Dilê’m ji ber evîna te diheliya Bûye mîna volkanan dikeliya Dike qêrîn, dike gazin, dinaliya Tu ji bo min hem derd e û derman e evîn. Rojgûl ocağın başında gönlünde kanat çırpan kalbinin dile gelişiyle diline doladığı şarkıda kendini kaybetmişti. Kahveyi aşktan haberi olmayan bir kadın için yaparken bolca aşkından serpiştirdi. Aşk insanı sarhoş eder ayakların yere basmadığını hissettirirdi. Hayal dünyasında dahi kuramayacağı güzel anlarla göklere çıkartılıyordu. Direnmenin aşk için savaşmanın boş yere olmadığını içindeki sabret sesine kulak vermenin meyvelerini yemenin tadını çıkartıyordu. Hayatındaki eksiklikleri tamamlayan aşkın bir kez daha şükretti. “Rojgûl bu ne neşe? Kız yoksa gece...” dedi Fidan Rojgûl’e sokulup. Rojgûl özenle hazırladığı sunumlu tepsindeki

