1/Ekin Nefes Saygın

1589 Words
Son model, siyah arabanın arka koltuğunda babasıyla birlikte otururken hiçbir yere yetişme telaşı olmayan insanlara has o sakinliğin birikerek, durgun bir deniz haline geldiği gözlerini yola çevirdi. Babası nedense, kuvvetle muhtemel bir bahane uydurarak toplantıya katılmayacağını bildiği için, plazaya birlikte gitmeleri konusunda ısrarcı olmuştu. Destan'la orada buluşacaklardı ve zaten bu restorasyon çalışmasının doğrudan onu ilgilendiren bir yanı yoktu. Parmaklarını sıkıntıyla ensesinde gezdirirken babasının sesiyle, başı önüne eğik görüntüsüne rağmen kaşlarını hızla havalandırdı. "Orada bir mimardan ziyade, bir Saygın olarak bulunacaksın, Nefes." Aslan'ın sessizliği, kendini bir şey söylemek zorunda hissetmesine neden oldu. "Anlıyorum." Nefes'in bakışlarını kaçırarak sessizce mırıldandığı tek cümleye Aslan'ın verdiği cevap insanı ürpertecek kadar netti. "Sanmıyorum." Ardından Nefes'in bakışlarını yakalayarak durumun önemini vurgulamak istercesine keskin bir ciddiyetle konuşmasını sürdürdü Aslan. "Sana mezun olur olmaz, gelip işlerin başına geçmeni söylemiyorum." Genç adamın hızla atıldığını fark ederek araya girmesine müsaade etmeden kaşlarını kendine has bir tavırla havalandırdı. "O günler de gelecek ancak şu anda tek istediğim o toplantı odasına Ekin Nefes Saygın olarak girmen." Saygınlar birbirlerine ve soyadlarına bağlı bir aileydi, Nefes de bunu bilerek büyümüştü. Bir Saygın olmanın anlamını hayatının hiçbir döneminde göz ardı etmemişti, bundan sonra da edecek değildi. Babasının Ekin Nefes Saygın olarak derken, aslında neyi kastettiğini çok iyi biliyordu. Sonuçta bu, Saygın olma durumu varlığının başlangıç noktasıydı, her şey bunun etrafında şekillenmişti. Nefes babasına hayran her erkek çocuğu gibi onu mahcup edecek bir şey yapmaktan ölesiye korkuyordu. Aklından geçen düşünceler omurgasını titreten derin bir tereddüt halini alırken babasına kaçamak bir bakış atarak "Destan var," diye mırıldandı. "Ailenin büyük erkek çocuğu olarak bu sorumluluk ona benden daha çok yakışır baba. Seninle Yaman amcam gibi..." "Destan işlerin başına geçse bile İnşaat her zaman sana ait olacak, Nefes." Genç adamı ciddi konularla daha fazla sıkmak istemediği için elini omzuna atarak sevgisinden gelen bir şiddetle sıktı. "Ve bilirsin ki İnşaat..." Söyleyeceği kelimeyi düşünüyormuş gibi bir an sessiz kaldı. "...önemlidir." "Biliyorum," diyerek gülümsedi Nefes. "Biliyorum, evet." Aslan sevgiyle aydınlanan yüzünü bütünüyle Nefes'e çevirerek restorasyon projesiyle ilgili bilgi vermeye koyuldu. "Proje on kişilik bir öğrenci grubundan oluşuyor. Biz de beş mimardan oluşan bir ekip kuracağız. Yalnız değilsin, Asya da var. Bugün tanışın, yarın çalışma planını ayarlayacağımız toplantıya ben de katılacağım. Dün Mimar Sinan'dan gelen öğrenciler inşaat departmanını gezdi. Bugün de..." "Biliyorum," diyerek araya girdi Nefes. Dün tanıştığı kız aklına gelince yüzünden yaldızlı bir gülüş kayıp giderken Aslan'ın meraklı bakışlarıyla karşılaşarak toparlandı. "Yani, dün Diyalektik'lerdi." Ardından babasının dikkatini başka bir yöne çekmesi gerektiğini düşünerek "Mimarlıktan başka bir bölüm okumalıydım," dedi ve muzipçe gülümseyip omuz silkti. "Asya'yla bana yazık oldu." "Asya demişken..." Oğluna uyarı dolu bir bakış gönderdi. "Sakın işleri kuzeninin üstüne yıkayım deme Nefes. Duydun mu beni?" "Emriniz başım üstüne, efendim." Asansörden inerek dimdik adımlarla koridoru geçti Nefes. Babası en üst kattaki ofisine çıkarken o da burada geçirdiği süre zarfında onu asiste edecek olan genç kıza gülümseyerek toplantının yapılacağı salona girdi. On kişilik öğrenci grubu ve Asya dışındaki diğer üç mimar masanın etrafını çevrelemişti. Baş köşede yan yana duran koltuklardan birine oturduktan sonra sırtını yaslayarak gövdesini hafifçe öne kaydırdı. Elleriyle iki yanından kavradığı koltuğu hafifçe bir sağa bir sola çevirirken "Merhaba," diyerek gülümsedi. "Nefes ben." Altındaki yırtık kot pantolon, üzerindeki ince tişört, dağınık saçları ve salaş tarzıyla aralarında oturduğu mimarlardan çok, bir üniversite öğrencisine benzeyen adama bakarken gülümsediğini fark ederek başını öne eğdi Yasemin. Dün adamın, Aslan Nedim Saygın'ın oğlu olduğu öğrendiğinde yaşadığı şaşkınlık hala bünyesini terk etmemişti. Öğrencilerle tanışmaya başlayan adamı kaçamak bakışlarla incelemeye başladı. Aslında simaen Aslan Nedim Saygın'ı andırıyordu ancak iki adamın tarzları o kadar farklıydı ki insan ikisinin de Saygın olduğuna ihtimal vermiyordu. Nefes'in iki kolunu da kaplayan dövmeler Yasemin'e, onun derisini boş bir tuval olarak gördüğünü düşündürmüştü. Sıranın kendisine yaklaştığını fark etmeden bakışlarını adamın bir erkek için fazla kusursuz görünen yüzüne çevirdi. Yüzü bir sanat eseri gibiydi; gözleri, dudakları, burnu, kaşları, çenesi, hatta benleri bile aralarında altın bir oran oluşturarak bir araya gelmişti sanki. Bakışları bir an, Nefes'in ensesindeki dövmeye kaydı. Bir çift melek kanadı şeklindeki dövme için adamın düzgünce traşlanmış ensesinden daha iyi bir yer olamazdı. Oturduğu yerde iç çekerek başını önüne eğmeye hazırlanırken gözleri, Nefes'in gözleri tarafından yakalandı ve ardından insanın içini gıcıklayan karizmatik bir ses toplantı odasının içine dağıldı. "Yasemin, değil mi?" Adamın bunu söylerken kulağının arkasındaki saçların arasına karışan parmaklarını takip ederken nefes almayı unutarak kaşlarını çattı Yasemin. Gördüğü ayrıntı, Nefes'in kulağından sarkan küpeyi kastediyordu, ona fazlasıyla çekici gelmişti. Karın boşluğuna gelen dirsekle kendine gelirken zaman kazanmak istercesine gülümsedi. "Evet, Yasemin." "Memnun oldum tekrar." "Ben de." Tanışma faslı sona erdiğinde parmaklarının ucuyla masayı kavrayarak koltuğunu bir tur daha döndüren Nefes projeyle ilgili konuşmaya başlayacaktı ki aralanan kapıdan Asya girdi. Özür dileyerek Nefes'in yanındaki yerini aldıktan sonra "Devam et Nefes, lütfen," diyerek gülümsedi. Kuzenine kimseye fark ettirmeden göz kırptıktan sonra bakışlarını karşıdaki öğrencilere çevirerek "Hepinizle tanıştığıma memnun oldum," dedi samimi bir sesle. "Umarım zevkli ve verimli bir çalışma olur." Yüzünü kuzenine çevirerek "Asya," diye devam etti. "Asya öyle ama ben Saygınların mimarlarından biri değilim. Sadece bu proje için aranızda olacağım. Şimdi..." "Nefes Bey," diyerek cümlesini yarıda kesen sabırsız sesin sahibine bakarak kaşlarını havalandırdı genç adam. "Aslan Nedim Saygın nerede? Biz projenin başında onun olacağını düşünmüştük." "Öyle zaten," diyerek sabırla gülümsedi Nefes. Kızın sesindeki imadan hoşlanmamıştı ancak üzerine alınmamaya karar verdi. "Aslan Nedim Saygın bu projenin başında." "Peki neden burada değil?" "Takdir edersiniz ki ilgilenmesi gereken tek iş, bu proje değil." "Yanlış anlamayın ama biz kendisine ve yeteneğine duyduğumuz hayranlık nedeniyle..." Kız yanlış anlamayın demişti ama Nefes çoktan duyduğu cümlelerin altındaki anlamları fark ederek dudaklarını kemirmeye başlamıştı. Yasemin merakla adamın vereceği cevabı bekliyordu. Nitekim Nefes onu fazla bekletmeden "Hande," diyerek araya girdi. Yasemin sınıf arkadaşı olmasına rağmen bu kızın adını bilmezken adamın aklında tutmasına şaşırarak oturduğu yerde heyecanla kıpırdandı. "Duyduğunuz hayranlığı anlayışla karşılıyorum." "Bana pek öyle gelmedi." Asya "Hande Hanım," diyerek araya girmeye yeltendiğinde adam, onu ufak bir baş hareketiyle engelledi. Dudağının ucunda bir küfür gibi duran gülüşü dişlerinin arasında çevirirken başını sinir bozucu bir ritme iki yana salladı. "Handeciğim," diye mırıldandı insanın içini tırmalayan bir sesle. "Sen dahi sadece mimari projelerinden haberdar bir insan olarak kendisine hayranken, oğlu olarak ben neden olmayayım." Kibirli bir gülüşle başını hafifçe yana çevirerek göz kırptı. "Çok daha geçerli bir sebebe sahibim bence." "Nasıl? Siz..." Adam "Ekin Nefes Saygın," diyerek kendini yeniden tanıttı ve Yasemin hızla şaşkınlıktan hayranlığa evrilen duygularla, Nefes'in tatlı ve serseri tavırlarından sıyrılarak Saygın adını bir zırh gibi üzerine kuşanışını seyretti. Adam saniyeler içinde tamamen değişerek soğuk ve mesafeli bir tavra bürünmüş, hatta öyle ki gözlerindeki dalgalar bile değişerek şiddetlenmişti. Demek Saygın olmak, bir insana bunu yapıyordu. Hayranlıkla gülümsedi. "Yeniden tanıştığımıza göre," diyerek kalabalığı tek tek gözden geçirdi. "Yarın babamın da katılacağı bir toplantı yapacağız. Çalışma takvimi ona göre şekillenir. Şimdilik bu kadar." Ardından bir şey söylemeden onu yeniden ulaşılmaz bir Saygın yapan resmi bir baş selamıyla toplantı salonundan dışarı çıktı. Yasemin iç geçirerek adamın gidişini izlemek için duyduğu derin isteği bastırarak ayaklandı. Eğer yeterince hızlı davranırsa ve çok güvendiği şansı da onu yalnız bırakmazsa Nefes'i hiç değilse asansörde yakalaması mümkün olurdu. Onun Asya'yla ayak üstü sohbet ederek oyalandığını fark ettiğinde adımlarını yavaşlatarak etrafına bakındı. Koluna giren arkadaşına gülümserken Nefes'le yeniden konuşabilmek için bir bahane bulmaya çalışıyordu. Projeyle ya da onun Aslan Nedim Saygın'ın oğlu olmasıyla ilgili olmamalıydı. Adamın bugün karşılaştığı tavırda sonra - tam burada gözlerini öfkeyle kısarak Hande'ye baktı - bu konular hakkında konuşmak isteyeceğini sanmıyordu. Nefes'in asansöre doğru hareketlendiğini fark ettiğinde anlamadığı soruyu yeniden duymak için Gökçe'ye döndü. "Ne?" "Diyalektik'e inelim mi?" "İnelim," diyerek adımlarını asansöre doğru hızlandırdı. Kapanmak üzere olan kapı, önüne tutulan düzgün bir el, daha doğrusu Nefes tarafından durdurulurken olduğu yerde kalarak korkuyla nefes aldı. Ya eli asansörün kapısına sıkışsaydı? Kabinden içeri bir adım attığında başını eğerek Gökçe'nin kulağına mırıldandı. "Nefes'i çağıralım mı?" "Gelir mi?" Umursamazca omuz silkti. "O da Diyalektik'e iniyor bence." "İyi madem." Bakışlarını önüne çevirdiğinde Nefes'le göz göze gelerek gülümsedi Yasemin. "Diyalektik'e mi?" Adamın saçlarını parmaklarıyla geriye taradıktan sonra onaylarcasına başını sallaması üzerine "Bize katılmak ister misin?" diye sordu. Kızın aradaki resmiyeti bütünüyle ortadan kaldırdığı teklifi duyduğunda dudaklarını ıslatarak gülümsedi Nefes. "Olur." Vakit öğleni biraz geçtiği için boş olan Diyalektik'e indiklerinde barın önündeki taburelere oturarak Ali'ye seslendi. "Ali, hanımefendilere şu özel kokteylinden versene." Adamın başını sallayarak karşılık verdiğini fark ettiğinde "Bana da bir şişe bira," diye devam etti. "Soğuk olsun." Bu sırada, Nefes'in boynundaki ve kulağındaki dövmeleri inceleyen Yasemin beklemediği bir anda adamla göz göze geldi. Yakalanmış olmaktan kesinlikle gocunmadan gülümseyerek başını öne eğdi. Nefes, kızın gülüşündeki gizemi çözmeye çalışırken "Dövme seviyorsun anlaşılan," diye mırıldandı. Çok daha geçerli başka bir nedeni varmış gibi kaşlarını havalandırdı Yasemin. "Çok fazla." Nefes'in bir şey söylemesine fırsat vermeden devam etti. "Gerçi ağabeyimin kolları da böyle." Nefes göz ucuyla kıza bakarken çapkınca gülümsedi. "Tamamen meraktan yani? Yoksa beni uzun uzun incelemenin dövmelerimden başka geçerli bir sebebi yok?" Adamın yüzüne düzensizce dağılan benlere giden aklı hemen başına gelmeyince derin bir nefes aldı Yasemin. 'Benlerin var,' diyecekken dünyadaki en anlamsız cevabı verdi. "Ne?" Nefes yüzündeki çapkın gülüşü genişletmemek için dişlerini sıkarken önüne konulan biradan büyük bir yudum içti. Ardından hafifçe Yasemin'e doğru eğilerek boştaki elini nazikçe eline aldı. Barın üzerinde kim bilir Ali'nin ne için kullandığı kaleme kaçamak bir bakış atarak muazzam bir sesle "Beni yanlış anlamazsan, Yasemin," diye mırıldandı. Kızın hiçbir tepki vermeden, nefessiz bir şekilde ne yapacağını beklemeye devam ettiğini fark edince güvenle kaleme uzandı, kapağını açtı. Yasemin'in ilk bakışta ona ait bir telefon numarası olduğunu anlayamadığı sayıları yazdıktan sonra, kalemi dudaklarının arasındaki kapağa bastırarak yerleştirdi ve son derece bilinçli bir şekilde gülümsedi. "Beni seni aramak için bir bahane bulma zahmetinden kurtarsan nasıl olur?" Yasemin çaresizce mırıldandı. "Anlamadım." Bakışlarını aheste bir biçimde kızın beyaz tenine yazdığı sayıların üzerinde gezdirdikten sonra yüzüne bakarak dudaklarını yaladı Nefes. Bunu çok sık yapıyor olmalıydı. "Sabırsızlıkla telefonunu bekleyeceğim."
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD