bc

BİR BERDEL MASALI +18

book_age18+
55.3K
FOLLOW
571.0K
READ
revenge
family
HE
drama
bold
like
intro-logo
Blurb

(+18 İÇERİR BİLGİNİZE OKUMADAN ÖNCE BUNU GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURUN)...

BİR BERDEL MASALI FİNAL OLDU SERİNİN 2. KİTABI DA BURDAN DEVAM EDİYOR :)

İçimden kendime lanetler ederken dizimi bacak arasına yerleştirip sol elimi de başının hizasında yatağa bastırarak Berfin'in üzerine eğildim. Yüzümü yüzüne hizalayıp "Demek canını yakamazmışım ha?" dedim. Altımda titriyen kadın cevap vermek bir yana gözlerini bile sıkıca kapatmış açmıyordu. Gözlerim sütyen giymediği ve uzandığı için daha da belli olan neredeyse ucu dahi gözükücek göğüslerine kaydı. Yanağımı yanağına sürtüp kulağına yaklaştım ve" Aç gözlerini!.. "dişlerimin arasından söylediğime karşılık olarak gözlerini daha da yumdu ve başını iki yana salladı.

Bu görüntü beni sinirlendirmek yerine gülümsetti. Lakin bu ona yapacaklarımı durduramazdı." Bu gece sana yapıcaklarımı hiç bir güç durduramaz küçük cadı.... Madem böyle giyinmişsin hakkını ver ama dimi" dedikten sonra elim çıplak bacağına gitti. Elimi Bacağından yukarı doğru çıkardığımda nefesi sıklaştı. Dizimi tam da kadınlığına bastırdım. Pantolonumdam bile hissettiğim ıslaklıkla dişlerimi sıktım. Bu kız benim sabrımı zorluyacaktı. Belli oldu.

Buraya gelmeden önce Cüneyt in bana söyledikleri zihnimde dönüp durdu ve öfke tüm bedenime yayıldı. Üzerinden kalktım bileğinden tuttuğum gibi yataktan kaldırıp yere fırlattım. Acıyla

"Ahh..." diye inleyip başını kaldırıp bana baktı. Öfkeden ellerimi saçlarımın arasından geçirdim. Titrek bir sesle

"Yu..-suf...." dedi. Lakin bu korkulu masum bakan gözleri beni durdurmadı.

"Bunun için miydi! Altıma girmek için mi Berivanı kaçırttın!....." diye öfkeyle kükredim.

Hala titremeye devam ediyorken "Ne? nasıl? Kim kaçırdı? Ne diyorsun Yusuf...

Benim hiç bir şeyden haberim yok.." diyince nefret dolu bakışlarımı ona çevirdim ve "Sakın!... Sakın bana tek bir yalan daha söylüyeyim deme sakın!..."

Ayağa kalkıp karşıma dikildi. Hangi cesaretle acaba?.. "Ben yalan söylemiyorum. Sana hiç yalan söylemedim niye anlamıyorsun Yusuf."

dediği gibi kolundan tutup kendime çektim. "Öyle mi Berfin... Peki aşığın niye Berivanı kaçırdı ha! Niye!....." diye bağırdım yüzüne. Karşımda o kadar güzel rol yapıyordu ki neredeyse inanıcam....

" Kolumu acıtıyorsun,bırak yalvarırım bırak benim hiç bir şeyden haberim yok. Yemin ederim yok" gözlerinden yaşlar süzülüyordu. Hırsla yere attım tekrardan

bu sefer daha acı dolu bir şekilde inleyip bağırdı. Gözlerimi yumdum. Hayatımı mahvetmişlerdi. Sevdiğim kadınla evli olabilirdim.... Ama sırf benim evlendiğim kız yüzünden kaçırılmıştı. Cüneyt beni arayıp olanları anlattığında bütün adamlarımı Boran'ı bulması için yolladım.

Tabi buna sebep olan kişiyi, Berfin'in bundan haberi olucağını düşünerek geldim. Öfkem tüm Mardin'i YAKICAK kadardı. Lakin onun o masum bakan zümrüt gözleri benim ona kötü şeyler

yapmamı engelliyordu. Şu an hıçkıra hıçkıra ağlamasına ben sebep gibi gözüksem de o zaten bana aşık olarak

ağlamak için sebep vermişti kendine.

Onu kardeşi gibi gören adamı severek

En büyük yanlışı yapmıştı. Yetmemiş bide arkamdan oyunlar çevirmiş. Xozan dölü ne olacak!.... Abisi, kuzeni ailesi bütün Xozan'ları Mardin 'den silmek istiyordum.

Yerde hala ağlamaya devam eden Berfin'e baktım. . cebimden sigaramı çıkartıp içinden bir dal aldım. Çakmağı yaktığımda ucu anında alev aldı. Dumanı içime çekip burnumdan bıraktım. Hala ağlıyordu, susmuyordu. Hızlı hızlı içtiğim sigaranın izmaritini çekmecenin üstüne bastırıp söndürdüm. Gözlerim hedefini bulunca sanki ona baktığımı anlamış gibi başını kaldırıp burnunu çekti ve zümrüt gözlerini dikti gözlerime....

Elinin tersiyle gözyaşlarıni sildi ve ayağa kalktı. Hala karşımda dikilmeye yüzü vardı. Bunca zaman hiç tanımamışım ben bu kızı.... Gözlerim çıplak olan bacaklarına kayınca dizinin soyulmuş olduğunu gördüm. Kanıyordu hafiften.

Ben hayatım boyunca hiç bir kadına, kardeşlerime şiddet uygulamamıştım. Ama bugün beni hiç yapmıyıcağım şeyler yapmaya zorladılar. Hala gözlerime bakarken "Bana inanmadığın için çok pişman olucaksın... Ama o zaman da ben seni dinlemiyiceğim" ağlamamak için kendini sıkıyordu. Karşımda ağlamak istemiyicek kadar güçlü durmaya çalışıyordu. Sesi o kadar kırgınlık doluydu ki sorgulamama sebep oluyordu.

Gerçekten bilmiyor olabilirmiydi. Haberi yoksa ya... Ya boşuna suçluyorsam....

diye kendimle savaşırken o banyoya gidip kapıyı kapattı. Ardından kilitledi....

Ne olursa olsun benim de Berivanında hayatını mahvettiler. Hele o Boranı elime geçireyim.... Onu bir bulayım yaşatmıyıcaktım.....

Güneş bir kez daha Mardin'e doğmuştu.

Ben odanın pencere yanında olan koltukta oturmuş sigaramı içiyordum. Bu dün geceden beri içtiğim üçüncü paketti.

Berfin banyodan hiç çıkmamıştı. Bir ara acaba kendine bir şey mi yaptı dedim ama kapıya yaklaşıp kulağımı yaslayınca hala ağlama sesi geliyordu. O orda sabaha kadar ağladı..... Ben burda sabaha dek sigara içtim... Hangimiz bu savaşı açtı bilmiyorum ama aramızda bir savaş başlamıştı ikimiz de farkındaydık....

chap-preview
Free preview
DOST İHANETİ
Yüzümde buruk bir gülümseme, gönlümde koca bir ateş var. Bugün benim öldüğüm gün, onların ise yeniden doğduğu gün...... Ben bugünden sonra nasıl yaşıcam. Nasıl başkasını sevicem. Bu gönül ondan başkasını istemez, almaz ki. Ortada halay çekenler, hemen yanımda en yakın dostum Dilan ve karşımda ki masada oturan üç yıldır aşık olduğum,, gönlüme aldığım adam ve evleneceği kadın var. Yürek bu acıya nasıl dayansın. Berivan benim sevdiğim adamın gönlünü çalan, evlenecek olan kadın. Berivan, daha yirmi iki yaşında kumral, saçları açık kahverengi, gözleri deniz mavisi her erkeğin arzuluyucağı bir kadındı. Yusuf Ali Haznedar... benim İçin sadece Yusuf olan adam..... Abimin en yakın arkadaşı, Haznedar aşiretinin ağası olacak adam. Onunla ilk tanıştığımızda daha on beş yaşındaydım. O ise yeni askerden gelmişti. Onu görür görmez vurulmamıştım tabi ki. Hatta başta hiç sevmemiştim. Sonra bana o kadar ilgili davrandı ki insanın aşık olmaması imkansızdı. O zifiri karanlık olan, dipsiz kuyudan farkı olmuyan o gözlerde kayboldum. Zamanla ona aşık olduğumu anladığımda on yedi yaşındaydım. Ben ona aşık olduğumu anladığımda kabullendiğimde, onunda beni kardeşi gibi gördüğünü öğrendim. Bizim konaktaydılar. Abimle beraber avluda otururlarken ben onlara kahve yapıyordum. Mutfakta Dilan'ın laf sokmalarını görmezden gelerek Yusuf'uma sevdiği gibi az şekerli kahve yanınada yine en sevdiği fıstıklı tek lokmalık lokumlardan koydum. Dilan da abiminkini yaparken bende ona takılarak "Sanki senin benden bir farkın var da baksana nasılda özenerek yapmışsın abimin kahvesini" diyerek güldüm. Utançtan kızaran Dilan kahveyi fincana koyduktan sonra bana dönerek "uğraşma benimle Berfin yaa... zaten abin beni görsün diye bir konağın ortasında ters taklalar atmadığım kaldı valla" dediğinde kıs kıs gülüyordum bu sitemine. İki aşirette birbirlerini bilir ve tanırdı. Abimle Yusuf'un arkadaşlığı iki aileyi daha da yakınlaştırdı. Elimde tepsiyle yanlarına yaklaşırken, Yusuf'un abime "Bu yaptığı şey ihanetten başka bir şey değildi kardeşim. Bildiğin en yakın arkadaşının dost dediği insanın kardeşine yan gözle bakması yetmemiş birde üstüne kaçırması benim kitabımda ihanetin en büyüğüdür dediğinde abimin surat ifadesi değişti. Anlam veremediğim ifadesini beni görünce tebessüm ederek sakladı. Yusuf'un tekrardan söze girerek "düşünsene ben Berfin'e aşık olmuşum bide üstüne kaçırmışım" dedi. Ben içimden amin derken o kafasını iki yana sallıyarak "olacak şey değil ya düşüncesi bile ihanetten başka bir şey değil. Berfin senin için neyse benim içinde odur. Kardeşimden farkı yoktur gözümde. İçimden" gözün çıksın" dediğimde sözlerine devam etti ve "aynı şeyi seninde düşündüğünü biliyorum zaten. Berdan benim kardeşime o gözle bakacak adam değilsin. Rojda'yı kardeşin gibi gördüğünü görebiliyorum . O yüzden bizim arkadaşlığımızda, dostluğumuzda bakidir canını sıkma..." dedi Kahveleri masaya bıraktıktan sonra mutfağa doğru yürümeye başladım. Abimin arkamda " benim kardeşimi kimseye vermeye niyetim yok zaten Yusuf " diyerek evlenmeme karşı olduğunu, kimselere vermiyiceğini benden hiç vazgeçmiyiceğini anlatıyordu . Ama sorun şu ki ben karşısında oturan adama çoktan aşık olmuştum. En son duyduğum söz " haklısın bende Rojda'mı kimselere vermem kardeşim " diyerek abime katılan Yusuf'un sözleri oldu.. Hırsla mutfağa geçip elimdeki tepsiyi sertçe tezgaha koydum. Çıkan sesten başını telefondan kaldıran Dilan "yine ne oldu da sinirlendin" diye sorunca "Ne olacak! Yusuf ağamızın gözünde kardeşi gibiymişim de, bana o gözle bakmazmışta gözün kör olsun be adam!" diyip öfkeyle sandalyeye oturdum. Dilan elime uzanıp tuttu. " Biliyorum bacım çok zor böyle tek taraflı sevmek, bak bana benim senden ne farkım var. Berdan'da beni kardeşi gibi gördüğünü söylemiyor mu?... Bide bu vardı tabi. Dilan'nın abime olan karşılıksız aşkı. Ne olucaktı bizim bu halimiz. " Biliyorum, Dilan ama ne yapayım sen söyle abimin başkasını sevmesinden, başkasına aşık olmasından korkmuyor musun?... Hatta evlenmesinden? diye sordum. Dilan'nın elleri anında buz kesti. Gözleri yavaştan dolmaya başladı. Gözyaşı yanağından süzülünce ellerini sıkarak "Tamam saçmalama sadece düşün dedim hemen yarın evlenicek demişim gibi aaaaaa......." İçeriye giren Rojda'yla gözyaşlarını elinin tersiyle silip "Hoşgeldin Rojda" dedi sanki az önce ağlıyan o değilmiş gibi. "Hoşbuldum Dilan nasılsın? " diye sordu Ben söze girerek " biz iyizde sen nasılsın asıl. Daha iki gün önce yüzünden düşen bin parçaydı. Bügün bakıyordum da güller açıyor yüzünde." dediğimde Dilan'da ardından " he ya sen hayırdır yoksa barıştın mı şu gizli sevgilinle? diye sordu. " Evet yaa barıştık. Gönlümü almayı başardı. Dua etsin ki ona çok aşığım yoksa daha çok süründürürdüm. Arkamızdan " Kimi süründürüyormuşşun? " diyen sese doğru baktık aynı anda. Omzunu kapıya yaslayıp kafasını hafif sola yatırarak ellerini önünde bağlamış bize doğru bakan Yusuf'tan başkası değildi. Üzerinde lacivert bir tişört, altında da gri bol bir eşofman vardı. Normalde bu kadar spor giyinmese de bizim evde rahat takılıyordu. Rojda durumu toparlayıp "ay abi kimi olucak tabiki de seni. Eğer bana istediğim arabayı almazsan seni süründürürüm diyordum. Şaşkınlık içinde Dilan 'la bakışlarımız kesişti.. Bu kız yalan makinesi gibi ya, kırk ayak üstünde kırk tane yalan söyler. Yusuf yanımıza gelip " sen benim sözümü dinlediğin sürüce ben sana her şeyi alırım güzel bacım" dediğinde ben onların bu halini gülümseyerek izliyordum. Tamam daha çok Yusuf'u izliyordum. Yusuf'un telefonu çalınca açıp mutfaktan çıkmak için hareketlendi. Kapıdan çıkmak üzereyken "Berivan yengemse selam söyle abi" diyen Rojda'yla beraber kafamın içinde aynı sözler tekrar edip durdu. Bildiğim kadarıyla Berivan diye bir yengeleri yoktu. Benim sormaya korktuğum soruyu Yusuf baş işaretiyle Rojda ya tamam dedikten sonra Dilan sordu. "Berivan kim?" dediğinde Allahım lütfen bana bunu yaşatma, sandığım şey olmasın diye dua ediyordum. Rojda "sizin haberiniz yok dimi ya, abimin sevgilisi" dediği an gökyüzüyle yeryüzü birleşmişte ben arada kalıp sıkışmışım gibi hissettim. Elim kalbime gitti. Bunu fark eden Dilan diğer elimi tuttu masanın altından. Rojda hiç bir şeyin farkında olmayarak anlatmaya devam etti. Sevdiğim adamın kardeşinden sevdiği kadını dinledim... "Ay bir görseniz çok yakışıyorlar birbirlerine. Abim de çok seviyor bir dediğini iki etmiyor. Masanın altındaki elimi yumruk yaparak tırnaklarımı avuç içime geçirdim. Rojda " bir kaç aya kalmaz nişan hemen ardından da düğün düşünüyorlar " diyince hızla sandalyeyi itekleyip ayağa kalktım. Hiç bir şey demeden dışarı çıkıp lavoboya girdiğim gibi kapıyı kilitleyip kapının hemen dibine çöktüm. Sessiz hıçkırıklarımın arasından "neden ya neden... benim onu sevdiğim gibi beni değil bir başkasını seviyor. Onun içinde olduğu, kurduğum hayalleri bir başkasıyla yaşıyacak. Ben.... Ben bu acıya nasıl dayanayım Allahım...... O zaman da nefsim kesilecek gibi olmuştu. Şimdide aynı şeyi yaşıyorum. Karşımdaki adam birazdan bir başkasına ait olucak, başka bir kadının kocası olucak. Benimle evleneceğine dair hayallerimi başkasını sevdiğini öğrendiğim gün bir çukurda yaktım. O çukuru da açık bıraktım eğer olurda beni fark ederse onu o çukurda hayallerimin yanında yakmak için..... Nikah memurunun "Siz Mustafa ve Ayşe kızı Berivan Göktepe Mehmet ve Dicle oğlu Yusuf Ali Haznedar'ı hiç bir baskı ve tehdit altında kalmadan kocanız olarak kabul ediyor musunuz?. " Eveeettt..... diye bağırdığında kalbim bir kez daha sıkıştı. Bu sefer ki farklıydı. Ölücekmiş gibi hissediyordum. Aynı soruyu Yusuf'a da soran nikah memeru benim ölüm sebebim olucak o cevabı bekliyordu. Yusuf tam ev-......... diyeyeceği sırada " "durun... Mehmet ağam Yusuf ağam" diyen adam nefes nefese nikah masasının önüne geldiğinde "kaçtılar ağam" dedi Yusuf ayağa fırlayıp adamın yanına geldi. Babası da hemen yanına giderek "kim kaçtı Cemil ne dersin sen? " dediğinde adam bir kez daha " kaçtılar" dedi zar zor aldığı nefesleri arasından. Yusuf hiddetle adamın yakasına yapıştı " Düğünümü yarıda kesmeme sebep olucak kadar acil ne oldu kim kaçtı be adam" dediğinde adam titrek bir sesle " Kardeşiniz Rojda Berdan ağayla kaçtı" diyip nefes aldı ve ailemle oturduğum masayı işaret ederek" Berdan Xozan'la kaçmıştır Yusuf ağam " dediğinde bütün gözler bizim olduğumuz masaya çevrildi...

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
529.3K
bc

CEO'NUN FİRST LADY'SI (+21)

read
44.1K
bc

HÜKÜM

read
225.7K
bc

Ağanın Sözde Karısı

read
58.2K
bc

AŞKLA BERDEL

read
81.0K
bc

Bal dudaklım (Ağır bedeller)+18

read
22.1K
bc

Ne Olacak Halim (Türkçe)

read
14.4K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook