"Çok ateşli olacaksınız siz"

1946 Words
Onur Alp Aktaş " Böyle işte, inatçı, önyargılı ve .... " " Ve ? " Dünyalar kadar güzel. Su gibi, el değmemiş bir çiçek gibi güzelsin. Ben bile koparmaktan imtina ederim bu çiçeği o derce işte. " Ne demek istiyorsun anlamıyorum " İşine gelmiyor tabi anlamazsın. Anlasan ne olacak ki en yakın arkadaşımın kardeşine nasıl bakarım ben? Anca içimde yaşarım işte böyle duygularımı. " İlk tanışmamız güzel değildi kabul, özür de diledik ama neden hala bana dağdan inme deyip duruyorsun?" Düşün bakalım katır inatlı buna ne cevap vereceksin merak ediyorum. Harbi bu neden bana hala dağdan inme diyor. O kahve olayında tek suçlu ben miyim sanki, aklımı başımdan almasa çarpmazdım. O an kamyon mu çarptı yoksa ne oldu ben bile anlamadım ki. Azıcık yandım ama ne bileyim o kahvenin yaktığı yerle sınırlı kalmayacağını, bu yangının bütün benliğimi saracağını. " Duygu " Tehlike çanları çalmaya başladı bende. " Furkan, ne işin var senin burda? " Kim bu lavuk şimdi? Hooop ne oluyor lan sarılmak falan? Duygu da dünden hazır. Ben sana sorrım ama bunları katır inatlı. Ne bu samimiyet, Oğuzla bu kadar yakın değilsin sen kızım gitmiş koluna giriyor dibine dibine sokuluyor birde. Damarlarım patlayacak sanki, gerim gerim gerilmeye başladım. Nefes al oğlum Alp yoksa katil olursun bak. Duygu hanım iki dakikada unuttu beni, birde sıkıldıysan git diyor katır. Bu lavukla seni nasıl bırakıp gideyim kızım ben. Ne özlemmiş sizdeki de? Şehir merkezine geldik be yürü yürü. birde bir saattir yapıştı o kollar yapıştı, bıraksan mı artık şu lavuğu. Ulan Furkan bir elime geçirirsem o kolunu kıracağım senin oğlum. Aniden niye durdu bu kız şimdi ne güzel 'yürüyorduk'. Birde Filiz teyze merak eder diyorlar. Allahım sen bana sabır ver. Bir saattir akıllarına gelmemiş şimdi geliyor. Filiz teyze iyi ki beni göndermiş Duygu'nun peşinden diyeceğim ama hiç de memnun değilim şu durumdan. Görmesem daha mı iyiydi sanki? Yok yok ben bu Furkan denen lavuğu döverim. Tam bir tane yapıştırayım diyordum ki ayrıldılar. Bir kaç gün buradaymış Furkan, ne yani ben bu görüntüyü bir kaç gün çekecek miyim? Duygu önümde tin tin gidiyor. Tabi yemiyor arkasını dönüp bakmak. Şükür geldik katil olmadan şu eve. Bir de ne var der gibi bakıyor bana. Kadın meraktan ölmüş resmen kaç saattir ortada yok ama hiçbirşey olmamış gibi rahat Duygu. Tabi sana bir şey olmadı olan bana oldu da ben bilirim bunun acısını çıkartmayı. Duygu kadar benimde bacaklar pert olmuş yeni yeni gösteriyor kendini. Annemle konuştum uykum kaçtı bitmiyor dert sıkıntı bitmiyor. Düşüncelere dalmışım. İçeriden gelen tıkırtı seslerini duyunca kendime geldim. Çok geçmeden Duygu çıktı bahçeye. " Canıma kastın var herhalde bu iki oldu " Ürkek ceylan gibi hemen de korkuyor. Korkma ceylanım gel kollarıma demek isterdim şimdi ama denmiyor işte. Oğuz'un kardeşi olmasaydın iyiydi be ceylanım. Hayret ilk defa inatçı değil bu kız, laf sokmadan sakince geçti oturdu. Bir garip geldi. Alışmışız birbirimize laf sokup inatlaşmaya. Aklıma geldi bak yine şu lavuk. Yarın gelecek demişti Duygu inşallah anne babasının yanında öyle sıkı fıkı değildir bu çocukla. Ben bugünkü olanları düşünürken önüme koyulan bardağın sesiyle çıktım düşüncelerden. Kahve yapmış ceylanım. Kahveyi geç zehir koysa yine içerim ben ellerinden. Çok yorgun benle uğraşmaya hali yok gibi yoksa böyle sakin duramaz biliyorum. Oğuz'la Betül hakkında konuşup ne yapacağımızı da bilmiyoruz ama bir şeyler yapmak lazım. Oğuz'u biliyorum üçüncü kişi olamaz o yani gidip açık açık diyemez bu halde. Görkem ülkücü topluluklarında aktif olduğu için onu aradım. Nerdeyse bütün fakültelerde topluluklar olur illa bir tanıdığı vardır Görkem'in. Uyumamıştır nasılsa daha uyusa da uyansın ne yapalım hayat memat meselesi. Bu konuyu da halledeceğiz, kardeşim zaten kaç aydır mecnun gibi bunları öğrendikten sonra artık durmak yakışmaz bana. Ceylanım arkadaşının üzülmesini de istemiyor ama bir yandan abisine de üzülüyor. Diğer zamanlardaki halini tavrını bilmesem çok duygusal narin, ince düşünceli biri derim ama inadını biliyorum ben, kedi gibi olduğuna ne bakıyorsun şimdi. Sabah görelim bakalım dinlenince nasıl eski haline dönüyor. Bu kızın her hali mi güzel olur. Allahım sana geliyorum. Bir kaç saniye baktık birbirimize o an. Zaman durdu bir anlığına. Saniye de olsa inceledim yüzünün her milimini. Allah özene bezene yaratmış su gibi mübarek. Fark eder etmez kaçtı gitti. Gülümsedim arkasından yanakları pembeleşmişti. " Katır inatlı ürkek ceylanım benim, senin o burnunu indirmesini bilirim ben dur sen. İleride saniye değil saatlerce bakacağız birbirimize " -------------- Duygu Öztürk Güneşin yüzüme vuran ışıklarıyla açtım gözlerimi. Mis gibi bir koku geldi burnuma ve anında acıktığımı hissettim. Hızlıca üzerimi değiştirip çıktım. Mutfağa geçerken; " Oooo hocam yine döktürmüşsünüz bakıyorum da mis gibi kokuyor mis " Karşımda Alp ocağın başında menemen yapıyor. " Günaydın katır inatlı " " Günaydın dağdan inme " dolaptan bir bardak su alıp çıktım bahçeye. Sofra hazır herkes başında sanırım menemeni bekliyorlar. " Günaydın herkese " Abim kolunu açıp gülümsedi. " Günaydın Güzelim, gel yanıma otur şöyle " Hemen yanındaki sandalyeye geçip oturdum. Omzuma kolunu atarken bende başımı ona yasladım. " Dinlenebildin mi? " " Dinlendim abi, her gün oturuyorum zaten bir gün yoruldum diye ne olacak bir kaç güne Furkan gidecekmiş zaten, en azından bir kaç gün vakit geçiririz taşındığımızdan beri görüşemedik. " O sırada elinde tavayla Alp geldi. Alp yerini alınca herkes kahvaltısına başladı. Eli de lezzetliymiş, çok acıkmışım hayvan gibi menemen yemek istiyorum ama sırf Alp havaya girmesin diye ucundan tanıda baktım sadece. " Eline sağlık Alp oğlum çok güzel olmuş valla seni alan yaşadı " O sırada içtiğim çayla sofraya püskürtmeyeyim derken genzime kaçmasıyla öksürmeye başladım. Abim hemen sırtıma vurdu. Bir kaç saniyede kendime geldim. " Anne abartmasan mı altı üstü bi menemen" " Abartmıyorum güzel olmuş, tabi sen yemediğin için bilmiyorsun tadını" " Aman anne bir erkek ne kadar yaparsa o kadar yapmıştır işte." " Ben onu bunu bilmem çok beğendim, İlerdeki eşi şanslı " " Valla orasını ilerde eşine sorarsın artık anne" deyip güldüm. " İnşallah iki oğlumun da evliliğini ömrüm yeter de görürsem onuda sorarım. Tek temennim senin gibi beceriksiz olmasınlar gelinler " Annemin dediklerine ben hariç hepsi kahkaha attı tabi. " Evlenmeyeceğim anne, merak etme kendi karnımı da bir şekilde doyururum ben. Furkan gelir birazdan afiyet olsun size" Çayımı alıp hamağıma geçtim yine. Tamam evde diyorsun beceriksiz diye de şu dağdan inmenin yanında niye diyorsun ki. Sonra benle dalga geçer bu kesin. " Duygu " bahçe kapısından Furkan seslenince keyfim yerine gelmişti. " Buraya gel, gelirken çay al kendine" Dediklerime başını sallayıp annemlerin yanına geçti hemen. Babam ve annemin elini öptükten sonra abimle ve Alp'le tokalaştı. Çayını alıp yanıma geldi. " Kızım bu Alp elimi kıracaktı az daha sıkarken. Valla babanlar olmasa kafa atardı kesin bana " " Aman boşver onu gel otur şöyle " elimle yanımı gösterdim. Konuşacak çok şeyimiz vardı, Önce şu Buse'yi bi anlatsın bakalım bana. Furkan ve Buse de okulun ilk günü tanışmış. İnanmazsınız ama onlarda kahve yüzünden tartışmışlar. Kahveleri karışmış birbirine, yok senindi yok benimdi derken Furkan'cığım Buseye kahve sözü vermiş ve olaylar gelişmiş. Benim şansım yok kesin. Millet ilk aşkını bulur ben ilk kan davalımı buldum sanki. Furkan'ın ardından ben anlattım olanları. Hem olayların benzerliği hem de Alp'e dağdan inme dememe katıla katıla güldü. " Kızım sizinkisi resmen nefretle başlayan aşk, bak demedi deme şuraya yazıyorum çok ateşli bi aşkınız olacak sizin " " Saçmalama be ne aşkı" Ensesine bir tane yapıştırdım Furkan'ın. Başını kaldırdığında içimden sen naneyi yedin deyip anında fırladım. Bizim halimizi gören annem kahkaha atıp bir yandan söylenmeye başladı. " Kız yine niye vurdun şu çocuğa, bu sefer almayız seni elinden ne halin varsa gör" Bahçede Furkan'dan kaçarken bir yandan yaptığım salaklığı affettirmek için çabalıyordum. Ben akıllanmazdım bu kaçıncıydı ya. " Ya bi anlık boşluğuma geldi affetsen olmaz mı ya " " Kızım kaç kere uyardım seni, bu sefer affetmeyeceğim. " Biz birbirimiz kovalarken yine o tanıdık ses geldi. Durup gözlerimi devirdim. Ben durunca Furkan da durmuştu kovalacamız bitti sonunda. Yine affetti beni Furkan. Asena atın üstüne gelip bahçe kapısında durdu yine. " Selam Duygu " " Selam Asena " O sırada Alp yanımıza geldi. " Günaydın Asena, hazır mısın?" Ne oluyor ya neye hazır bu Asena, ne diyor bu Alp? Asena attan inip; " Hazırım ve çok heycanlıyım " " Heyecanlanacak birşey yok sen zaten biliyorsun at binmeyi ben sadece bir kaç tüyo vereceğim sana " " Öyle ama seninle ilk defa at bineceğim Alp " deyip saçlarını omzunun üstünden geriye attı. Gözlerim ikisi arasında gidip geldi. Ne ara sözleşti bunlar ya. Iyyyy Asena kusacağım birazdan. Kur mu yapıyor bu Alp'e şimdi. " Hadi o zaman başlayalım " " Tamam, ne yapacağız şimdi?" " Hiç birşey sadece bineceğiz, uygulamalı göstereyim hadi geç bakalım." deyip atı gösterdi. " Tamam " deyip hemen ata bindi Asena. 'Dünden razı tabi bulmuş Taş gibi çocuğu' ne diyorum ben ya. Ben içimden kendime kızarken Alp çevik bi hareketle Asena'nın arkasına yerleşti atın üstünde. Gözlerim fal taşı gibi açıldı şaşkınlıktan. Napıyor bu çocuk, o çevkliğe mi şaşırayım Asena'nın arkasına dip dibe yapışmasına mı? Bize dönüp görüşürüz deyip anlamadığım seslerle atı hareketlendirdi. Arkalarından bakakalmışım ki saçımın çekilmesine kendime geldim. " Asena buldu sanırım erkek kurdunu " Dediklerine karşılık bi tekme attım Furkan'a. "Saçmalama at biniyorlar Asena öyle olsa da Alp öyle tiplerden değil sanmam birşey olacağını" Tekme attığım yeri ovalarken hala benimle uğraşmaya devam etti Furkan. " Kızım ilgim yok bana ne Alp'ten diyen sen değil misin? Bırak işte dişi kurt ve erkek kurt bulmuş birbirini ne güzel " " Yürü Furkan bu sefer ki tekme başka bir yerine gelir yoksa, hayır sana üzülmüyorum ilerde hala olamazsam ona üzülürüm" " Tamam be kızma hemen, kabul etmiyorsun ama ben az önce dışarıdan gördüm ikinizi de. Diyorum sana çok ateşli olacaksınız siz " " Of Furkan of yürü ya " Deminki modum düştü zaten birde üstüne Furkan'ın dedikleri iyice canımı sıktı. ---------- Gidip telefonumu aldım kafam dağılsın diye sosyal medyada gezinmeye başladım. Abim fotoğraf paylaşmış yeni görüyorum. Alp'i de etiketlenmiş fotoğrafa. Merakıma karşı koyamayıp Alp'in hesabına girdim. Gizli bile değil her şey ortada. İşime gelir deyip bi göz atayım dedim atmaz olaydım. Saz çaldığı videolar, fotoğraflar ve at bindiği videolar vardı sayfasında bol miktarda. Tek tek inceledim, hepsinin altında kızlar yorum yapmışlar. At bindiği bir videonun altındaki yorumun biri dikkatimi çekti. * Atın olayım saatlerce bana bin * yazmış. Nasıl iğrenç bir yorum bu böyle ya. Alp bey de silmemiş hiç. Şimdi bu yoruma bir şeyler yazardım ama belli etmemem lazım baktığımı. Baya bir bakmışım hesaba, duyduğum at sesiyle panikle telefonu alıp cebime attım. Alp attan indi kapıya gelince. " Alp, çok teşekkür ederim verdiğin taktikler için. " " Rica ederim" dedi Alp bir yandan atı severken. O sırada annem Alp'in geldiğini görünce bana seslendi. " Duygu kızım gel sofrayı kurmama yardım et" " Tamam anne " deyip kalktım. Furkan da bana ayak uydurdu. Birlikte masayı kurduk birbirimize takılmalarımız eşliğinde. Demin olanlar hiç olmamış gibi devam ettim. Bir ara baktığımda Alp telefonuyla uğraşıyordu, anlamaz değil mi hesabına girdip baktığımı? Yok canım nerden bilecek önceden kaç kez beğendiğim kişileri stalklamıştım zaten anlamaz anlamaz. Furkan ve abim yanımda ben ortalarında yemeğe başladık. Yemeğin ortasınd Alp'in telefonu çalmaya başladı. " Kusura bakmayın açmam lazım" deyip cevapladı telefonu. Karşı taraf ne dedi bilmiyorum Alp'in aniden ayaklanmasıyla oturduğu sandalye geriye düştü. " Tamam hemen geliyorum ben, birşeyiniz yok değil mi?" " Tamam ben gelene kadar sakın birşey yapmayın bekleyin" Telefonu kapatınca Abime dönüp devam etti; " Kardeşim beni merkeze bırakabilir misin acil? " " Bırakırım tabi de ne oldu?" " Anlatırım yolda hadi acele edelim" Babamla anneme dönüp ; " Böyle bir saygısızlık yapmam normalde ama kusura bakmayın nolur acil gitmem lazım" " Yok oğlum ne kusuru, yapabileceğimiz bir şey varsa yapalım" " Yok efendim sağolun düşünmeniz yeterli, Görüşmek üzere lütfen siz bozmayın devam edin yemeğinize" " Tamam Oğlum dikkatli gidin" Alp hızlıca çantasını alıp çıktı ve abimle arabaya binip yola çıktılar. Ben yine baktım tabi arkadan. Dağdan inme insan bi hoşçakal der. Umarım önemli birşey yoktur diyeceğim ama önemli olmasa bu şekilde de gitmezdi sanırım.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD