Bir bakış bin hafıza

1269 Words

Koridor… Soğuk, sessiz, acının bile sesi kısılmış gibi. Duvardaki saat tik tak etmiyor sanki, zaman durmuş. Sadece Turan’ın dizlerinin üzerine çöküp başını ellerine gömdüğü an yankılanıyor kulaklarımda. O güçlü adam… Ağlıyordu. Ağlamak ne kelime, içinden bir şeyler parçalanıyor gibiydi. Sanki biri kalbini sökmüş, sonra tekrar yerine koymuş da hâlâ çalışıp çalışmadığını bilmiyordu. Kapı nihayet açıldığında, koridor buz gibi bir sessizliğe büründü. Herkes nefesini tutmuştu. Ayak sesleri yankılandı önce… Sonra yeşil önlüğüyle bir doktor çıktı dışarı. Yüzü yorgun, alnı terliydi. Turan hızla öne atıldı. Gözleri kıpkırmızıydı, gözbebekleri korkudan küçülmüş. Kalbi boğazına tırmanmış gibi konuştu: “Meryem… Karım… Nasıl? Söyleyin, ne olur. Yaşıyor mu?” Doktor gözlüklerini çıkardı, maskesini y

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD