7

861 Words
Bu bölüm insansan_gel678 'e gelsin❤️ Liseye yeni başlamış ve canı aşırı sıkılıyormuş. Lisenin ilk haftaları çok sıkıcı geçer ama sonra delicesine eğlendiğiniz, derslerden kaçtığınız, yeri gelince beraber anlayacağınız arkadaşlarınız olur. Benim en güzel arkadaşlıklarım lisede oldu. Umarım sen de hayatının en güzel arkadaşlıklarını edinirsin güzelim ❤️ ... Teneffüs zili çalar çalmaz tayfayla toplanıp kantine indik. Günün en sevdiğim zamanı yani öğlen arası gelmişti. Zaten öğrencilerin neredeyse hepsi öğle arasını severdi. Sevmeyen de kendine bir zahmet öğrenci demesin. Ben her zamanki gibi çok açtım ve bir şeyler yemek istiyordum. Kendime abur cubur bir şeyler almayı planlarken burnuma gelen müthiş tost kokusuyla bundan vazgeçip tost ve meyve suyu aldım. Tost yapmada Mahmut abi gibisi yoktu doğrusu. Mahmut abiye parasını da verdikten sonra oturdum ve kızların da bir şeyler almasını bekledim. Yemeğimizi bile birlikte yiyiyorduk anasını satayım. Ama bu çok zevkliydi. Kızları beklerken marul kafa olduğunu düşündüğüm bir mesaj geldi telefonuma. Çiğ köfte: Tostune ye. Soğuyacak ve öyle güzel değil. Miray: Arkadaşlarımı bekliyorum. Çiğ köfte: Onlar olmadan boğazından geçmiyor mu? Miray: Geçmiyor. "Yine mi enişte?" dedi İrem gülüp yanıma otururken. İrem'e hiç bakmadan cevap verdim. "Enişte falan ayıp oluyor ama." dedim sinirle ve gelen mesaja bir yandan cevap verdim. Çiğ köfte: Oha lan ben kızların eniştesiyim değil mi? Bak yine heyecan yaptım hdjsnsskk Çiğ köfte: Senin sevgilin, kızların eniştesi, annenin damadı... Çiğ köfte: Allah'ım sen konuyu biliyorsun. Miray: Yemek yiyeceğim. Yazıp gönderdim ve bu arada gözümü kantinde gezdirdim. Yine bize çok yakındı. Bize duyabilecek kadar hem de.. Yuvarlak büyük bir masaya oturduğumuz için etrafta çok kişi vardı ve muhtemelen onlardan biriydi ki zaten onlardan biriydi. Fırat, Furkan, Yağız ve Uğur bir köşede oturmuş bir şey yiyiyorlardı ama bunun ne olduğunu tam olarak göremiyordum çünkü Uğur'un sırtı bunu kapatıyordu. Sonra Ömer'in takıldığı grup vardı aynı masada. Onlar da yemek yiyiyordu. Farkettim de bizim okul neden hepsi grup halinde takılıyor amk? "Onu bulacağız." dedi Özge güven verircesine. Ama bu biraz zor olacağa benziyordu. Yemeğimizi yedikten sonra hepimiz birer çay alıp bahçeye çıktık ve boş bir çardağa dördümüz oturduk. Şimdi de bahçedekileri izleme  zamanıydı. Okulun bahçesinde futbol oynayan özürlü erkekler, basketbol oynayan develer, badminton oynayan yetenekliler -çünkü ben hiçbir zaman oynayamazdım- ve voleybol oynayıp hava atmak isteyen gruplar vardı. Bence başarılı da oluyorlardı. Okulun bahçesinde futbol oynayan erkeklerden hep nefret etmişimdir. Çünkü hayvan gibi oynadıkları için o top her an birinin bir yerine gelip ona zarar verebilirdi. Badminton oynayanlara hep imrenmiştim çünkü raket tutmayı bile bilmiyordum. Bir de topu hava atıp karşı tarafa göndermek.... Basketbol oynayan erkeklere kızlar hayranlıkla bakıyordu ve acaba kiminle çıksam diye düşünüyorlardı muhtemelen. "Selam kızlar." diyen sese anlaşmış gibi hepimiz aynı anda döndük ve aynı anda selam verdik. Gelen kişi aramızın iyi olduğu ve her zaman konuştuğumuz sınıf arkadaşımız Murat'tı. "Nasılsınız?" "İyiyiz." dedi Ezgi hepimizin adına, "sen nasılsın?" "Ben de iyiyim." dedi ve bana döndü. "Çıkışta birlikte gidelim mi?" dedi. Evlerimiz birbirine çok yakın olduğu için bu teklifi yapmıştı bana. Hiçbir art niyet aramadan kabul ettim ve kendi aralarında muhabbetlerini dinledim. Susmayan telefonuma yeni bir mesaj daha gelince neredeyse sevinecektim çünkü şu an çok sıkılıyordum. Aramıza beşinci bir kişi girince hep böyle oluyordu zaten. Çiğ köfte: Murat'ı gebertmemi istemiyorsan yanından usulca kalkar mısın Miray? Bilinmeyen ve kıskançlık? Şu anda tahammül edemeyeceğim ilk şeylerden biri. Miray: Sebep? Çiğbköfte: Sebebi şu: YAVŞAK ÇÜNKÜ Miray: Yavşaklığını ne zaman gördün ki sen? Çiğ köfte: Bak şu an çok sinirliyim Miray. Lütfen onun yanından kalk. Miray: O benim sadece arkadaşım. Neden bunu abartıyorsun ki? Çiğ köfte: Arkadaşın öyle mi? Çiğ köfte: Bak cidden şu an sinirden gülüyorum. Çiğ köfte: Lan sence o seni arkadaşı olarak mı görüyor? Çiğ köfte: Kör müsün kızım sen? Seninle iki dakika konuşmak için götünü yırtıyor. Çiğ köfte: Sizin yanınıza da muhtemelen senin için gelmiştir. Çiğ köfte: Şimdi tekrar söylüyorum kalk ordan. Yoksa ben kendi yöntemlerimle hallederim. Miray: Kalkmıyorum. Çiğ köfte: Sabrımı sınama Miray. Çünkü şu an bana yetecek kadar sabrım yok. Bir an bunun olabilme ihtimalini düşündüm ve anlamlandıramadığım bir korku sardı içimi. Çünkü yıllardır sadece arkadaşlık sevgisi duyduğum bir kişinin bana aşık olabilme ihtimali çok kötüydü. "Benim gitmem gerek." dedim ve ayağa kalktım. "Nereye?" diye sordu Murat. "Sınıfa. Siz de zil çalınca gelirsiniz kızlar." Kızlar yüzüme anlamsızca bakarken onlara gözlerimi kırptım. Bunu onlara sonra anlatacaktım. "Ben de seninle geleyim." dedi Murat ve ayağa kalktı. İrem zor durumda olduğumu anlamış olacak ki hemen müdahale etti. "Murat sen otursana ya. Ne güzel sohbet ediyorduk." Boşuna İrem'e tayfanın en zekisi demiyordum. Hızlıca sınıfa gidip oturduğumda telefonumu çıkarıp gelen mesajlara cevap verdim. Çiğ köfte: Teşekkür ederim:) Çiğ köfte: Beni dinlediğin için. Çiğ köfte: Ve lütfen artık arkadaş seçimine dikkat et. Sen onlara karşı hiçbir şey hissetmiyor olabilirsin ama onlar sana aşık olabilir. Çiğ köfte: Tıpkı benim gibi... Çiğ köfte: Ama ben en azından arkadaş gibi davranıp sana aşık olmadım. Miray: Murat konusunda hala emin değilim ama daha dikkat edeceğim. Miray: Uyardığın için teşekkürler. Çiğ köfte: Bir gün senin kendini hiçbir şeyden korumana gerek kalmayacak. Miray: Neden? Çiğ köfte: Çünkü sevgilim olacaksın amk. Bir de nedenini soruyor. Çiğ köfte: O zaman kimse sana yaklaşamayacak;) Çiğ köfte: Hani bil diye dedim. Miray: Katıksız mal. Murat'ın sizce kitaptaki yeri ne olabilir? Kitap biraz daha ilerlesin erkek karakterleri de atarım. Kendisinize iyi bakın.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD