Melis, tüm gün boyunca içindeki huzursuzluğu bastırmaya çalışarak derslerine odaklanmaya çalıştı. Ama ne kadar çabalarsa çabalasın, zihni sürekli olarak Zeki ile buluşmalarına kayıyordu. Saatler ilerledikçe kalbindeki çarpıntı da artıyordu. Zeki’yle sahilde buluşacaklardı. Onunla gerçekten bir şeyleri düzeltebilecek miydi? Dersler bitip, okul dağıldığında Melis yavaş adımlarla ilerledi. Melih’i uzaktan gördü ama onunla konuşmak istemediği için hızla yönünü değiştirdi. Melih de Melis’in kendisinden kaçındığını fark etmiş olmalıydı ama üzerine gitmedi. Belki de attığı mesajından sonra ona biraz zaman tanımaya karar vermişti. Okuldan çıkarken soğuk bir rüzgâr esti. Melis, montunun yakasını kaldırıp derin bir nefes aldı. Bu buluşma ya iplerin tamamen koptuğu ya da her şeyin yeniden başladı

