
(+18 İÇERİR BİLGİNİZE OKUMADAN ÖNCE BUNU GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURUN)...
BİR BERDEL MASALI FİNAL OLDU SERİNİN 2. KİTABI DA BURDAN DEVAM EDİYOR :)
İçimden kendime lanetler ederken dizimi bacak arasına yerleştirip sol elimi de başının hizasında yatağa bastırarak Berfin'in üzerine eğildim. Yüzümü yüzüne hizalayıp "Demek canını yakamazmışım ha?" dedim. Altımda titriyen kadın cevap vermek bir yana gözlerini bile sıkıca kapatmış açmıyordu. Gözlerim sütyen giymediği ve uzandığı için daha da belli olan neredeyse ucu dahi gözükücek göğüslerine kaydı. Yanağımı yanağına sürtüp kulağına yaklaştım ve" Aç gözlerini!.. "dişlerimin arasından söylediğime karşılık olarak gözlerini daha da yumdu ve başını iki yana salladı.
Bu görüntü beni sinirlendirmek yerine gülümsetti. Lakin bu ona yapacaklarımı durduramazdı." Bu gece sana yapıcaklarımı hiç bir güç durduramaz küçük cadı.... Madem böyle giyinmişsin hakkını ver ama dimi" dedikten sonra elim çıplak bacağına gitti. Elimi Bacağından yukarı doğru çıkardığımda nefesi sıklaştı. Dizimi tam da kadınlığına bastırdım. Pantolonumdam bile hissettiğim ıslaklıkla dişlerimi sıktım. Bu kız benim sabrımı zorluyacaktı. Belli oldu.
Buraya gelmeden önce Cüneyt in bana söyledikleri zihnimde dönüp durdu ve öfke tüm bedenime yayıldı. Üzerinden kalktım bileğinden tuttuğum gibi yataktan kaldırıp yere fırlattım. Acıyla
"Ahh..." diye inleyip başını kaldırıp bana baktı. Öfkeden ellerimi saçlarımın arasından geçirdim. Titrek bir sesle
"Yu..-suf...." dedi. Lakin bu korkulu masum bakan gözleri beni durdurmadı.
"Bunun için miydi! Altıma girmek için mi Berivanı kaçırttın!....." diye öfkeyle kükredim.
Hala titremeye devam ediyorken "Ne? nasıl? Kim kaçırdı? Ne diyorsun Yusuf...
Benim hiç bir şeyden haberim yok.." diyince nefret dolu bakışlarımı ona çevirdim ve "Sakın!... Sakın bana tek bir yalan daha söylüyeyim deme sakın!..."
Ayağa kalkıp karşıma dikildi. Hangi cesaretle acaba?.. "Ben yalan söylemiyorum. Sana hiç yalan söylemedim niye anlamıyorsun Yusuf."
dediği gibi kolundan tutup kendime çektim. "Öyle mi Berfin... Peki aşığın niye Berivanı kaçırdı ha! Niye!....." diye bağırdım yüzüne. Karşımda o kadar güzel rol yapıyordu ki neredeyse inanıcam....
" Kolumu acıtıyorsun,bırak yalvarırım bırak benim hiç bir şeyden haberim yok. Yemin ederim yok" gözlerinden yaşlar süzülüyordu. Hırsla yere attım tekrardan
bu sefer daha acı dolu bir şekilde inleyip bağırdı. Gözlerimi yumdum. Hayatımı mahvetmişlerdi. Sevdiğim kadınla evli olabilirdim.... Ama sırf benim evlendiğim kız yüzünden kaçırılmıştı. Cüneyt beni arayıp olanları anlattığında bütün adamlarımı Boran'ı bulması için yolladım.
Tabi buna sebep olan kişiyi, Berfin'in bundan haberi olucağını düşünerek geldim. Öfkem tüm Mardin'i YAKICAK kadardı. Lakin onun o masum bakan zümrüt gözleri benim ona kötü şeyler
yapmamı engelliyordu. Şu an hıçkıra hıçkıra ağlamasına ben sebep gibi gözüksem de o zaten bana aşık olarak
ağlamak için sebep vermişti kendine.
Onu kardeşi gibi gören adamı severek
En büyük yanlışı yapmıştı. Yetmemiş bide arkamdan oyunlar çevirmiş. Xozan dölü ne olacak!.... Abisi, kuzeni ailesi bütün Xozan'ları Mardin 'den silmek istiyordum.
Yerde hala ağlamaya devam eden Berfin'e baktım. . cebimden sigaramı çıkartıp içinden bir dal aldım. Çakmağı yaktığımda ucu anında alev aldı. Dumanı içime çekip burnumdan bıraktım. Hala ağlıyordu, susmuyordu. Hızlı hızlı içtiğim sigaranın izmaritini çekmecenin üstüne bastırıp söndürdüm. Gözlerim hedefini bulunca sanki ona baktığımı anlamış gibi başını kaldırıp burnunu çekti ve zümrüt gözlerini dikti gözlerime....
Elinin tersiyle gözyaşlarıni sildi ve ayağa kalktı. Hala karşımda dikilmeye yüzü vardı. Bunca zaman hiç tanımamışım ben bu kızı.... Gözlerim çıplak olan bacaklarına kayınca dizinin soyulmuş olduğunu gördüm. Kanıyordu hafiften.
Ben hayatım boyunca hiç bir kadına, kardeşlerime şiddet uygulamamıştım. Ama bugün beni hiç yapmıyıcağım şeyler yapmaya zorladılar. Hala gözlerime bakarken "Bana inanmadığın için çok pişman olucaksın... Ama o zaman da ben seni dinlemiyiceğim" ağlamamak için kendini sıkıyordu. Karşımda ağlamak istemiyicek kadar güçlü durmaya çalışıyordu. Sesi o kadar kırgınlık doluydu ki sorgulamama sebep oluyordu.
Gerçekten bilmiyor olabilirmiydi. Haberi yoksa ya... Ya boşuna suçluyorsam....
diye kendimle savaşırken o banyoya gidip kapıyı kapattı. Ardından kilitledi....
Ne olursa olsun benim de Berivanında hayatını mahvettiler. Hele o Boranı elime geçireyim.... Onu bir bulayım yaşatmıyıcaktım.....
Güneş bir kez daha Mardin'e doğmuştu.
Ben odanın pencere yanında olan koltukta oturmuş sigaramı içiyordum. Bu dün geceden beri içtiğim üçüncü paketti.
Berfin banyodan hiç çıkmamıştı. Bir ara acaba kendine bir şey mi yaptı dedim ama kapıya yaklaşıp kulağımı yaslayınca hala ağlama sesi geliyordu. O orda sabaha kadar ağladı..... Ben burda sabaha dek sigara içtim... Hangimiz bu savaşı açtı bilmiyorum ama aramızda bir savaş başlamıştı ikimiz de farkındaydık....

