“Leyla…” dediğinde sesi neredeyse fısıltı gibiydi. Dudakları kanla karışık titriyordu. Gözleri yarı kapalıydı. Kirpiklerinin ucunda ince bir ter damlası donmuş gibiydi. Göğsünden akan sıcak kan, parmaklarımdan bileklerime doğru süzülüyordu. Bir an ne yapacağımı bilemedim. Kalbim göğsümde deli gibi atıyordu, sanki kaburgalarımı kıracak kadar sertti. “Nazlı! Nazlı dayan!” diye bağırdım. Sesim çatladı, boğazım yandı. Ellerimi göğsüne bastırdım ama kan bir türlü durmuyordu. Ayaklarım titredi, nefesim kesildi. “Şerife Hanım! Lütfen gelin buraya!” diye bağırdım yeniden. Merdivenlerden panik dolu ayak sesleri duyuldu. Şerife Hanım’ın yüzü bembeyaz olmuştu, gözleri dehşetle açılmıştı. Beni Nazlı’nın başında görünce çığlık attı. “Ya Rab sen koru! Ne olmuş kıza?” dedi, sesi kısılmıştı. “Ben… b

