“Bunu izledikten sonra yüzünün şeklini çok merak ediyorum yengecim.” Kelimeler beynimde yankılandı. Midem bulanmış gibiydi. Başımı kaldırdım. Masada herkes gayet sakin kahvaltısını yapıyordu. Hiçbir şey olmamış gibi. Haşim Ağa zeytin tabağını Turan’a uzattı, Ayşe yeniden çayları dolduruyordu. Yiğit keyifle peynirin ucundan koparıyor, Turan da sadece çayını içiyordu. O çayın dumanında bile sessizlik vardı. Berav’ın burada oluşu bile yeterince canımı sıkıyordu. Esma’nın gönderdiği video da tuz biber olmuştu. Daha fazla burada kalmak istemiyordum. Omuzlarımı hafifçe eğerek Turan’a yaklaştım. “Bugün anneme gideceğim,” dedim kısık bir sesle. Turan bakışlarını yavaşça bana çevirdi. Gözlerinde sorgulayan bir ifade yoktu. Sadece, “Tamam,” dedi. Kahvaltı ağır ağır tamamlandı. Herkes dağıldı. H

