Melis, telefonunun titremesiyle bir anlık heyecanla telefonunu tekrar eline aldı. Kalbi hızlanmıştı, sanki içinde bir umut kırıntısı belirmişti. Zeki’den yeni bir mesaj bekliyordu, belki de konuşmayı sürdürecek bir şeyler yazmıştı. Ama ekranı açtığında gördüğü isim onu hayal kırıklığına uğrattı. Melih: Nasılsın hayatım? Kaşlarını çattı. Öfkeyle nefes aldı. Melih’in rahat tavırları, hiçbir şeyi umursamayan duruşu, özellikle de okulda uyarı aldıktan sonraki kayıtsız hali onu zaten sinirlendirmişti. Şimdi de sanki hiçbir şey olmamış gibi yazıyordu. Telefonu avuçlarının içinde sıktı. O an cevap vermek içinden gelmedi. Birkaç saniye ekrana baktı, sonra mesajı görmezden gelerek telefonunu yanına bıraktı. “Belki de bu onun kendini savunma şeklidir.” Bu düşünce aklına takıldı. Melih, o

