Çağhan'ın haline gülsem mi, ağlasam mı bilemedim. Kapı çalındığında odadan bir gidişi vardı, sanki gitme desem kapı kırılsada umurunda olmayacaktı. Kimin geldiğini merak etsemde gidip bakacak durumda değildim. Biraz önce bedenimden attığım havluya tekrar sarıldıktan sonra kapıya yaklaşıp gelen seslerden kim olduğunu anlamaya çalıştım. "Çiçek nerede?" diyen abimin sesini duyunca, bulunduğum durumdan utandım. "Çiçek içeride, duş aldı üzerini giyiniyor sanırım" diye açıklama yapan Çağhan'la bir anda utancım iki kata çıktı resmen. Böyle ayrıntılara ne gerek vardı acaba? Uyuyor, yada odaya kendini kilitledi çıkmıyor dese daha mantıklı değil miydi? "Bu saatte niye duş aldı lan bu kız" diyen abim "Yani duşun saati olmaz tabi." diyerek kendi sorusuna, kendi cevap vermişti. "Kendine gelebilmek

