Gözlerimi açtığımda sabah olmuştu. Odanın içine yumuşak bir gün ışığı süzülüyordu ama içimdeki gece hâlâ karanlıktı. Gözlerimi tavana diktim, nefes almamla birlikte dudaklarımda bir sızı hissettim. Dün gece. Turan’ın beni öpüşü. Sonra hızla geri çekilişi. “Özür dilerim,” deyişi. İçimdeki her şey o iki kelimenin ağırlığına gömülmüş gibiydi. Ne yapmaya çalıştığını anlamamıştım. Yaklaşması mı, uzaklaşması mı daha çok canımı acıttı, bilmiyorum. Ama bir şey değişmişti. İçimde bir yer, onunla temas ettiğim o an… uyanmıştı. Kapı üç kez tıklandı. Yataktan doğruldum. Kalbim nedensizce hızlandı. Turan kapıyı açtı, elinde katlanmış birkaç parça kıyafet vardı. Bakışları karışıktı ama sesi buz gibiydi. “Hazırlan. Eve gidiyoruz. Esma yine olay çıkarmış,” dedi. Kıyafetleri yatağın ucuna bırakt

