olduğu gözümden kaçmadı. " Hemen bir plan yapıp Özgür'ü ve ailesini korumalıyız. Bunca yıldan sonra onu bulmuşken tekrar kaybetmeyelim. " En çok korktuğum da buydu zaten. " Onu bir daha kaybetmeyeceğiz. Listeyi de düşmanlarımızdan önce ele geçirmek için her şey yapacağız. " Onunla konuştukça rahatlıyordum. Sanki tüm bu kötü olayları arkamızda bırakabiliyordum onunla. Biz konuşmaya dalmışken Cafer ve akademi hocalarından oluşturduğumuz bir operasyon kontrol ekibi kurduk, onlarda geldiğinde toplantımız başladı. " Benim aklımdaki fikir, yetenekli ajanlarımızdan birini seçip onu Özgürlerin evine yerleştirmek. Evlerine süreli girip çıkmalı, onlara yakın olmalı." Sonra diğerleri konuşmaya başladı. Sırayla fikirlerimizi söyleyip, üstüne yeni şeyler ekleyip bir plan kurmaya çalıştık ve birkaç saatin ardından planımız hazırdı. En iyi ajanlarımızdan biri Özgür'ün evine yerleşecek, hem onları koruyacak hem de listeyi bulacak. Ve ona yardım edecek bir ekip kurulacak. Bunun için çalışmalar başlatıldı. Ajan, Özgür'ün evine girmesi için gerekli sebebi aramaya başlayacaklar. Operasyonla ilgilenecek kişinin de Zafer olmasını kararlaştırdık. Zafer öngörülü bir ajandı ve soğuk kanlıydı. Özgür'ün yanına gönderilecek olan ajanı da Zafer seçecekti. Onu yalnız bırakıp araştırma yapabilmesi için rahat bıraktık. Merkezin en üst katında, sadece ajanların kullanabileceği restoranda çıktık. " Gelincik'ten haber var mı?" diye sordu Emir. " Olmaz olur mu hiç. Her hafta doktorundan rapor alıyorum. Seansları oldukça iyi gidiyor. Deniz Hanım onun hakkında ok iyi şeyler söyledi. Onun dışında okulu organize edip bakanlığı bastığını biliyorsun zaten." " Bilmeyen kalmadı. Gelincik için sevindim. Şimdiden adında söz ettirmeye başladı. İleride çok iyi bir ajan olacağından hiç şüphem yok. Ama aklımı kurcalayan bir şey var. Hainin Gelincikleri seçmesinin sebebi isim benzerliğinden yararlanması evet, ama altında başka bir şey var mı? Biliyorsun sırf bu yüzden diğer Gelincik'de gözetim altında. " Sonrasında sessizlik oldu. Bunu düşünmek istemiyordum ama hainin her şeyi planladığı ortadaydı. Gelincik'in tehlikede olmasından endişe ediyorduk ve tatil boyunca her gün ondan haber aldık. Hiçbir şey olmamasına sevindik elbette ama şaşırdık da. Hainin bu kadar sessiz kalması normal olamazdı. Emir'de benimle aynı şeyleri düşündüğünden pek bir şey yiyemedi. Cafer sandalyeyi çekip Emir'in yanına oturdu. İkimizin de suratına baktıktan sonra çatalı aldı ve Emir'in tabağındaki köfteyi ağzına atıverdi. Emir hiçbir şey demeden tabağını Cafer'in önüne itti. " Nasıl olsa hepsini yiyeceksin. Rahat ye bari." Cafer yemeğe ekmek banarken onları gülerek seyrettim. Birbirlerini sinir ediyorlardı ama anlaşmanın da bir yolunu bulmuşlardı işte. Emir'le sevgili olmada önce bile ikisi anlaşamazdı zaten. Biz Emir'le aynı akademideyken Cafer bakanlıkta yeni çalışmaya başlamıştı. Akademide çıkarttığımız her sorunda Cafer karşımızda bitiveriyordu ve Emir yüzünden benimde kuralları çiğnediğimi düşünüyordu. Oysa o zamanlar Emir bana uyuyordu. Aradan onca yıl geçmesine rağmen ikisi hala anlaşamıyordu. Bir yanları hala o yıllarda almıştı. *** *** *** Tekrar Zafer'in yanına gittik. İki ajan arasında karar vermeye çalışıyordu ve bizden seçi konusunda yardım istedi. Seçtiği ajanlardan birisi Hande Yılmaz'dı. Genç yaşına rağmen saha ajanı olarak katıldığı üç operasyonda da başarılı olmuştu. Ondan övgüyle bahsediyorlardı. Diğer ajan Cemil Akay'dı. " Ben seçimimi Cemil'den yana kullanmayı düşünüyorum. Ne dersiniz?" zafer de fikrini söyledi. " Bence Hande olmalı. Genç bir kızdan şüphelenmez." Dedim, Emir'de Cafer'de benimle aynı fikirdeydi. Zafer bizi Cemil konusunda ikna etmeye çalıştı ancak başarılı olamadı. Seçimimiz Hande'den yanaydı. " Hande'yi bir an önce bilgilendirin. Hazırlıklara başlayın. Ayrıca yeni dönem içinde gerekenler yapılsın. Birinci sınıflar hariç diğerleri bu yıl stajyer ajan olacak. Kafalarını kaşımaya bile vakitleri kalmayacak." Öğrencileri teorik derslerden çok pratikte yapmaları gerekiyor. Birinci sınıfların haricindeki diğer öğrenciler akademiye bir hafta önce gelip yeni düzene alışmaya çalışacaklardı. Kadromuza yeni eğitmenler ve dersler dahil oldu. Her şey herkes için çok yeni ve farklı. Zafer planı en ince ayrıntısına kadar işlemişti ve İlknur Hanım geldiğinde ona çok güzel bir sunum yaptı. Oda planı beğenmişti ve bakanlığında destek olacağını tekrarlayıp durdu. Artık sıra planı uygulamaya gelmişti tabi öncesinde Hande bilgilendirilip, hazırlanmalıydı. Zafer bu operasyonla ilgilenirken bizde stajyer ajanlarımız için görev dağılımı yapmaya koyulduk. Öğrencilere vereceğimiz çipli kartlar sayesinde aldıkları görevler doğrultusunda bazı bölümlere girmelerine izin verilecekti. Görevleri bittiğindeyse izinleri otomatik olarak kalkacaktı. Görevler belirlenirken ders notlarını da kontrol ettik. Hangi derste zayıf olduklarını tespit edip ona göre yönlendirme yapabilmek içi. Sıra Gelincik'e geldiğinde ise daha titiz davrandık. Mesut Kavuzlu operasyonunda Gelincik psikolojik olarak da fiziksel olarak da ağır yar almıştı. Aynı şeylerin tekrar yaşanmaması için dikkatli davranmalıydık. Bu defa saha ajanı olmayacağı kesindi. Gelincik'in zayıf derslerine bakayım dedim kızın bütün derslerinin zayıf olduğun unutmuşum. Gelincik'i arka planda tutup operasyonların ne şekilde düzenlendiğini, ilerlediğini de görmesi gerekiyordu. Gelincik'in yeni görevi operasyon takibi ve dosyalama. Pek memnun kalacağını sanmıyorum ama yüzünün alacağı hali merak ediyorum. 
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD