YUSUF ALİ HAZNEDAR
Kardeşim dediğim insanın ihanetine uğradığım, Hem de evleneceğim gün...
Arkamda gözü yaşlı bi kadın bıraktım.
Ben sevdiğim kadını düğün günü başka bir kızı kaçırarak terk ettim...
Şimdi ise hızla merdivenlerden inip bir zamanlar dostum dediğim adama baktım. Elindeki silahı bana doğrulttu.
"Kardeşim nerededir Yusuf!" diye hiddetle bağıran adama gülerek "Benim odamdadır Berdan ağa bir mahsuru yoktur ya" diyip adamın damarına basıyordu. Bir kaç adım daha atıp yaklaştı. Silahı hala bana doğrultuluydu.
Benim silahım ise elimdeydi hala. Bu bile kimin gerçek dost olduğunun kanıtıydı.
"Berfin! çık kardeşim korkma kimsenin kılına dokunmasına izin vermem hadi çık abim" diyen adama karşılık olarak " Onu o kadar güzel uyardım ki aşağı inmemesi için istesede inemez" diyen Yusuf yüzüne inen yumrukla beraber geriye doğru sendeledi .
Berdan öfkeden deliye dönmüştü. Yusuf'un kardeşini kaçırdığını duyar duymaz soluğu burda almıştı. Can dostum dediği adamı kendi elleriyle öldürecek kadar öfkeliydi. Yusuf ikinci yumruğu havada yakalayıp, kolunu çevirdi. Onun öfkeli olması gerekirken ki öfkeliydi. Berdan efendi ondan daha çok öfkeliydi. "Düğünümü mahvettin lan şerefsiz! " diyip bu sefer o Berdan'a yumruk attı. Konağın ortasında birbirlerine girmişlerdi.
Haznedar aşiretinden bu haberi duyan herkes konağa akın etmeye başlamıştı. Kimse yerde yumruk yumruğa dövüşen ikilinin arasına girmeye cesaret edemezdi.Bir kişi hariç... merdivenden inip koşarak ikiliye giden Berfin'den başkası cesaret edemezdi. " Yusuf...
Abii.... durun Allah aşkına durun yeter!"
Hiddetle bakışlarım yalvaran kadına döndü. Bir insan hiç mi değişmezdi.
SON kez altımda yatan adamın suratına yumruğu geçirip üzerinden kalktım. Öfkeli bakışlarım yeşil gözlü cadıdaydı. Bir kere söz dinlese dişimi kırıcam zaten.
Berdan hızla ayağa kalkıp kardeşinin bileğinden tutup arkasına aldı. Benim gözlerim kapının önünde ellerinde silahlarını Berdan'la Berfin'e doğrultmuş olan adamlarım ve kuzenlerimdeydi. Bir seçim yapmak zorundaydım. Kardeşimin canına karşılık Berfin 'nin hayatı.... hemen karar vermek zorundaydım. Babamlar ve aşiret büyükleri geldiğinde her şey için geç olabilir. Gözlerim küçük cadıya döndü. Bakışlarımız birleşince kaşlarımı çattım. Hiç bir zaman o gözle bakmadığım kadını şimdi mecburiyetten
iki aşiret düşman olmasın diye karım yapmak zorundayım. Gönlümde başkası varken. Bakışlarım yanındaki haysiyetsize kaydı. Başımı iki yana sallayıp asıl bombayı ortaya attım ve
" Sen kendi hayatın için Kardeşinin hayatını mahvettin. Belki sana ya da kardeşime bir şey yapamam ama..." gözlerim Berfin'e döndüğünde "ona hayatı zindan edicem Berdan Xozan! " diyip niyetimi belli ettim. Berdan bunu beklemiyor olucak ki şaşkınlıkla baktı bana. Kaşlarını çatıp " sakın ola ki bu hatayı yapmıyasın Yusuf andım olsun ki ne kendi canımı düşünürüm ne de Rojda'nınkini ben kardeşimi senin ve ailenin eline bırakmam!" diyerek kardeşinin elini tutup çıkmak için arkasını döndü. Lakin ellerinde silahlarla konağın kapısında dizilmiş adamları görünce bir havaya ateş edip " çekilin lann!.... Yüzünü bana çevirip " söyle adamlara çekilsin Yusuf yoksa.." öfkeyle kıstım gözlerimi " Yoksa ne! ne olur lan!... " dediğimde konağın kapısından içeri giren
Babam hızla Berdan'nın yanına gidip namı değer tokatını attı. Başı sağa savrulan Berdan'la bakışlarımız kesişti.
Berfin 'nin yaşadığı şaşkınlıktan eliyle ağzını kapadı. " Bir de utanmadan tehdit mi ediyorsun lan it herif!. Sen benim kızımı nasıl kaçırırsın lan!... Seni adam bildik soframıza oturttuk, evimize aldık sen kızımıza göz koydun namussuz!..."
Babam da benim kadar öfkeliydi lakin eğer şu anda Berdan 'nın kafasına sıkmadıysa benim düşündüğümü düşünüyor demektir. Berdan tek kelime edemedi. Korkudan mı yoksa saygısızlık yapmamak için mi bilmiyorum.Ama başı dahi öne eğikti. Babam " madem böyle bir halt yediniz kızımla beraber, o zaman olucaklara karar ver Berdan Efendi" dedi.
Berdan başını hızla yerden kaldırıp reddedercesine iki yana salladı. "O düşündüğün şey olmaz Mehmet ağa
Ben kardeşimi yerde bulmadım" der demez hiddetle öne atılıp "Ben yerde mi buldum lan it!" diye kükredim. Babam eliyle beni durdurdu. "Eğer berdel kabul etmezsen" demişti ki Berfin " Neee? Ne berdeli Mehmet amca" diye sordu.
Öfkeyle gözümü yumdum yumruğumu sıktım. Onların hatasının bedelini biz ödüyorduk.
Berdan kardeşine bakıp "olmaz benim yaptığım hatanın bedelini ona ödetmem yapamam Mehmet ağa" dediğinde
" bunu kızımı kaçırmadan önce düşünecektin" dedi ve ekledi . " Sen zaten bugün Yusuf evlenir berdel falan yapmazlar diye düşünmüşsün ama bak Allah 'ın işine Yusuf evet diyemeden haber geldi." dedi.
Babam "babanlar berdele tamam dediler" dediğinde Berdan şaşkınlıkla babamın yüzüne bakıyordu. Gözlerim küçük cadıya kayınca onunda gözlerinin ben de olduğunu gördüm. Gözlerimi kapatıp açıp korkmaması gerektiğini gösterdim. Ben ona istesemde zarar veremezdim. kıyamazdım ki......
Yutkundu. Bakışlarını kaçırdı. Berdan hala şaşkındı. Şaşkınlığını üzerinden atıp
"Kim ne derse desin kabul etmem vermem kardeşimi" diyip hızla bana döndü "Sen değilmiydin senin kardeşin benim kardeşimdir diyen lan! nasıl kabul edersin hem de Berivan'ı seviyorken" diyen adama " Lan benim kardeşimi kaçırmışsın Bi de bana mı laf ediyon şerefsiz! Bitti!.. Berfin benim karım olacak bu kadar... Bundan ötesi yok!"
Bundan ötesi iki aşiretin birbirine girmesi kan davası demek diye geçirdim içimden.
Berdan' nın asıl niyetimin kan davası değil de intikam olduğunu sanması en iyisi.....
Xozan aşireti konağa akın etmişti. Her iki tarafta karşılıklı oturup konuştu. Aşiret büyükleri de olaya dahil oldu. Ve sonunda karar verildi. Berdel olucak.....
Kardeşim dediğim kızı karım yapıcaktım.
Berfin ailesinin yanında ürkek bakışlarla bana bakıyordu. Onu bu kadar korkutan şey neydi. Benden mi korkuyordu....
Ben bunları düşünürken herkes ayaklandı
Rojda 'ya da Berfin'e de düğün yapmak
isterseniz yapabilirsiniz. O da eğer gelin gidilen aile kabul görürse. Agir ağa hiddetle "Asla! benim buna iznim yoktur. Benim kızımın hayatını mahvedenlere Bi de düğün mü yapıcam" dedi yüksek çıkan sesiyle. Berdan yaptığı hatanın farkında olarak babasına bir şey demedi. Babaannem de söze atılarak "O zaman bizimde düğün yapmak gibi bir niyetimiz yok " dediğinde babam söze girerek
"Ben gelinime en güzel düğünü yaparım "
dedi. Lakin unuttukları bir şey vardı. Ben bugün zaten evleniyordum. Berivanım.....
Şimdi ne haldedir.. Allahım bana da ona da bu acıya dayanmamız için güç ver.....
Annem Berfine doğru gidip elini tuttu.
Elleri tityordu Berfin'nin neden? diye sorguluyordum. Eğer severek evlenseydik heyecandan derdim. Korkudan mı bu kadar titriyordu. Halbuki ki ona zarar vermiyiceğimi söylemiştim.
Annem "sen şimdilik ailenle gidiceksin ama en kısa zaman da bizim yaşadığımız Haznedar konağına gelin geleceksin. O yüzden korkmayasın güzel kızım" diyerek ellerini sıktı. Tabi ya babaannemin attığı tokattan haberi olmuştu annemin. Buradaki Hatice abla kesin demiştir.
Belki de Berfin sabahtan bu yüzden titriyordu. Babaannemden korkmuştu.
Herkes evine gitmişti. Ben de avlu da olanları düşünürken gelen telefonla
kendimi nasıl dışarı attım hiç bilmiyorum. Hastaneye nasıl vardım .....
Berivan güzel yüzlüm canına kıymıştı. Allah benim belemı versin! onun odasının olduğu tarafa gittim ki babası öfkeyle yakama yapıştı. "Hangi hakla gelirsin lan sen buraya! kızım senin yüzünden canıyla cebelleşiyor içeride" diye bağırdı.
BU sıra da çıkan doktorla Beraber beni bırakıp doktora döndü. Doktor " Allahtan
damara denk gelmemiş yoksa kurtarmamız mümkün olmuyabilirdi." dedi. Ne yani bileklerini mi kesmişti. Bu kadar mı vazgeçmişti her şeyden. Ben orada berdel kararı aldırtırken sevdiğim kadın canına kıymıştı. Doktor devam ederek " Ali kim?" ye sordu. Herkesin gözleri bana dönerken" b - benim " dedim." Sürekli sizi sayıklıyor " diyince dişlerimi sıktım. Ona bunu yaşattığım için kendimi asla affetmiyicektim...
Ben yapamazdım.... Sinirle hastaneden çıktım. Arabaya binip gaza kökledim. Xozan konağının önünde durdum.
Berfin'le konuşmam gerekiyordu . Telefonumu çıkarttım ve onu aradım. "Konağın önündeyim kimseye belli etmeden in" diyip bir şey demesine fırsat vermeden kapattım. Berfin konaktan çıkıp etrafa baktı. Benim arabamı görünce koşarak geldi ve kapıyı açıp bindi. " Ne oldu kötü bir şey mi oldu ?"
dedi telaşlı sesiyle.
Böyle bir şey nasıl söylenir bilmiyordum ama en doğru kararı vermek zorundaydım. "Berfin... biz evlendikten sonra Berivanı konağa getiricem. Asıl karım olarak...." dedim mahcup ve keskin bir sesle.
Berfin şoka girdi. Yüzüme bakıyordu ama suratı ifadedizdi. Sonra Gülümsedi. Konuşmadı ama başını aşağı yukarı sallıyarak onayladı. Ben içime derin bir nefes çekip "Biliyorum bu istediğim şey çok zor bir kadın için ama - derken Berfin düz tonda ki sesiyle " gitsem artık hem cevabımı da verdim " diyip kapıyı açtı ve koşarak çıktı. Konağa girdiğinde Yusuf dediği şeyin Berfin'i incittiğini anlamıştı. Başını koltuğa yaslayıp "Allahım bana güç ver doğru olanı yapmam için bana yol göster" diye dua etti. Tam o sırada karşıdan gelen araba Xozan konağının önünde durdu. İnen kişiyle beraber kaşlarını çattı. Boran Xozan iki yıl önce ansızın gitmişti. Tam da berdel hükmü verildiği gün geri gelmişti. Boran Xozan tüm heybetiyle konağa girdi. Dışarıda arabada onu gören Yusuf Ali 'den habersizdi. Çünkü onun Berfin' e aşık olduğunu bilen tek kişi Yusuf 'tu. Çıkmaz sokaklarla örülüydü etrafları nereye giderse gitsinler ya aynı yol üzerinden karşılaşıyorlardı ya da çıkamadıları o sokaklarda tekrar tekrar görüyorlardı birbirlerini.......