Araba geceye karışmış sessizlikte ilerliyordu. Turan’ın gözleri yola sabitlenmişti. Ben ise yorgun ama garip bir şekilde huzurluydum. O sırada Turan’ın telefonu çaldı. Göz ucuyla ekrana baktı, sonra açtı. “Efendim?” dedi kısık bir sesle. Telefonun diğer ucundaki kişi hızlı konuşuyordu. Turan dikkatle dinledi. “Dosyalar odamda,” dedi sonra. “Şimdi mi lazım?” Birkaç saniye sessizlik oldu. Ardından kısa bir “tamam” deyip kapattı. Merakla ona döndüm. “Kim aradı?” “Yiğit,” dedi. “Bir markanın giyim dosyaları lazım olmuş. Acil sunum olacakmış, sabaha hazırlanacakmış.” Başımı salladım. Konu çok tanıdık gelmese de, önemini anlamıştım. Bir süre sonra Holding’in önüne geldik. Saat geç olduğu için binanın ışıkları kapalıydı. Sadece girişteki güvenlik ofisinde birkaç lamba yanıyordu. Turan a

