Episode -20-

626 Words
Bölüm20 "Bugüne kadar yaşanacak en kötü şeyleri yaşadım. Her günüm kötü diye kendime ve kadere söverken sen çıktın karşıma. Beni hayattaki en mutlu insan yaptın. Yaşayacağım en güzel günleri senle yaşadım ben. Her gün içimde kötü bir his ile yaşarken, senin varlığın beni en güvenli insan yaptı. Sana çok teşekkür ediyorum. Ayrıca sayende aşkı tattım. Bana aşkı verdin ve acısını yaşatmadın. Bunun için de teşekkür ederim. Sakın üzülme ve üstüne alınma ölümümden. Ben kadere inanırım ve hiçbir şey ölümün sebebi değildir bunu bilirim. Bak yemin ediyorum ki ruh halim ile yanına gelir seni korkuturum üzüldüğün bir saniyeyi görürsem." Yeni yeni kuruyan gözlerim tekrardan doldu. Sinirlendim. Ağlayarak ona ihanet ediyordum resmen. "Bak ağlıyorsun şu an hissediyorum. Lütfen bunu yapma." Gülümsedim. Buruktu ama nihayetinde gülümseyebilmiştim. "Bana yuva oldun. Bu karanlık evimdeki en parlak ışık oldun. Yani kısacası beni mutlu eden şey oldun. Sayende kelebek oldum. Biliyor musun? Kelebekler yıllarca yerde, kötü bir sürüngen hayatı yaşabilecekken, bir gün mutlu olabilmek için kendilerini feda ederler. Ben senin için kendimi yüzlerce kez feda edebilirim. Bir daha gelsem şu dünyaya, tekrar yaparım aynısını. Bir de, kırgınım sana. Bana söylemedin. Söyleseydin inanırdım, seni deli sanmazdım ve korkmazdım. Gurur duyardım. Artık kolumda güç kalmadı üzgünüm. Keşke diyeceğim tek bir şey var. Keşke senin beni sevdiğini bir kere senden duysaydım. Keşke seni sevdiğimi bir kere sana söyleyebilseydim. Ne kadar pişmanlığımı örter bilmiyorum ama seni seviyorum Lavinia. Güzeller güzeli çiçeğim. Seni çok seviyorum." Ellerimi sıktım. Parmaklarım akn gitmeyecek kadar sıktım. Ona hiç onu sevdiğimi söyleyememiştim. Böyle olacağını bilemedim Ursula. Özür dilerim. Seni çok sevdim. Kağıdın arkasını çevirdim başka bir şey yazım yazmadığını kontrol etmek için. Evet, yazı vardı ancak onun el yazısı ile değildi. Derin bir nefes aldım ve okumaya başladım. "Merhaba Lavinia. Biliyorum beni çok özledin. Sakın bana seni tanımıyorum deme, tanımasan da beni biliyorsun tatlım ve bu yüzden beni özlediğini çok iyi biliyorum. Bu sana küçük bir hediyem olsun. Benim varlığımdan haberdar ol diye ve bu kızcağızı sonunda öldürme gayretine girmeden ben öldüreyim diye. Nasıl, beğendin mi hediyemi. Biliyor musun? Kimse bana böyle bir hediye vermemişti. Değerimi bil. Sevgiler katilin..." Kağıdı sıkıştırıp çöpe attım. elim ayağım titriyor, artık ne yapacağımı bilmiyordum. Bildiğim tek bir şey vardı ki o da bu kişiyi bulup, derisini yüzecektim. Eşyalarımı topladım. Bu evde durmam, hatta bu bedende biraz daha durmam beni güçsüz kılıyordu. Bu şekilde yakalanamazdım bu kişiye. Kim olduğunu, elinde nasıl bir silah var bilmiyordum sonuçta. Ayrıca bu şekilde kalmam beni depresyona sokabilir, kendimi öldürmem için sebepler arayabilirdi. Eşyalarımı aldım ve bana ait olan her lekeyi ortadan kaldırdım. Parmak izlerimden, saç tellerime kadar her şeyim birer kelebeğe dönüşümüştü. Binanın kapısından çıktığımda etrafıma baktım. Hala burada olabilirdi ve dediğine göre bildiğim biriydi. Ama saat sabahın beşi olduğu için hiç kimse yoktu etrafta. Arabama bindim ve bir alış veriş merkezine doğru sürdüm. Geldiğimde eve yaptığım bir nevi kutsamayı arabaya da yapıp, anahtarı içinde bırakıp kapıyı kapattım. Eşyalarımı almayı ihmal etmedim tabi. Ancak elbiseleri çöpe atıp, yürürken aynı şeyleri onlara da yaptım. Umarım çöpün içinden çıkan kelebekler kimsenin dikkatini çekmez. Bir tane mağazanın içine girerek rast gele bir kaç parça kıyafet alıp, kasaya gittim ve ödemesini yaptım. Yani sayılır. Gözlerim her şeyi yapabiliyor ne de olsa. Bir kabine girip üzerimi değiştirdim ve aynı anda bedenimi. Uzun zamandır görmemiştim bu kızı ve uzun bir süre yüzüme baktım. Çıkarttığım kıyafetlerimi çöpe atıp devam ettim. Maalesef Alicia'nın bedenindeyken güçlerimi kullanmam hayli zordu. O yüzden onları sadece çöpe atmakla yetindim. Ne de olsa, beni bulan kişi kim olduğumu biliyordu. Tek sıkıntı Alicia'yı tanımaması gerekiyordu. Kendi bedenimde ne kadar zor olsa da Alicia'nın bedeninde yakalanmak bir o kadar kolaydı. Eve doğru yürürken arkamdan gelen bir taksinin ışıklarını gördüm ve durdurdum. Yürümeye üşenmiştim. Ya da bunu yapamayacak kadar yorgundum. Uzun zamandır bu bedeni ziyaret etmiyor, yorgun düşürüyordum. Ama bundan sonra sanırım bana beslenme dışında değişme yasak. BölümSonu
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD