4. Bölüm Deren’den

2201 Words
Terasta denizin hırçın dalgalarını izlerken sevdiğim adamın elleri elimde , başımı göğsüne koymuş dip dibeydik. Saatlerdir susuyorduk. Kalbinin atışlarını dinliyordum. Diğer eli saçlarımı okşayıp arada kokumu içine çekiyordu. Sessizliği benim telefonumun sesi bozdu. Aniden sıçradım içerideki çantamdan telefonumu aradım. Alaz arkasını dönmüş beni izliyordu. “ Alo. Efendim sultanım. Şey annecim bugün mesaiye kalacağım. Çift vardiya ya; arkadaşım Ahmet vardı hani, annesi hastaydı. Benden yerine bu gecelik kalmamı rica etti. Kıramadım . Tamam sultanım olmaz bir daha. Çok öpüyorum evdekilere selam söyle. Hayırlı geceler .” Telefonu şarja takıp Alaz’ın yanına geçtim tekrar. Araya bir kişilik mesafe koyarak oturdum. Alaz belime sarılarak beni kendinde yapıştırdı. “ Annem miydi aşkım?” “ Annem?” “ Evet, annem değil mi? Seni doğurmuş benim için bu yeterli bir sebep.” Alaz’ın kollarının arasında güzel bir tebessüm sundum. “ Teşekkür ederim.” “ Etme. Senin için değerli olan herkes benim için de değerlidir. Ha bide bu Ahmet ne alaka? Annem nerden tanıyor onu?” “ Canım. Ahmet iş arkadaşım. Bir gün otobüsü kaçırdım ve beni eve bıraktı. Hepsi bu.” Ellerini yüzüme çıkarıp yüzümü okşamaya başladı. “ Bir daha dokunursa sana, artık iş arkadaşın olmayacak. Benim sevdiğime kimse dokunamaz.” “ Kıskanç mıyız biraz?” “ Aslında ben kimseyi hayatım boyunca hiç kıskanmadım. Sen ilksin. Ve sen de dikkat edersen sevinirim. Ya da empati yap lütfen. Bi kadın bana dokunursa samimi bir şekilde ne hissedersin ?” Başka biri mi? Allahım düşünmesi bile beni deli etti. Yok canım Alaz benim sevgilim. “ Haklısın aşkım. Dikkat ederim bundan sonra. Ahmet ‘i de uyarırım.” Alaz uzanıp alnıma uzun bir öpücük kondurdu. “ Bu konuyu kapattığımıza göre gelelim evliliğimize.” “ Evlilik mi?” “ Evet. Hani birkaç saat önce teklif ettim sen de evet dedin ya. O .” “ Haa! Tamam ya . Mutluluktan aklım başımda mı? Olanı da sen aldın.” Yaa ne dedim ben dışımdan mı dedim ben? Alaz sırıtıp duruyor. Kesin dışımdan söyledim. “ Utanma. Çok tatlısın. Seni her an yiyebilirim.” “ Utandırma o zaman, giderim yoksa.” “ Mesaidesin ya nereye gideceksin?” “ Ha bi de o vardı dimi? Ya ben anneme niye yalan söyledim ki neden beni uyarmadın ? Ayağa kalkıp ileri geri gitmeye başladım. Alaz birden kolumdan tutup kucağına oturttu. “ Ahh! Ne yapıyorsun Alaz?” Elini belime attı sıkıca sardı beni. Gözlerimin içine bakıp “ hşşş sakin ol. Benim de aklımı aldın. Anneme yarın gider açıklama yaparız. Beni kötü bilmesin ilk günden. Kızın aşık oldu bana aklını aldım derim.” Omzuna bir tane geçirdim. “ Hiç komik değil. Gülme ya.” Yanağımdan öptü. Tabi ben eridim yine. “ Şey ben ilk konuşsam , sonra beraber gideriz.” “ Tamam canım . “ “Alaz.” “ Hmm.” “ Çok mutluyum. Ama bu mutluğumuz bozulacak diye korkuyorum.” “ Ben yanındayken sakın korkma. Yaşadığım sürece seni korurum.” Beni kendine doğru çekip sımsıkı sarıldı. “ Uyuyalım mı, yarın büyük gün .” “ Niye ki?” “ Canımın içi. Sizinkilerle tanışmaya gelecem ya.” “ Ama daha ben konuşmadım.” “ Tamam sabah erken çıkarız seni eve bırakırım. Akşam da ben gelirim ve tanışırız. İstemeye de sonra ki gün geliriz. Bir sonraki ay da düğün yaparız. Nasıl ama?” “ Alaz , acele etmiyor muyuz?” Alazın suratı düştü. Kendini geri çekti. Gözleri doldu. Görmemem için kafasını öbür tarafa çevirdi. Çenesinden tutup kendime çevirdim göz göze gelmemizi sağladım. “ Beni yanlış anlama. Sadece sindirmeme izin ver. Şoktayım hala.” “ Pişman mı oldun? Duygularından emin değil misin?” “ Hayır tabi ki . Ben sana evet dedim ya zaten. Hiç pişman değilim. Aklım başımda değil zaten. Sen çok sabırsızsın.” “ Ne yapayım sen söyle. Bulmuşum hayatımın aşkını, kalbimin öbür yarısını . Nasıl sabredeyim?” Dudaklarına yapıştım hemen . Ben seni yerim ya şoktan karşılık vermiyor. Dudağını ısırınca hemen karşılık vermeye başladı. Birbirimizin nefesini tüketene kadar devam ettik. “Haklısın. Sabretme. “ “ Deren, seni seviyorum.” Gözlerim doldu. İlk defa kalbim olduğunu hissediyordum. Gözlerim tekrar dudaklarına kaydı. O dudaklara yapışmamak için zor duruyordum. Normal zamanda tiksineceğim şeyden şimdi zevk alıyordum inanılır şey değil . Sevince böyle mi oluyordu? “ Hadi uyuyacağımız yeri göster Alaz’ ım.” “ Senin o dilini yerim. Hadi kalk bakalım ezdin beni . Yerin rahat heralde kalabiliriz böyle ama sakat kalırsam beni bırakmayacaksın.” Omzuna bir tane geçirip ayağa kalktım . Dudağımı büktüm. “ Sen aldın beni kucağına ve ayrıca elli beş kilocuğum . Ve de Allah korusun ben seni hiç bırakmam. Yeter ki bana sadakatli ol. Çabuk tövbe de .” “ Tövbe ya rabbim. Oldu mu?” “ Oldu.” Aniden ellerini altımdan geçirip beni kucağına aldı. “Ayy. Alaz ne yapıyorsun?” “ Prova canım benim. İlk gece provası.” Az önce üstüne atlayan ben değilmişim gibi kıpkırmızı oldum. “ Ya ama utandırma beni.” “Utanınca çok tatlı oluyorsun.” Kafamı göğsüne dayadım. Beni içeriye evdeki tek olan odaya götürdü. Çift kişilik kocaman yatağa bıraktı. Giyinme odasından bir tişört ve şort getirdi. “ Al canım üstünü değiştir. Aklına bir şey gelmesin kız kardeşimin bunlar. Kullanılmamış. “ Niye açıklama yapıyorsun ki asıl şimdi aklıma kötü şeyler geliyor. Acaba benden önce kaç kişiyi getirdi bu eve? Ben dalıp gidince Alaz yanıma oturdu. İki eliyle omuzlarımdan tuttu. “ Deren iyi misin? Sorun nedir?” “ Yok bir şey.” “ Var bir şey. Bir konuda anlaşalım en baştan. Ne olursa olsun herşeyi birbirimizle konuşmamız gerekir. Kırıcı olmadığımız sürece birbirimize aklımızdaki tüm soruları sorabiliriz. Sor bakalım şimdi.” “Geçmişin beni ilgilendirmez ama merak ediyorum. Daha önce kaç kişiyi getirdin buraya?” “Bir.” “Ne?” “Bir. Sadece bir. O da sensin. Burası huzur bulduğum yer ve sen buradan daha huzur verdin bana.” “ İyi o zaman.” “Başka soru?” “ Yok şimdilik.” Alnımdan öpüp ayağa kalktı. İyi geceler dileyip tam arkasını dönüyordu ki elini tutup bana dönmesini sağladım. “Nereye? Yanımda uyumayacak mısın? “ Hayır. Kendime güvenemiyorum. Sana dokunmadan duramam. Annemin ve babamın karşısına alnı ak çıkmak istiyorum. Herşeyin en iyisini hak ediyorsun.” “ Teşekkür ederim canım.”” İyi geceler.” Tebessüm edip yavaşça odadan çıktı. Ben de odadaki banyoya geçip ihtiyaçlarımı karşılayıp üstümü değiştirdim. İçeri geçince odayı inceledim. Denize bakan boydan ve bir duvarı komple camdan yapılmış. Odada kocaman bir yatak. Sol tarafta giyinme odası. Sağda ebeveyn banyosu bulunuyordu. Odayı incelemem bitince su almak için mutfağa gittim. Alaz koltukta uzanmış tavanı izliyordu. Beni görünce ayağa kalktı yanıma yaklaş. Altına siyah bir şort ve üstü de çıplaktı. Ne çıplak mı? “ Bu ne hal niye giyinmemişsin?” “ Çok sıcak ne yapayım? Hem ben yazları böyle uyuyorum.” Bu arada bu kas yığını ne be? Hepsi artık benim mi? Ellerim yanıp tutuştu ona dokunmak için. Suyumu alıp arkamı döndüm. Tezgaha yaslanmış bana görsel şov yapıyordu beyfendi. Aklımı başımdan aldı. Dur sen ben senin aklını başından alayım da sen de beni düşün. Yanına salına salına yaklaştım . Parmak uçlarında yükseldim. Boştaki elimi sakallarına doğru uzattım ve okşamaya başladım. Baş parmağımı dudaklarında gezdirdim. Nefesimi dudaklarından içeriye verdim. “ İyi geceler aşkım. “ Alaz adeta titredi. Onu etkilemek çok hoşuma gitti. Dudaklarına sert bir öpücük kondurdum. Salına salına kalacağım odaya doğru gittim. Arkamı döndüğümde Alaz duvara bakıp sırıtıyordu. Odaya girip pikeyi açıp kendimi yatağa attım. Yastık o kokuyor. Yastığa sarılıp kendimi uykunun kollarına bıraktım. *** Sabah gözlerime güneş ışıkları vurunca yatakta gerindim. Üstüme pike örtülmüş. “Alaz.” Canım ya üstümü örtmüş. Banyoda işlerimi hallettim ve saçlarımı at kuyruğu yaptım. Dünkü kıyafetlerimi giyip , odayı topladım. Salona geçtiğimde Alaz koltukta ayakları dışarı sarkmış uyuyordu. İnsan evladı uyurken bu kadar yakışıklı olunur muydu? Mutfağa geçip dolaba baktım hiçbir şey yoktu. Geri salona döndüm Alaz’ın yanına çöktüm. Ellerim benden bağımsız saçlarını okşamaya başladı. “ Sevdiğim. Uyan artık. Öğlen oldu..” Yumuşacık saçlarını kokladım. Alaz’ın yüzünde tebessüm oluştu. Bellli ki uyanmıştı. Ayağa kalkıp; “ madem bu önemli günde kalkmıyor, ben tek başıma gideyim artık, ne yapalım?” Diye mırıldandım. Kapıya doğru giderken Alaz koltuktan fırladı. Arkamdan belime sarıldı. “ Nereye kaçıyorsun bakalım bensiz?” “ Eve geç kaldım. Mutfakta hiçbir şey yok ve ben çok acıktım.” Beni kendine dönderip, ellerimi ellerinin arasına aldı. “ Saçlarımı okşaman o kadar hoşuma gitti ki kalkmak istemedim.” Kafamı kaldırıp gözlerine baktım. O kadar tatlı bakıyordu ki. Kıyamadım. Boynuna sarıldım. Başımızı anlaşmışız gibi aynı anda birbirimizin boynuna gömdük. Kokumuzu kokladık. Sandal ağacı ve kendi erkeksi kokusu başımı döndürdü. “ Hadi çıkalım. Yoksa ömür boyu buranda yaşarım. Bugün çok işimiz var. Önce bir yerde durup kahvaltı yapalım. Sonra seni eve bırakırım. Ben de işlerimi halledip eve geçerim. Bizimkilere anlatırım. Akşam da size gelirim.” “Tamam canım.” Ellerimi tutup evden çıktık. Yol üstünde salaş bir mekanda kahvaltımızı yaptık. Beni evin arka sokağına bıraktı. Kemerimi açıp yönümü ona çevirdim. “Akşam görüşürüz.” “Seni çok seviyorum. Bu arada annemin en sevdiği çiçek ne? “ “ Hahaha! Annem toprağından koparılmamış her çiçeği sever. Ama orkideyi başka seviyor.” Uzanıp yanağını öpecekken aniden yüzünü çevirip dudağımı öptü. “ Ne yapıyorsun ? Bi gören olursa bizim iş yaş olur haberin var mı? “ “ Neden ki? Evlenecez zaten. Niye sorun olsun? “ “ Ama daha bunu bizimkiler bilmiyor. Üstelik abimin ve babamın kulağına giderse sıkıntı yaşarız.” “ Haklısın. Düşünemedim. Dikkat ederim bundan sonra. “ “ Görüşürüz.” “Güle güle sevgilim.” Arabadan inip yan sokağa girdim. Zile bastığımda arkamdan Alaz arabasıyla geçti. Son kez göz göze geldik . Kendimi apartmandan içeri attım. Annem yüzümdeki sırıtışı görünce tek kaşını kaldırdı. “ Ooo prensesim nerelerdesin? Hiç sabaha kadar çalışmış gibi değilsin. Ağzın kulaklarında . Dökül bakalım.” “ Annem ya nasıl anlıyorsun sen. Şey.. Imm.. Anne ben aşık oldum. “ Annem hiç şaşırmadı. Onlanları hepsini anlattım. Tabi özel olanları değil. İlk işi hemen elime süpürge tutuşturdu. Babamı aradı anlattı. Abime haber verdi. Ben de Alaz’ıma mesaj attım. Akşama kadar temizlik, yemek derken halim kalmadı. Kendimi koltuğa attım. “Ahh ! Bittim ben. Anne ya bir kişi için bu kadar iş çıkardın yarın istemeye gelince neler yapacaksın acaba?” “ Ne diyorsun kız ne yarını? Yangından mal mı kaçırıyorsunuz? “ “ Bir sonraki ay da düğün.” Deyince annem koltuğa yığıldı.” “ Ay ben fena oluyorum. Kızım bunca şeyi düşündün de babanı, abini nasıl ikna edeceksin?” Anneme tatlı tatlı bakmaya başladım. “ Onu da sen halledersin sultanım. Babamı ikna edersin sonra da abimi.” Ayağındaki terliği aldığı gibi kaçtım odadan . Hızlıca bir duş aldım. Üzerime pembe dizimde biten , ve yaka sıfır kol bir elbise giydim. Pembe gönlüm sende, umarım mesajımı görür.O sıra kapı çaldı. Kulağımı kapıya dayadım abim ve babam aynı anda geldiler. İkinci zil çalışta odamdan çıktım aşağı kata indim. Kimseye bakmadan kapıyı açtım. Alaz karşımda siyah takımla taş gibi duruyordu. Annem beni çimcikleyince kendime geldim. “ Hoş geldin.” “ Hoş buldum.” Elindeki tatlı kutusunu bana, beyaz orkideyi anneme uzattı ve annemin elini öptü . “ Hoş geldin çocuğum.” “ Hoş buldum efendim.” Sonra babamın elini öptü. Abimle el sıkıştılar hep beraber içeri geçtik. Hoş beş faslından sonra sofraya geçtik. Yemekler bitene kadar babam konuyu açmadı. Sofrayı annemle toplayıp; içeriye çay ve tatlı servisi yaptık. “ Efendim, böyle ani geliştiği için kusuruma bakmayın. Ben kızınıza aşık oldum. “ “ Evladım . Eğer kızım seni karşımıza çıkardıysa o da seni sevmiş demektir. Ama kimsin necisin. Ya da sen bana tc ni ver gbtene baktırayım merkezdekilere.” “ Ben Alaz Zahiroğlu. Otuz yaşındayım. Zahiroğlu yönetim kurulu başkanıyım. Bilgisayar mühendisiyim. Odtu mezunuyum. Ayrıca restorantım var Deren’ le orda tanıştık.Babam emekliye ayrıldı. Annem ev hanımı emekli edebiyat öğretmeni. 3 kardeşiz. En büyükleri benim. Kardeşim Burak 28 yaşında restoranda o bakıyor. En küçüğümüz Beril ,22 yaşında, güzel sanatlar okuyor. Çok iyi bir ressamdır.Bu da kimliğim istediğinizi araştırabilirsiniz.” Babam tabi ki aldı hemen mesaj attı merkeze. “ Ailenin bilgisi var mı burda olduğundan?” “ Tabiki efendim. Çok sevindiler yarın istemede tanışırsınız. “ Babam öksürük krizine girdi. “ Oğlum ne bu acele . Bak dürüst, cesaretli çocuksun. Ama acele ediyorsun. Olmaz böyle.” Gözlerim doldu. Kafamı eğdim. Babam farkeder gibi beni yanına çağırdı. “ Ela gözlüm sen bu delikanlıyı seviyor musun? “ Kafamı salladım. “ Başını kaldır. Sevmek ayıp değil. Ama ben duyamadım.İstiyor musun kızım?” “Evet baba.” Babam Alaz’ a döndü “ yarın gelin bekliyoruz.” Alaz kalkıp babamın elini öptü. “ Teşekkür ederim babacım. Sizi mahcup etmeyecem.” Herkes ayaklanınca Alaz müsade istedi. Ben kapıya kadar eşlik ettim. “ Yarın görüşürüz” dedi. “ Görüşürüz canım.” Tam çıkacakken abim geldi ayakkabısını giydi. “ Abicim nereye?” “ Geç içeri güzelim. Gelecem şimdi.” İkisi beraber çıktılar. Ben iyi geceler dileyip odama çıktım. Perdemi azcık açıp aşağı baktım. Alaz arabaya yaslanmış abimi dinliyordu. Ne konuşuyorlar acaba. Abim Alaz’ın omzuna elini koydu. Alaz kafasını kaldırınca beni gördü. Hemen tülü çektim. Alaz gülünce abim de dönüp baktı. Rezil oldum. Araba sesi geldi gitti galiba. O sırada mesaj geldi . ( İyi geceler cam güzelim. Yarına hazır ol seni istemeye geleceğim.) Yaa eridim yine. Niye tek bir lafında bitiyorum. (Abimle ne konuştunuz?) ( Kardeşini paylaşmak istemeyen her abinin gerektiği laflar etti. Merak etme seni ömür boyu mutlu edeceğime söz verdim.) (Seni çok seviyorum aşkım. İyi ki tanıdım seni.) ( Senin o tatlı diline kurban olurum sevgilim. Yarını dört gözle bekleyeceğim.) Telefonu kapatıp komodine koydum. Yüzümde sırıtışla; mutlu yarınlara uyudum…
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD