Her yalan bir gün ortaya çıkar

1445 Words
Oğuz Öztürk 3 hafta önce... Sabah evden çıktıktan sonra Merve'ye buluşmak istediğime dair bir mesaj atmıştım. # Merve, dersten önce çocuklarla her zamanki buluştuğumuz kafede buluşalım mı? # Bakalım yaptıklarına nasıl bir kılıf uyduracaktı yada açıkça itiraf edecek miydi? Çok geçmeden mesajıma cevap gelmişti. # Olur tabi buluşalım ☺️ # yazmış. Gül bakalım Merve, bakalım sonrasında da gülebilecek misin? Merve'yle konuşacağım için Duygu'dan önce çıktım evden. Kampüse vardığımda hızlıca buluşacağımız kafeye geçtim ve Merve'yi beklemeye başladım. Çok geçmeden Merve de geldi. İki dirhem bir çekirdek hazırlanmış gelmiş. Sanıyor ki bu normal bir buluşma. " Nasılsın Merve?" Heyecanlıydı, ellerini birbirine geçirmiş saklamaya çalışır gibi ama hafif bir titreme vardı. " İyiyim, sen nasılsın?" Sorusuna karşın derin bir nefes çekip bıraktım. Aynı zamanda neyi nasıl söyleyeceğimi tartıyordum. Ne kadar kırgın ve kızgın olsam da bir insanı incitmek bana yakışmazdı sonuçta. Sakin kalmaya çalışarak devam ettim. " Ben, iyi değilim Merve" Yüzü düştü ama aynı zamanda bir merak, bir endişe belirdi suratında. " Neden? Ne oldu?" " Bak Merve, öncelikle buraya gelmeden önce baya bir düşündüm. Bir insan nasıl böyle olabilir? Neden böyle bir şey yapar? Ve ben kırmadan dökmeden sakince nasıl derdimi anlatabilirim? " " Anlamıyorum Oğuz, ne demek istiyorsun? " " Neden böyle bir oyun oynama gereği duydun Merve?" " Ne oyunu?" Yaslandığım yerden doğrulup ellerimi masanın üzerinde birbirine kenetledim. " Hâlâ anlamazlıktan geliyorsun, Taha ile olan oyununuzdan bahsediyorum " " Oğuz... ben, seni seviyorum o yüzden " " Seninki sevmek değil Merve, seviyorum deyip bütün bu yaptıklarını sevgi adı altında meşrulaştıramazsın " " Sevmek değilde ne peki?" " Tam olarak şu diyemiyorum ama seven insan böyle yapmaz Merve " " Ne yapar peki Oğuz " " İnsan sevdiğini kırmaz, kıramaz Merve " " Ben seni kıracak bir şey yapmadım ki" Başımı olumsuz anlamda salladım dediğine karşılık. " Yaptın Merve, Betül'ü üzmen beni kırman, beni üzmen demek bunu anlamadın mı?" " Neyini seviyorsun bu kadar onun? " " Her şeyini Merve, her şeyini seviyorum. Aklına gelebilecek ne varsa seviyorum. Saçının bir teli bi incinmesin istiyorum onun. Daima gülsün, hiç üzülmesin istiyorum. Ben onun mutluluktan da olsa gözünden yaş akmasın istiyorum " Başını eğdi Merve, dediklerimi tartmaya anlamaya çalıştı sanki bir an. " İlk duyduğumda çok kızdım sana. Şimdi anlıyorum seni ama olmaz Merve bizden sende anla artık" Başı hâlâ önde, tüm umutları yerle bir olmuş dokunsan ağlayacaktı sanki. Seni üzmeyi bende istemezdim Merve ama olmuyor işte Betül yokken bile sana bakmadı gözlerim benim. " Bir yıl aynı ortamda olmaya devam edeceğiz seninle, o yüzden bu meseleyi okulun dışında tut sadece derslerine odaklan. Son bir yılını iyi değerlendir bu kadar zorluğu boşuna çekmedin. Senin de karşına tam anlamıyla seven, senin de onu sevdiğin biri çıkacaktır. Dediklerimi o zaman daha iyi anlarsın." Ben bunları söylerken hiç şeklini değiştirmedi Merve, hâlâ başı önde elleri birbirine geçmiş bir şekildeydi ama tek bir fark vardı, artık ağlıyordu. Sessizce döküyordu gözyaşlarını. Umarım bana dair ne varsa bu gözyaşlarıyla akıp gider Merve. Ben, senin bile mutsuz olmanı istemem zira. -------------- Betül Yılmaz ........…... numara sizi Edebiyat Topluluğu grubuna ekledi. Gelen bildirime baktığımda geçen hafta okulda girdiğim topluluğu çoktan unuttuğumu fark ettim. Ardından bir mesaj geldi. Herkese iyi akşamlar arkadaşlar. Bu yıl aramıza yeni katılan arkadaşlarımıza hoşgeldiniz diyorum. Umarım hep birlikte güzel bir yıl geçiririz. Birbirimizi kırmadan dökmeden eleştiriye açık olup, karşımızdaki insanın bilgi birikiminden en iyi şekilde faydalanmayı amaç edinelim. İlk gün için herkes istediği bir kitabı seçebilir zorunluluk yoktur daha önceden okuduğunuz bir kitabı da getirebilirsiniz. Daha sonraki kitap için birlikte istişare edip karar vereceğiz. İlk buluşma alanımız olarak topluluğa ilk girdiğiniz yerde olmasına karar verildi. Yarın öğleden sonra saat 15.00 da görüşmek üzere tekrar iyi akşamlar. Acaba hangi kitabı seçsem? Kitaplığın önüne geçip kitaplarımı gözden geçirdim. Kararımı vermiştim, Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabımı götürecektim. Gayet uygun bir kitaptı, daha önceden okumuş olmam da bir avantajdı benim için. Yarın için hazırlığımı yapıp biraz kitap okuduktan sonra yatmak için hazırdım. Sabahki ders erken vakitte ve farklı bir fakültedeydi o yüzden erkenden yatmam lazımdı. Gece havalar soğuk olduğu için umut camı kapatmak için o tarafa geçtim. Aklıma gelenle karşı eve bir bakış attım. 'Işığı yanıyor hâlâ yatmamış' diye geçirdim içimden. ' Ben bakmak istemiyorum buna kapat şu perdeyi' Geldi yine baş belası. ' O yüzden bakmadım, aklıma geldi sadece ' ' Onu bunu bilmem ben Oğuz'u istiyorum ' ' Oldu, yarın gidip isteyelim istersen?' ' Ay yok yarına hazırlanamam ertesi gün olsun ' ' Ciddi ciddi bir de cevap veriyor, yat zıbar gece gece sinirimi bozma sabah erken kalkacağım' ' Aman be tamam ' İç sesimle tartışmamız bitince hızlıca uykuya geçtim. -------- Betül Yılmaz Alarmın sesine gözlerimi araladım. Üstümde bi ağırlık var yataktan kalkmak istemiyorum uykumu alamamışım sanki. Hızlıca kalkıp giyindim. Duygu'yla haberleşip çıktım evden, kahvaltıyı okula bıraktım. Ders bitmişti. Aklıma topluluğun buluşması gelince Duygu'ya dönüp; " Canım, bugün kitap tahlili vardı akşam mesaj atmışlar oraya gitmem lazım. Sen ne yapacaksın benimle gelmek ister misin?" " Yaa öyle mi? Ben gelmeyeyim ya seni beklerim bi yerde olmadı " " Peki nasıl istersen, ama gitmek istersen git ben kendim dönerim sonra eve" " Yok sıkıntı olmaz ben beklerim seni " Bekle bakalım, belki bu sefer beklemek sana iyi gelir canım. " Tamam o zaman hadi gidelim geç kalmayayım " " Tamam canım " Toplanma için belirlenen yere geldiğimizde hemen hemen herkes gelmişti. " Ben kafeye geçiyorum bitene kadar beklerim seni " " Tamam canım, hangi kafeye geçeceksin?" Biliyorum ama işte yine de sorayım ben:) " Bilmem bakarım artık" " Tamamdır, hadi görüşürüz " " Görüşürüz canım " Ne olacak bunların hali acaba? ' Sen onları bırak ta kendi halini düşün ' Allah'ım sen bana sabır ver deyip gözlerimi devirdim iç sesime. İnşallah kitap tahlili esnasında gelmezdi. Her zaman ayrı ayrı duran masalardan bir kaç tanesi birleştirilmiş etrafına sandalyeler dizilmişti. Hemen gözüme uygun bir yer kestirip oturdum. Hemen hemen herkes gelmiş olacak ki o gün kayıt yapan kız konuşmaya başlamıştı. " Hepiniz hoşgeldiniz arkadaşlar ismim Sena. Bugün topluluk kurucumuz geç geleceği için ben sorumlu olacağım. Hepiniz hazırsanız tanışma faslıyla başlayalım daha sonra kitap tahliline geçebiliriz " Sena konuşmasını yaparken telefonuma gelen mesajı açtım. # Kampüse geldim Betül, buluşalım artık bugün geçiştirme beni # Haklıydı, son seferde geçiştirmiştim. Uzatmakta olmaz deyip cevap yazdım. # Tamam ama biraz işim var beklersen buluşabiliriz # Tekrar gelen mesajda bekleyeceğini söylemiş. Beni nerede bekleyeceğini sordum. Bir yandan da Sena'nın konuşmasını dinledim. Herkes biraz kendinden bahsetti. Getirilen kitaplardan hoşuna giden bölümler hakkında fikirlerini ortaya sürdü herkes. Keyifli bi toplanma olmuştu benim için. Taha'yı çok bekletmemek için hızlıca Duygu'ya bir mesaj yazdım ve ardından bekleyeceği yere yürümeye başladım. Duygu arkamdan hızlıca gelmiş bana sesleniyordu. " Betül, beni bekle " nefes nefese kalmıştı o derece hızlı gelmiş. " Bu halin ne Duygu neden bu kadar acele ettin? " " Betül, Taha'yla buluşacağım demişsin" " Evet buraya gelmiş, bayadır görüşmek istiyordu biliyorsun geçiştirmiştim. Gelmiş o kadar ne diyecek bakalım " " Sana bir şey söyleyeceğim öncesinde, bi nefesleneyim iki dakika bekle beni " Bu kadar önemli ne olabilir ki? " Tamam beklerim sen sakinleş bi önce " Biz Duygu'yla bunları konuşurken o sırada Taha gelmişti. " Betül, işin bitti mi seni bekliyordum" " Bitti de Duygu'yla konuşmamız gereken bir konu var bi beş dakika daha izin verir misin?" Duygu koluma dokunup konuşmaya başladı; " Betül, aslında söyleyeceğim şey Taha ile ilgiliydi. Kusura bakma bu kadar zaman geçti ama daha yeni haberim oldu" " Neden bahsediyorsun Duygu direk söylesene " Taha Duygu'nun dediğine karşı gerilmiş gibiydi sanki, kaşlarını çatmış Duygu'ya bakıyordu oda. " Betül, aslında Taha seni sevmiyor inanma buna " derken Taha'ya öldürücü bakışlarını gönderdi. Bunu zaten sürekli söylüyordu Duygu. Sürekli beni uyarıyordu Taha'ya güvenmiyorum seni sevdiğine bile inanmıyorum diye. " Betül, ikimizin arasında olan bir mevzu bu Duygu neden karışıyor?" " Çünkü arkadaşımı üzmeni istemiyorum, hak etmiyorsun onu" İkisi arasında gidip geldi gözlerim. Ne diyor bunlar dertleri neydi? " İkinizde susun bir dakika, şunu açıkça söyle Duygu" " Taha efendi Merve'yle arkandan iş çevirmiş Betül" Ardımı döndüğümde Alp gelmişti. Kafam iyice allak bullak oldu. " Alp, ne Merve'si ne çevirmesi?" " O notu Taha koymadı Betül, sana yalan söyledi. daha sonra da Merve'yle bir olup plan yapmışlar ve seni isteme mevzusu ortaya çıkmış anladığım kadarıyla " dedi Duygu. Taha Duygu'nun üzerine yürüdü ve kolunu tuttu bir anda. Ben olana şaşırırken Alp hızlıca Duygu'yu arkasına çekip kolunu Taha'nın elinden kurtardı. Alp ve Taha burun buruna gelmişti saniyeler içinde. " O elini alır müsait bir yerine sokmasını bilirim" diye adeta tısladı Alp Taha'nın suratına. Duygu bir yandan Alp'in kolunu tutmuş uyarıcı cümlelerini sıralıyor sakin olmasını söylüyordu. Bense hala ne olup bittiğinin idrakine varamamıştım ki ardımdan biri konuşmaya başladı. " Tahaaaa, noluyo?" Bu kız da kim şimdi? ' Akşam sana perdeyi kapat bakma demedim mi? Ne güzel yaşıyorduk çağırdın belayı yine' sen bari sus zaten ne oluyor anlamıyorum.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD