Boran gelmişti. Belimden sıkı sıkı tutarken göz göze geldiğimiz an kaşları çatıldı. Hatta çok öfkeliydi. Çok normaldi. Ona tokat atıp mağazayı terk etmiştim ama hak etmişti. Beni öpmüştü, öncesinde de ağır konuşmuştu ama şimdi… yine ona sığınmak zorundaydım. Yüzümdeki ifadeyi fark edince öfkesi yavaşça dağıldı. “Zeynep… ne oldu? Biri sana bir şey mi yaptı? Neden bu haldesin?” Sesi sert çıkmıştı. Nefesimi düzene soktum ama gözyaşlarım akmaya devam etti. Sustuğum için kollarıma dokunup sarstı. “Zeynep, konuşsana. Biri bir şey mi yaptı?” “Boran…” deyip direkt ona sarıldım. Kollarımı boynuna doladım. Kafam yine boynundaydı. Şu an dejavu yaşıyordum. Mezarlıkta da aynı şeyler yaşanmıştı. Beni orada da kurtaran Boran olmuştu. O zaman bana sarılmamıştı ama bu sefer elleri belime dolandı.

