Odaya geçtiğimde kapıyı yavaşça kapattım. İçim öfkeyle, mide bulantısıyla karışık bir haldeydi. Az önce şahit olduklarım hâlâ aklımdaydı. Esma ve Ömer… Nasıl böyle bir şeyin içine girebilirlerdi? Hem de utanmadan, saklanmadan. O görüntüler gözümün önünden gitmiyordu. “Ne iğrenç insanlar,” dedim kendi kendime, içimden gelen tiksintiyle. Bir anlık duraksamadan sonra çekmecenin üzerindeki telefonuma yöneldim. Parmaklarım tereddütsüzce ekrana uzandı. Annemi aramak istiyordum. Onun sesini duymak, içimdeki fırtınayı biraz olsun dindirebilirdi. Numaranın üzerine bastım, birkaç kez çaldıktan sonra tanıdık sesi duydum. “Alo?” dedi annem “Annecim, nasılsın?” dedim. “Iyiyim kızım,” dedi. “Sesini duydum ya, daha da iyi oldum.” Yüzümde istemsizce bir tebessüm belirdi. “Allah nasip ederse en kısa z

