“Roj biz cünüplüyüz. Attığımız her adım günah değil midir?” diye Rojgûl arabada her naneyi yediği kocasına gözlerini kırpıştırarak baktı. Roj bir sürü ıslak mendille kendilerini temizlemişti ama Rojgûl duş almadan rahat edememiş yerinde kıpırdanıyordu. “İç çamaşırım da yok.” Yüzünü asarak önüne döndü. Roj arabayı kullanırken güldü ve tek elle direksiyonu tutarken cebinden pembe dantel parçasını çıkardı. “Giydiğin elbiseye göre seçmen beni benden alıyor. İlk görüşte altında ne var hemen anlıyorum. Bu renk de çok yakışmıştı.” dedi ve Rojgûl çıldırtmak için burnuna yaklaştırıp sesli kokladı. “Ne güzel kokuyor bu-” “Ver şunu!” Rojgûl yanakları yanarken ileri atıldı ve Roj’un elindeki külotunu almaya çalıştı. Ama Roj geri külotunu kaçırdı. “Hayatta olmaz. Bunlar benim.” diyerek o bir cebi

