Zeki’nin bakışları anında değişti. Önce bir tereddüt belirtti gözlerinde, sonra hızla kayboldu. Melis, onun içinde bir savaş verdiğini görebiliyordu ama bir yandan da biliyordu—Zeki onu reddedemezdi. Derin bir nefes aldıktan sonra Zeki yutkundu ve başını salladı. “Tamam.” Bu tek kelimeyle içini büyük bir heyecan kapladı. İkisi de fazla düşünmeden, mantık yürütmeden hızla sahilden ayrıldılar. Şehrin sokaklarında yan yana yürürken ikisi de konuşmadı. Sadece kalplerinin çarpıntısı duyuluyordu. Yol boyunca sessizlik, ikisi için de konuşmaktan daha fazla anlam taşıyordu. Aralarındaki elektrik, durdurulamaz bir çekim gibi, ikisini de bir an önce eve varmaya doğru itiyordu. Nihayet Zeki’nin apartmanına vardıklarında, Zeki dış kapının şifresini girdi ve kapıyı açtı. Birlikte hızlı adımlarla 2

