Bölüm başlığı:
"Ben korkak değilim!!! "
******************
-Hayır!bunun olmaması gerekiyordu! Olamaz!
diye bağıran Melisa şimd kendini topladı ve kafasında kurduğu pilana sadık kalarak Laurayı askerleri kaldırması için, benimde Dereki çağırmam için emirler verdi.Şimdi bu konuda tartışıcak zaman değildi.Bu yüzden biz yukarı koştuk.Her kes savaşa hazırlanıyordu.Derek kendi silahını eline almıştı bile.Beni görünce arkama bakındı:
-Melisa nerde ?
diye sorduğunda ben onun depoda olduğunu söyledim O an fark ettim , Derek hemen bi kaç askerle depoya koşuyordu.Etraftan silah sesleri , Melissa ve Derekin emirleri duyuluyordu.Birazdan onların geri döndüğünü görünce onların yanına koştum,haberler iyi değildi.Zombiler depoyu tamamen ele geçirmişti.Derek askerlere herkesi B pilanı üzre çatıya çıkarmasını söyledi.Melissa onlara liderlik edecekti.
Tam bu sırada bilmediğimiz bi şey vardı.Askerlerden biri ısırılmıştı.Bir anda gözümün önünde korkunç olay yaşandı .Zombiye dönüşen asker önüne çıkanı parçalamaya başladı .Her yanda çığlık atan insanlar,onları öldürmeye çalışan, dişlerinden kanlar akan zombiler vardı.Zombilerden kurtulmaya çalışan insanlar demir asansörle yukarı, çatıya gidiyorlardı.Askerler onlara saldırının olmamasını sağlamak, zombileri durdurmak için her türlü silah kullanıyordu.
Bende elime bir silah almışdım,çünki benim gözüm bu olayların arasında küçük bir kız çoçuğunun zombiye dönüşmüş annesinden kurtulmak için nasıl mücadele verdiğini gördü.Küçük kız büyük zırhlı araçın altında saklandı .Derekin askerlere gidiyoruz talimatlarını duysam bile,ben kızın saklandığı yöne koşmaya başladım .Onu öylece bırakamazdım....
Melissa Dereke yardım etmek için geri döndüğünde,Derekle burun buruna gelir,Derek ikinci katın kapılarını kapatmak istediği zaman,Melissa ona Jessi sorar
-hayır! Ne yapıyor o ? aptal kız! onu öldürücekler!
Sözlerini bile bitirmeden Derek bir anda Jessicanın peşinden gider.....
Çünkü Derek Jessi fark ettiğinde kızım başı beladaydı.
-Ben, kıza dokunmaya çalışan zombileri kendime çekmeye çalışdım.Silahtan doğru nişan almasam bile,durmadan ateşliyordum.Bilmiyorum nerden çıkdı,ama Johnda benimle ateş ediyordu.
John- ona koşan kızı kucağına alıp,askerlerin yardımıyla yukarı kalktı
-"hadi Jessi çabuk ol" diye bağırdı,ama benim onlara yetişmeme ramak kala Johnın peşindeki zombiler yüzünden askerler kapıları kapattılar.
-Ne??? yok! Yine mi?! !
Bir anda her şey bitti sandım, bir insan için o kadar insan ölemezdi,
"benim çıkışım " diğer tarafta olan asansördü,ama benim kurtulmam için gerçekten mucize gerekti.
'Son kurşunlar...' düşündüğüm an Melisanın " bu tarafa " konuşmasını duydum , bi baktım ki,biri beni kolumdan tutarak,sesin geldiği yöne çekti . Buna inanmak zordu,beni hiç umursamayan biri , kurtarmaya çalışıyordu, yani Derek!
Melisa ve Derekle birlikte merdivenleri koşarak biz de çatıya çıktık.Derek kapıyı tuttu,şimdi ne yapıcağız derken B pilanını şimdi anladım
B pilanı:
bizim bina ve arasında altı metre kadar mesafe olan diğer binaya bir kaç tahta koyularak köprü oluşturulmuştu ki,bir kaç dakika önce yukarı koşan insanlar şimdi diğer çatıdaydılar.Aslında bu gördüğüm şey benim için zombiden daha beterdi.Çünkü benim yükseklik korkum vardı.Önce Melissa geçti,sıra bendeydi
-ben yapamam, ben bunu yapamam!
-ne bekliyorsun hadi gel Jessi
diye Melisa bağırıyordu.
-hadi çabuk ol,aptal kız! Ben bunlar uzun süre tutamam !
Ben bu sözler karşısında ,Dereke bakdım doğruydu, çok zor dayanıyordu.Ne yapmalıydım.Ayaklarımı tahtaya basamıyordum hemen başım dönüyordu.
"Neden bunlar hep benim başıma gelmek zorunda ki?!.
Derek benim gerçekten çok korktuğumu gördü
-yine iş başa düştü!
ben, bir fobiyası olan kız için ölmek zorunda değilim!
dediği an cebinden bir şey çıkardı ve onu tuttuğu kapıdan içeri attı.Bir rüzgar gibi bana yaklaştı.Ne olduğunu fark etdiğimde… .yükseklik!
Hayır!
Ama dur......
Evet,Derek adımlarını çok yavaş atarken ,beni de kucağında sımsıkı tutmaya çalışıyordu.Eski apartmandan patlama sesi geldiğinde biz yolun yarısındaydık.Ben gözümü açtığım an ,panikledim,çünki bir anlık Derekin ayakları tahta üzerinde dolaşdı,ama hemen toparlandı.Benim heyecanlı bir halde ona yapışmamı görünce
-tamam ,sakin ol sakın aşağı bakma!
Onun bu sözleri beni daha da strese sokuyordu.Ama adam haklıydı.Benim ani hareketim ikimizin hayatını bitire bilirdi.Son adımını atarken Derekin atlaması yüzünden ikimizde düştük.Arkadaşlar hemen tahtaları iple birlikte ortadan kaldırdılar.Herkes derin bir üzüntüyle eski binaya son bir bakış attı.
Onları anlaya biliyordum aylarla zaman geçirdiği evlerini ve arkadaşlarını arkada bırakmak zorunda kalmışlardı.
Son olaydan bir kaç gün geçse bile,Melissa hala benimle çok soğuk konuşuyordu.Öylen yemekte bende yemek dağıtımına arkadaşlara yardım ediyordum.Bana iki tabak daha getirdiler .bunlara yemek koyarken,17 yaşlı esmer güzeli Selena da elinde bir tabakla geldi.Ben Melissanın benimle konuşmamasından çok kırılıyordum.Doğru benim fobim yüzünden onun sevgilisi zarar göre bilirdi.Ama ben ne yapa bilirdim ki?,sonuçta beni kucağına almasını ben demedim
Melisa yine yanımdan geçti.Selena boş tabakları masaya koyduğu zaman
-Bence sen onlardan uzak dur,o kız tam bir cadı,işine geldiğinde arkadaş,işi bitdiğinde düşmanı olursun!
-Melisa mı?ama o öyle değil !O benim arkadaşım!
-Ya evet! çünkü Derek senden hoşlanmıyordu.Bak Jessi seni tanıdığım kadarıyla burda yenisin.Senin arkadaş dediğin o kız sırf Derek seninle iyi değildi diye ,seninle kankaydı.Şimdi neden seninle konuşmuyor
biliyormusun? Çünkü Derek seni kurtarmak için çaba harcadı, kendini riske attı.
Gözün aydın sende bizim aynı listeye düştün.
-Ben buna inanmıyorum.Hem ben onun erkek arkadaşını ne yapayım ya?! Benim dedim bir an önce aileme kavuşmak.
Ayrıca hem öyle biri benim ilgimi çekmedi.Eğer bu yüzden korkuyorsa, boşuna biz zıt karakteriz!
-Orasını bilemem! Ama bence korkması gerekiyor.Çünki bu güne kadar- Derek hiç bir kıza bu kadar öfkeli olduğu halde, onu kurtarmak için, bu kadar çaba göstermeyen bir erkek!,
ama sana yardım için hemen koşması,garib doğrusu...
-Ya yeter Selena !Ben bunları dinlemek istemiyorum,sen yanlış düşünüyorsun !sert tepki göstererek ordan uzaklaştım.Yok daha neler...En iyisi ben çatıya çıkıp temiz hava alayım.
Bazen yalnızlık öyle bi gelir ki,ne giysen üşürsün.Şimdi ben öyleydim.ne desem ,kime desem ?! Yeni yerin insanları da bir başkaydı,sanki...
Derekin lider olduğu bir yerde hiç bir kıza zor kullanma,taciz , hiç kavga sesleri duyulmazdı ,bir tek işlerin doğru yapılmamasından her zaman şikayetci olan Derek vardı.
Ya ben onun sürekli bana karşı sert tavırlarından rahatsızken,şimdi burda olanları görünce, gerçekden ben nereye düşdüm diyorum.
Yeni yerdeki, liderin oğlu Frenk diye biri ,herkese bir laf sokuyor, hele kızlara karşı davranışlarını hiç söylemek istemiyorum.Zaman ilerledikce buranın bana göre olmadığını fark ediyordum.Frenk sapık ve gerizekalıydı.Bir defasında gece bi sesler duymuştum,sabah sesi duyan varmı diye?sorduğumda Selena bana Frenkin bir kızla anlaşamayınca,kızı binadan atdığını söyledi.İşte o zaman anladım.
Burdakı insanlar,dışardaki canavarlar yüzünden ,içerdeki canavara gözlerini kapatıyorlardı
Kabullenmesi zor olan şey… .Bu en çok kimsesiz kızların başına geliyormuş.Yani bu demek oluyordu ki,bende güvende değildim .Sonuçta ne annem,ne babam,ne kardeşim,ne de sevgilim yoktu. Başıma birşey gelse, söyleye bileceğim kimse yoktu. Bu kadar insanın ,üstelik çoğuda erkek olan, bu insanların içinde bir tek ben yalnızdım. Baksam bi etrafıma , Laurayı kardeşi ve John koruyordu,resmen sevgilisiydi,Melissanın Dereki,Selenanın babası,hatta benim yardım etmeye çalıştığım o küçük kızın bile babası yanındaydı
.Peki ya ben ...ailemin nerde nasıl olduğunu bile bilmiyordum.Kendimi bir boşlukta hiss ediyordum.O kadar insanın içinde konuşuyorsun,ama güvene bileceğin,derdini anlatıcağın birini bulmak çok zordu.
Ay sonunda uçakla bura gerekli malzemeler gönderiliyordu.Gönderilen silahlarlarla zombileri donduruyorlardı, bu öyle buz falan üreten silah değildi, bu zombileri durdurucak yeni nesil silahtı, böylece onlar haraketsiz kalıyordu.Ama binlerce zombi için hala yeterli silahlara sahib değildik.Bu yüzden gerekmedikce dışarıyla bağlantı yoktu .
Melissa artık bana selam bile vermiyordu.Zamanla herşeye alıştığım için,bu olaya da alışmıştım
Ama o güne kadar....
O gün ben su kaynatmak için bidonla su taşıyarak,bayanlara yardım ediyordum ki, korktuğum başıma geldi .Bir anda Frenk karşımda dikildi
- Merhaba,biz bir türlü tanışamadık,ben Frenk .Bir şeye ihtiyacın olursa,yalnız değilsin,sonuçda buralar benden sorulur, senin adında Jessi değilmi?
Diyerek taşımaya çalıştığım bidonu elimden almaya çalıştı.Ben geri çekildim,ve suyla dolu bidon elimden yere düşdü.Sese bir kaç kişi döndü,ben sessizce bidonu kaldırdım,
-ey güzelim ,bu kadar korkma,ben sana yardım etmek istiyorum
Ona korktuğumu,belli etmemek için kendimi toparladım ve
-gerek yok! Kendim hallede bilirim.! dedim
-Ama bak ,ben öyle her adama yardım eli uzatmam,demek ki....sözünü bitirmeğe izin vermeden
- benim senin yardımına ihtiyacım yok!İllada yardım etmek istiyorsan, bir daha karşıma çıkma!
Diyerek ordan uzaklaştım.Ama benim ondan bu kadar çabuk kurtulmamın imkanı yoktu.
Bunu düşününce, gece bana yaklaşır diye,üstümde bir bıçak gezdirmeğe karar verdim.Doğrusu silah kullanmak bir yana, onu doğru tutmayı bile beceremiyordum, ama bundan sonra çok dikkatli olmam gerekiyordu.
Akşam Selena bana geldi,babası diğerleriyle bir kaç saatliğine keşfe gidiyormuş,o da benimle kalmak istiyordu.Gece Selena su almak için ,yan odaya gitti.Birden onun sesini duydum.Sürekli "bırak beni !babama söyleyeceğim bırakın beni!!! diyordu Hemen yerimden kalktım ve sese doğru gitmeğe karar verdim
-Lanet olsun!!!
bunlar Frenkin grubuydu.Onu o canavarların elinde bırakamazdım ,ama burada bizimle gelen güvenilir birileri de yoktu,hepsi görevdeydi.
Ne yapsam Melisayı mı çağırsam? Yok onların odalarına gidersem Frenk beni hemen yakalar.Ne yapmalıyım?!
Anladığım vakit yoktu,düşünücek zaman değildi.Keşke John burda olsaydı,en azından yardım ederdi.Kendimi toparladım ve bir aptal gibi yalnız olarak onların karşısına çıktım.Zaten olacaklar belliydi.Frenk elimdeki bıçağı ,bir anda aldı ve ben silahsız beş kişinin arasında ne yapmalıyım onu bile düşünemeden,Frenk benim bileğimden tutarak,kendine çekti.
Üstü-başı kan kokan,bu korkunc adamı vurmaya çalışıyordum.Bir yandan Selenaya bakdım ama onun ağzını bağlamışlardı,seslenmek istedim sesim çıkmadı.
O ,iğrenç eliyle ağzımı kapadı ve
-yok sarı kuşum bu kadar çabuk gidemezsin!!!
diyerek en ürkütücü bakışıyla bana gülümsedi
Bütün bedenim titriyordu .Kesin işimiz bitti. Tam bu sırada aklıma birşeyler geldi . son vuruşlarımı yapmadan teslim olamazdım ve bu yüzden tekme,ısırma ne gerekiyordusa yaptım.Sonumuzun geldiği bir zamanda gözlerim korku ve heyecanla belki de son kez Selenaya baktı. Ama çok tuhaf birşey oldu.
Selenanı tutan adam yere serildi.Frenk ve üç kişi karşısındakini görünce çok şaşırdı.Çünkü ben bile inanmakta zorluk çekiyordum.
-Frenk üzgünüm partini böldüm,ama bölmek zorundaydım ,benim ekibimin kızları senin oyuncağın değil!!!
Ya inanılmaz karşımdakı adam bu sözleri sert biçimde söylüyordu.
-Derek !yapma dostum ,ne güzel eğleniyorduk! Tamam ,Selenanı bırakın! Ama bunu olmaz diyerek Frenk kan kokan parmaklarıyla beni kendine zorla yaklaştırmaya devam ediyordu.
-Ya bırak beni aşağlık ,yemin ederim seni ilk fırsatta öldürüceğim
diye bağırıyor,ondan kurtulmak için herşeyi yapıyordum.
Derek Selenanın elini ve ağzındakı bandı açıp,Melisaya gitmesini istedi.Sonra bize doğru bir adım atdı.
-Hadi Frenk ,beni uğraştırma,kızı bırak!bende babana bir şey söylemem .
-Burası bizim alan sen bana emir veremezsin Derek!
-Ama o kız da benim ekibimden !ya sen onu bırakıcaksın...ya da…
devamı gelmeden Frenkin adamları ona saldırdı.Lakin Derek cebindeki ucu dikenli zincirle o adamları öyle bir vurdu ki adamlar yüzleri kanlar içinde yere serildi.
-Frenk senin gibi pisliği o kadar iyi tanıyorum ki,senin belli olmaz davranışlarına karşı da her zaman önlem alıyorum.Şimdi ikimiz kaldık ve sen kızı bırakıcaksın yoksa… !
deyince Frenk beni öyle itti ki ,bir baktım Derek bana sımsıkı sarılmış, ne zaman beni tuttu onu anlamadım .Frenkin "al senin olsun "demesi hala kulaklarımı çınlatıyordu.Yavaş -yavaş kendime geliyordum,korkudan akan göz yaşlarım,Derekin kapişonunu islatıyordu ve onun "geçti ,geçti" demesi beni sakinleştiriyordu.Ben kendimi güvende hiss etdiğim o göğüsten ayrılmak istemiyordum,galiba Derek de beni bırakmaya istekli değildi.Ben kendimi toparlayıb ondan ayrıldım,Derek bana sarılan kollarını geri çekti
Derek:
-iyimisin,sana bir zarar verdi mi?!!
-Ben iyiyim ,yetişmeseydin verecekti.Çok teşekkür ederim.
Derek:
-Teşekküre gerek yok!. Ama bundan sonra ondan uzak durun;her zaman şanslı olamazsınız!
Ya ben az evvel bana sarılanla şimdiki adamın aynı kişi olduğuna emin değilim.Adam yine beni iyneledi ve görevi bununla bitmiş gibi gidiyor.Tam bu sırada Melisa ve Selenayla karşılaştık.Melissa yine sevgilisine koştu .Biz de Selenayla odaya döndük.Onların yanından geçerken Derekin bakışkarını üzerimde hiss ede biliyordum.Tabi Melissa da beni kızgın bir bakışla izliyordu.
Ama ben hala o olayı unutamıyordum
"ya Derek gelmeseydi ,"
o zaman onlardan tek parça kurtulmamızın imkanı yoktu...
DEREK
Frenk ve onun babası Kron iyi asker ola bilir,ama sapık ve yarım akıllıydı.
Hatırlıyorum,biz buraya yeni gelmiştik.Zombiler öyle saldırdı ki,silahlar ,bağırışmalar hiç durmuyordu, işte o zaman insanların bazıları onu takip etti,bazıları benimle bizim eski apartmana gittik .Daha o zamanlar Frenki sevmiyordum.Babası onu bir göreve yollarsa,insanların canını tehlikeye atmaktan hiç çekinmezdi.
İyi haber bizim eski yerimiz zombilerden tamamen temizleniyor.O zamana kadar bunları öldürmesem iyidir düşünceleri sürekli kafamda. .Her şeye sakin olurum ,ama ekibimden birine zarar verilmediği sürece!
Melisa sakin ol ,aldırma dedi,ama sakin olamam!.
Geçen gün Frenkin benim ekibimden olan aptal kıza yaklaşma çabalarını gördüm.Ekibimdekiler azalmış ola bilir,ama bu o demek değildir ki,ben onları Frenke ezdiririm.
Hele kızları asla, ben onların lideriyim ,onları korumak benim görevim.
Hele şu kimsesiz kız,nedenini bilmiyorum ama bu kız çok farklı biri.Frenkin onu ağına geçirmesine izin verecek değildim.Ben zengin kızları kendini beğenmiş,şımarık zannediyordum.
Geçen zaman boyunca baş vermiş olaylar sonrası,git -gide benim Jessica hakkında olan düşüncelerim tamamen değişti.Hele bu gün sabah onu gördüğümde,zavallı kızın dünkü olay yüzünden ,etrafa daha dikkatli kuşkuyla baktığını fark ettiğimde, biraz kötü oldum.Sabah Selenanın babası beni ve Jessicayı teşekkür için çağırmıştı.Ardından ben dün yapılan görevin detaylarını haber alırken ,gözlerim alttan alttan onu izlemeğe mehkum olmuştu Jessicanın odayı terk ederken çok üzgün olduğu gözümden kaçmadı.Bizim Melisayla benzer yanımız bir şey bize endişe veriyorsa, onu kökünden kaldırırız.Ama Jessica,o böyle değildi ,bunu anladığım için biliyordum o böyle yapamaz.Bu yüzden benim gözüm sürekli onun üzerinde
Etrafta çalışanlarla konuşurken , yine Frenki iş başında yakaladım.
-Yine mi ? Frenk ne inadından ne de bu kızdan vazgeçmiyor,ama ben ona gösteririm.... Düşünceleriyle hızlı adımlarla aşağı kata indim.
*****
JESSİCA
Evans amca çok iyi biri.Dün kızına yardım etmeye çalıştığımız için bana ve Dereke teşekkür etti .Sonra ben onları yalnız bıraktım ,onların iş konuşmaları beni ilgilendirmiyordu.
Biraz Selenayla konuştuk,sonra ben hava almak için çatıya çıkmayı düşündüm.Hala o pislik Frenkin bana yaptıkları aklımdan çıkmıyordu.Tam yukarı çıkıyordum ki, Frenk önümü kesti
-Bu acele ne güzelim?
-önümden çekil senden korkmuyorum,sen! iğrenc elinle bidaha bana dokunma!
-yoksa ne? Yine kahramanını mı çağırırsın? Jessi çok heveslenme ,burası benim,
eninde-sonunda seni yalnız yakalayacağım .İşte o zaman sen benim olacaksın! A bi.. de o Dereke çok fazla güvenme sonuçta onun sevgilisi var!Seni her zaman koruyamaz!Senin kimin var peki? Neyse ..sonra .. Görüşürüz benim... sarı kuşum!
Ben onu ve bana doğru uzattığı parmaklarını geri ittim ve çatıya gittim.
-Ya neden ben böyle bir yere geldim.Frenk haklı kim korkak bir kız için ,karşısına liderin oğlunu almaya cesaret ede bilirki?
Ya keşke bunlar rüya olsa , ben hala sıcak yatağımda olsam, Simonun ürkütücü şakalarına bile katlanırdım , ama bu… .
Şimdi bir kabusun içinde yapa yalnızım.
Kim benim için Frenki karşısına alır ki?! İşte kendi soruma cevap vere bilirim "hiç kimse" .Derek bile sadece bir lider olduğu için,öyle cesaret sergiledi,ama bunu her zaman yapmaz,yapamaz onunda koruyacak kız arkadaşı ve dostları var… Bu sebeple ben kendim acilen bu beladan kurtulmalıydım.
Nasıl olursa olsun arabama ulaşmalıyım,bu yüzden zombilerin olduğu bölgeye gitmem gerekse bile.Bunu düşünüyordum ki,arkamda ayak sesleri duydum.Yavaşca cebimden bıçağı çıkardım,ve döndüm.Karşımda duran ,beklediğim kişi değildi.
-Derek?! ....Sen.....
-Önce silahı kullanmayı öğren ,sonra korkutmayı !-diyerek elimdeki küçük bıçağı aldı. Ben bu kez onu kaale almayacaktım, en azından öyle göstermeğe çalıştım bu yüzden yine güneşi izlemek için ona arkamı döndüm. Derek benim yanıma geldi ,o da benim gibi manzarayı izlemeğe başladı.
Boş , çöplük içinde etrafta sadece insanın canına susamış zombilerle dolu olan bir şehirde güzel , ruhu aydınlatacak, manzara bulmakta zordu.
Bilmiyorum kaç dakika geçti.Biz öylece sessizce binaları ,etrafı izliyorduk.Zaten Ne konuşa biliriz ki?
Bu durumu bozan Derek oldu.
Derek:
-Frenki yine seni tehtit mi etti?
Jessi:
- Bir nevi gerçekleri söyledi aslında.
Sonuçta herkesin koruyacak,kimilerise var.Onlar sevdiklerini korumak için,onun davranışlarını görmezden gelecekler.Böylece masumlar zarar görmeğe devam edecek.. Ben böyle şeyleri görmeği hiç istemezdim
Aslında ben buraya hiç gelmeseydim daha iyiydi. Ne arkadaşlarınız ölürdü,ne de ben bu durumda olmazdım.
Derek:
-Bunları söylediğine göre, demek baya korkutmuş seni !
Ya yater! o yine beni suçlamaya mı geldi.Bugün Derek de beni korkak sandı!bu son!
-Ya senin benimle ne derdin var.Bi yardım ediyorsun;bi azarlıyorsun.Haklısın! benim burda olmamam gerekiyordu, sana sürekli zorluk çıkardığımın da farkındayım, ama mutlu olmana bak, çünkü yakında burdan gidiyorum,artık benim gibi beceriksizlerle zaman harcamana gerek kalmayacak!!
dedim ve çatya açılan kapıya gittim "bekle" sözünü duydum.O biranda karşımda durdu.Yüzünü karanlığa boğan kapişonu geri itti.
Bunu neden yaptı, yine mi kızgındı? Gerçekten görmek istediğim,en son şey onun çimen yeşili gözleriydi.
O gözler önce öfkeli sonra sakin halde benim yüzümü dikkatlice izledi.
-Ne istiyorsun?
Sorusunu sorduğumda
-Her zorluktan böyle kaçıyormusun?
-Ne yapıyım kalıp,Frenkin ne zaman beni avlayacağını mı bekleyim,bak bir keresinde sen kurtardın,teşekkür ederim.
Ama senin kendi işlerin var.Herkes onlardan çekiniyor.Benim yüzümden kimse başını belaya sokmaz ve sokmamalı.Sonuçta herkesin kayb edecek birşeyi var.Benim burdan gitmem ,gerek.Ben sizlere zorluktan başka birşey değilim.
"Özür dilerim " dedim ve yine gidemedim.Derek benim kolumdan tuttu ve kendine çevirdi.
-Sen konuştun şimdi beni dinle!
Bu sözleri bağırarak söylemişti, ama gözlerinde öfke yoktu.
Ben ekibimden hiç kimseye zarar gelmesine izin vermem!Bu sen olsan bile! Sen gitsen bile,gördüğün hiç birşey bitmez.
Bu yüzden sana beklemeni emr ediyorum.Ben zaten Frenk ve babasının liderliğini ellerinden almayı pilanlıyorum.Onlar çok oldular,farkındayım.Bu sefer benim pilanıma ters birşey yapma yeter!
Bu plan şimdilik sırr,ağzını sıkı tut!……… ..Senin gitmene gelince bir ara onu da konuşuruz,ama şimdi değil!
Dedi ve bana söz hakkı vermeden gitti.Kapıda durdu ve bana döndü.
Bu geceden itibaren benim odamın yanındakı odada kalıcaksın. Birde "kimse onları karşısına almaz deme,ben aldım çünkü!
Gitti,ama aklımda sonsuz soru işaretleri biraktı,hala onun dediklerini dahası ne anlatmaya , ima etmeğe çalıştığını düşünüyordum.Neler yaşanacak onu bilmiyorum.Tek bildiğim sandığım kadar tek başına olmadığım....
Derek:
-Ya sen ne diyorsun,bunu senin teklif etmen gerekiyordu Melissa!
Sonuçta o kız eskiden senin arkadaşındı ve sakın bana karşı gelme!Onun yardıma ihtiyacı var,senin sandığın gibi,kötü biri değil.
Melisa:
-endişelerimde haklıyım ,sen onunla ne kadar zaman geçirdin de,onun kötü olmadığını anladın ha?! Ayrıca o benim arkadaşım filan değil. Onu tanıyalı bir kaç gün oldu ya da olmadı. Ama artık sen onu..
Aslında Derek geldiği andan Melisa onunla Jessica hakkında tartışıyordu.
Melissa Jessicanın yan odada bile olsa,kalmasını istemiyordu.İçinden bir şeyler Derekin bu kızı koruması iyiye işaret değil diyordu.
Kavganın sonunda
Derek:
-'kendine gel ve beni dinle, o kız burda kalacak! Sen istesen de ,istemesende!' Dedi ve kapıyı vurub gitti.
Oda kötü değildi,en azından odada yatak vardı.Derek benim bu odada yalnız değil,bir aileyle dahası anne kızla kalıcağımı söyledi.Bu iyiydi ,eski odada bir çok kadın vardı.Öyle zaman olmuştu ki,bütün gece onların konuşmaları yüzünden uyumamıştım.Şimdi burası çok sakindi ,sonuçta güvende olucaktım.Eski bile olsa çarşaf çok rahat geldi.Yerime yatdım uyumak için gözlerimi kapadım. Keşke şimdi evimizde,kendi yatağımda olsam,babam beni uyandırsa, 'hadi kızım kalk okula geç kalıyorsun,kalkmazsan,annen senin payını kardeşine verir' dese .Ah anne ,baba ben sizi çok özlüyorum,keşke sizden bir haber alsam! Tam gözlerim kapanıyordu ki,sanki odada bir gölge gördüm.Bu Frenk ola bilir mi?
Ama ben kalkınca gölge bir anda yok oldu.
Sabah erkenden Selenayı gördüm.Bu gün işimiz çoktu,dün gece gönderilmiş malzemeleri ,ihtiyacı olanlara dağıtmalı, onlara daha nelerin gerekli olduğunu Selenanın babasına söylemeliydik. Ben onlara yardım ederken çok mutlu oluyordum.Beni aşağı kattaki ilac kutusu için yolladılar.Kutu baya ağır geldi benim için,
ama taşınmayacak anlamına gelmezdi.Kutuyu kucakladım ve gitmeye başladım .Biraz gitmiştim ama durdum,nefes almam gerekti
-Ver bana böyle götürürsen yarına ancak varırsın
dedi ve elimden sanki boş bir kutu alırmış gibi Derek kutuyu benim kucağımdan aldı
-ya sen beni mi takib ediyorsun?
sorusunu sordum ve ne bahane uyduracak diye beklerken,o bana
-evet, gözüm hep üzerinde,yeni bir maceraya katılırsın diye seni gözetliyorum.
Ya espirisi bile çok sert .Yoksa bu şaka değil mi?! Ya gerçektende beni gözetliyorsa, belki de akşam gördüğüm gölge de ona ait… her neyse….
Nedenini tam olarak bilmiyordum.Ama onun her an benim yanımda olması,beni acaip mutlu ediyordu.Mutluluğum uzun sürmedi.
Kapıda Frenk iğrenç gülüşüyle bizi bekliyordu.Acaba Derek onun orda olacağını bildiği için mi bana yardıma gelmişti ? Yine kafam karışmıştı.
-Derek,senin benimle ne alıp veremediğin var?! Çok merak ediyorum. Ne zaman Jessicayı ararsam,hep senin yanında. Sen neden hep benim hoşlandığım kızları çalıyorsun.Hem Melissanın senin takıldığın kızdan haberi varmı?
Derek onu sakince dinledi,yüzünde soğuk ifadeyle Frenke baktı ve yine sakin bir şekilde dedi:
-Bunu bana değil kendine ve kaçırdığın kızlara sor! Görüyorum ki, kuyruk acın hiç geçmemiş,ama sen bu kötülüklerle daha çok şey kayb edersin!Bunu bir arkadaş tafsiyesi olarak kabul et!
Biz Frenkin yanından geçerken,Derek başını Frenke çevirdi
"ve bizden uzak dur" dedi ,bir eliyle kutuyu tutarken diğer eliyle benim elimde tuttu ve beni peşinden sürükledi. Eli o kadar sıçaktı ki,sanki elimi değilde avucunda kalbimi tutuyordu.Biz kapıdan geçtik,o hala elimi sımsıkı tutmuş,beni bırakacak gibi görünmüyordu.Tam şu anda,bana derin yeşil gözleriyle öyle bi baktı ki,sanki içimden ne geçtiğini anladı.
'Sen neden bana kendimi farklı hiss ettiriyorsun' sorusunu sormak isterdim.Bir anda ellerimi bıraktı ve kutuyu bana uzatti ve dedi:
Odaya az kaldı,kutunu sen taşıya bilirsin,benim de kendi işlerimle ilgilenmem gerek!
İşte o sözlerle o öylece ordan uzaklaştı,benim ona teşekkür bile etmemi beklemedi.
Yemekte ben Selenanın kaldığı odaya gittim. Sabahdan beri içimi kemiren bazı sorulara cevab arıyordum.Neden Frenk Derek için" kızlarımı çalıyorsun" dedi .Hangi kızlar?
ve Derekin de acın geçmedi demesi ,ortada bir kız olduğu ve onların düşman olmasının sebeblerinden biriydi.Bu yüzden mi Derek bana yardım etti,yoksa burda başka birşeyler mi vardı? Ne olursa olsun bu gün kafamdaki soruları çözmeyi umuyordum ki,Selenayla karşılaştık.
****
Selena:
-tamam,sana Frenk ve Derekin kavgasının ne zaman ,nasıl başladı anlatırım,ama lütfen aramızda kalsın!
Jessi biraz düşünüp, tamam dedi ve merakla hikayeyi bekledi
Selena hikayeyi anlatmaya başladı.
"Babamın bana söylediği kadar Derek ve Frenk bura ilk geldiğinde arkadaşlarmış. Derek o zamanlar şimdikinden de çok yakışıklıymış.Ama Derek çok içiyormuş çünkü evlenmeye hazırlandığı kız bir deney üzerinde çalışıyormuş ve bir gece kız deneyden virüs kapmış,önce hasta olmuş ,ama sonunda zombiye dönüşmüş,tıpkı o şirketteki diğer arkadaşları gibi.Derek de bura geldiği andan sürekli içiyormuş.
Frenk ona yardım etmeye çalışmış ama başaramamış ,hiç bir kız onu ilgilendirmiyormuş ve kavgaya sebep olan kız var ya? senin söylediğin aralarındakı kız…… Melisa….. oluyor.O Frenkin sevgilisiymiş.Dereki gördüğü andan onun peşinden koşmaya başlamış.Tabi Frenk yardım etmeye çalıştığı arkadaşının da onda gözü olduğunu sanmış ve bir gece Melisanı Derekin odasından çıkarken görmüş ve büyük bir kavga çıkarmış.O sesle zombiler gelmiş ve insanlarla yaratıklar arasında kavga başlamış.Böylece insanlar nereye gitmeleri gerekdiğini bilmediyi bir vakitte Derek onları o beladan kurtarmış.O insanları bizim kaldığımız eski binaya,Frenkle kalanlar ise bu binaya gelerek saklanmışlar.Böylece Melisa da Derekle gitmiş.Bu arada kavga sekiz ay önce silah gönderen generalin yardımıyla son buldu ve iki bina arası köprü kuruldu.Ama senin gelişinle galiba bu ateş yeniden alevlendi.
Jessica:sen ne diyorsun Selena?!?
Ben ne yaptım ki?...
Selena:Jessi ,Melisa olayında Derek hiç tepki vermiyormuş ;
yani kısacası her taşın altında Melisa vardı.
Jessica
şaşırmış halde :eee?
Selena: esi Derek bu sefer çok farklı haraket ediyor,sürekli seni kurtarıyor,koruyor, bunun iki sebebi ola bilir, ya o gerçekten Frenke iyi bir ders vermek istiyor,yada... ...
Jessica :ne? Yada ne?
Selena: yada seni koruması ve her an seninle olması ...sana karşı bir şeyler hiss etmesi yüzündendir.
Jessica:yok artık!Ne olursa olsun benim bu kavgadan uzak durmam lazım.Bana ne! gitsinler ne dertleri varsa Melisayla çözsünler!,benimle değil!.
Selena:haklısın Jessi,ama sende Derekle arana mesafe koy,kim bilir onun aklında neler var.
****
Evet Selena haklı ola bilirdi,bütün bunları yarın düşünürüm ,gece olmuş,ben hala uyuyamadım.Yerime girdim;gözlerimi kapatmıştım,ama yüzümde,birinin nefesini hiss edince,gözlerimi açtım,ağzım yine karanlıkta bir elin avucuyla kapandı.Karanlıkta birşey göremiyordum,allahım yine mi Frenk? Düşünüyordum ki,yüzü kulaklarıma yakınlaşan o adamın:çabuk kalk ,beni takib et! demesiyle Derek olduğunu anladım.
O elini yüzümden çekti ve hızlı bir şekilde odadan çıktı Artık korkma alarmım çalışmaya başlamıştı.Ya Derek gerçektende iyi görünüp de,aslında Frenkden de kötüyse? Bütün bu sorular içimi kemiriyordu,ama gitmem gerekti, sonuçta kalırsam diğer manyakın eline geçicektim.Yavaşca ceketimi giydim ve bıçağı ceketimin koluna sokdum,odadan sakince çıktım ve onu takip etmeğe başladım .Biz en alt kata indik ,bir kere de olsun nereye gittiğimizi sormak istiyordum Ama bana" sesini çıkarma " söyledi.Bir kaç boş odalardan geçtik,sonra küçük bir odaya geçince , o odanın kapısını kilitledi Ya ben artık gerçekten korkmaya başladım .
-Dur kapıyı neden kilitliyorsun!?!
Sorusunu sordum ve cevab yerine Derek hızlı bir şekilde bana yaklaştı. Karanlıkta sırtında gözükmeyen çantasını yere koydu ve korktuğum kelimeyi söyledi:
-Üstündekileri çıkar!hemen!
Ben bir manyaktan kurtulduğuma seviniyorken;diğerine mi yakalandım? -Duymadın mı?üstünü çıkar
yine tekrar etti ve kendi kapişonunu çıkardı
-Sen ne ....diyorsun ya,ben seni iyi biliyordum,ama sen.....
Bıçakla onun üzerine yürüdüm,ve yine başarısız hamle.
-sana bıçak kullanmayı bilmeden eline alma demedim mi?
Ve ne oyunu çeviriyorsun
dedi , çantadan dalgıc kiyafetine benzer ama daha sert görünen bronz ve kara renkle karışık bir kiyafeti bana fırlattı.
-Bunları kiyafetlerini çıkardıktan sonra giymeni istiyorum.Acele et!Ne bakıyorsun çabuk ol!
Ben en azından biraz kendime geldim.Yani onun niyeti kötü değil.Peki bu kiyafetlerle nereye gidiyoruz. Sanki benim ne sormak istediğimi duydu ve dedi:
-Arabanı istemiyormusun onu almaya gidiyoruz.Ama bu kiyafetleri giymelisin.
Biz önce su borusundan geçicez .Bunlar su geçirmez ve
zombilerin delib -deşemediği türden bir kiyafet.Yani kiyafetinin hangi tarafından ısırılarsan
ölmezsin korkma!
kafanı koru yeter ve birde ben ne dersem onu yap!
Tamam mı?
-Tamam
dedim,ve kiyafeti tişörtümün üstünden giydim .Derek bana hazır olduğumda döndü ve eskik şeyleri de çıkardı.Bunlar dondurucu silahlardı malum biz iki kişi eski evimizi ziyarete gidiyorduk.Galiba bunu bizden başka kimse bilmiyordu.......
Düşünün,odada yeni tanıştığın biri ile 4 saatlik kilitli kaldınız.
Hayır!aklınıza hemen romantik birşeyler getirmeyin.
Biz arabamı depodan almak için Derekle bir anlaşma yapmıştık .İşte arabam için biz hazırlandık, suyu geçmek için maskeleri taktık.Ya arkadaş,apartman altında bu kadar oda ne zaman inşa edildi,sanki bazıları birtürlü olucakları biliyormuş.Biz suyu geçtik ve Derek odaları açmak için, sistemde şifreler yazıyor,böylece biz bir odadan diğerine ulaşıyorduk,.Bunu nasıl yaptığını bile sormuyorum.
Ama sonlara doğru bizi zombiler geciktirdi. Benim gücüm o kadar zombiye yetmedi,Derek şifreyi bırakıp,bana yardım etti .Biz onlardan kurtulmaya çalışıyorduk.
Tam o sırada eskiden Derekin yanında gördüğüm güçlü, dev asker şimdi zombi haliyle beni bir anda yere serdi,ben elimdeki silahla onu vurmaya çalışırken,oda kanlı dişleriyle beni ısırmaya çalışıyordu.Son anda nasıl olduysa silahla onu vurdum.Sevinemeden arkada daha bir sürü zombi gördüm.Derek o sırada yeni odanın kapısını açtı ve beni de peşinden sürükledi.Lanet olsun ,benim giydiğim kazak zombiler olan odada kaldı ve biz zor da olsa kapıyı kapattık.Lakin bela bununla bitmedi,Derek yeni şifreyi girmek isterken parmağındakı zombi kanı yüzünden ,ana bilgisayar bizim zombileşdiğimizi düşündü herhalde, çünkü"uyarı size virüs bulaşmış, lütfen odada kalın" sesleri geldi
evet tam bu sırada kapılar 4saatlik kapandı kim bilir,odada daha ne gibi sürprizler vardı,ama bildiğimiz tek şey 4 saat burdayız.Sürpriz derken ilki belli oldu bu ilaç kokusuydu,bu ilaç zombileri durdurması için tasarlanmışdı,Derek çantasından maskeyi çıkardı.
40 dakika sonra içerinin havası temizlendi,bizde maskeleri çıkardık. Bu adam herşeye hazırlıklı yani…
Ama daha beter bir şey oldu.
Bu ne bacaklarım donmayamı başlıyordu?!Her tarafım soğuktan donmaya başlıyordu ki,Derek çantadan battaniye gibi,ama daha kalın ve yeşil bir şey çıkardı ve
-Çabuk ol bunun içine girmemiz lazım!
Ben onun dediklerine harfiyen uydum ,sonra onunda benim gibi yaptığını gördüm.Sanki biz küçük yeşil bir evin içinde oturmuş,dışarda yani odada soğuk ve buzun bitmesini bekliyorduk.Derekin durumu bende iyiydi .Sonuçta battaniye altında beklerken bile olsa ben hala donuyordum,ah ben nasıl montumu zombilere kaptırdım.
☆☆☆
DEREK
Bu şifreleri kurmak,bizi kurtarır düşünürken,bu gün aynı şifrelerin bizi mahv etmek üzere olduğunu fark ettim Ama ben hazırlıklıydım.Bu yüzden çantadakı soğuk geçirmeyen zk1345 battaniyesini çıkardım,onunla Jessica ve kendimi kapattım.Ama biraz sonra benden biraz uzakta oturan Jessicanın hala donduğunu gördüm.Kıza ne söylemeliyim
-bana yaklaş mı desem? Düşünmeden kızın kolundan tuttum ve kendime çektim .O bana iri gözleriyle baktığı sırada ben montumun önünü açtım onu kucakladım.Zaten o kadar zayıf bir kız ki,montun önünü zorlanmadan kapattım....
☆☆☆
Donuyordum ,battaniye yalnız ayaklarıma iyi geldi.Ellerimle kendimi battaniyenin altında kucakladım.Birden Derek bana doğru eğildi ve kolumdan tuttu .
Yine bu ne yapıyor derken ,o beni kucağına doğru çekti.Beni sımsıkı kucakladı .
Sen yine ne yapıyorsun demek üzereydim...ama buz gibi donmuş bedenime,ilaç gibi gelen bu sıcaklık karşısında sustum.Başımı onun göğüsüne yaslamak istemiyordum.Neden beni Melisa gibi sansın?!Ama titreme de bir türlü geçmiyordu,bütün kemiklerim buz atmış gibi sızlıyordu.Bunu o fark etti mi,yoksa beni duyuyormu? Derek beni kendine biraz da çekerek,benim onunla aramda sakladığım santimlik mesafeyi kapattı.Beni sımsıkı kucakladı.
Derek:
-Sen ne zaman montunu kayb ettin? Buranın soğukluk oranı zombileri dondurucak kadar.Bu bizim için zararlı biraz dikkatli olamadınmı?Herneyse artık olan oldu....
Bu sözler Jessicayı öyle etkiledi ki
Jessica:
-o zaman Melisayı da getirseydin.!!
Derek:
-Melisa ne alaka?
ama haklısın o bu işte senden çok iyi.O bu işte bana sorunsuz yardım ederdi.
Jessica daha da öfkelendi
-Ben mi sorunluyum?!O zaman beni almasaydın.Neden ben...
Derek:
-seni Frenkle mi bıraksaydım?
Jessica:
evvet !ya sizin yüzünüzden Frenk bana saplantılı.Gidin kendi meselenizi kendiniz hall edin.
Derek :
- biz derken?
Jessica:
Sen ve kıymetli Melisan!
Sen onun sevgilisini çalmışsın? Faturasını ben ödüyorum.
Jessica bunları diyip ,ondan ayrılmaya çalıştı.
"Madem ben işe yaramazım biriyim.Donarsam bile kururla olsun.
Derek bunu görünce güçlü kollarıyla Jessi yeniden kendine çekti
-Daha üç saat var!! Benim senin donmuş halini taşımaya gücüm yetmez ,o yüzden sakinleş ve bu arada o hikayeyi nerden duydun bilmiyorum ama o tam öyle değil!! Ben kiminse sevgilisini çalıcak biri değilim!! Bunu asla unutma!!!
Derek şu anda çok gergindi çünki birinin onu yanlış tanımasından nefret ediyordu.Hele bu onu görünce mutlu olduğu Jessica olduğunda.. Tuhaf olsa bile Derek o kızla aynı ortamda olmaktan memnundu.
bu düşüncelerden onu
Jessica nın
"Demek sen Melissanı Frenkden çalmadın? Ama Frenk neden öyle sanıyor???
Sorusu kendine getirdi.
-Uzun hikaye bir gün anlatırım.
Jessica bunu duyduğunda
- zamandan bol birşey mi var?
Anlatmak istemiyorsan tamam.
dedi ve kendini sımsıkı saran Derekin kollarına tamamen bıraktı .Daha ne yapa bilirdi ki ,soğuktan donmak iyi bir fikir değildi
Derek:
Buradan bir az uzakta bilim işleri yapılan bir yer vardı ,benim nişanlım orda bir proje üstünde çalışıyordu.Ben Emmayı işinden ayırmıyordum.Onun çalıştığı proje yanlış gidince ,o tamamen kendine kapandı, ben onun için çok endişeleniyordum,Eskiden gülmeyi,eğlenmeyi seven kız biranda beni bile unuttu .Bir gün her zaman ki gibi onunla buluşmak için gitdiğimde ,Emma bulduğu yeni seromu kendinde denemişti .
Yani bir virüs için kendini feda etmişti,tabi bana dozu yanlış hesaplamış dediler,ama oda artık zombilerden birine dönüşmüş ve ormanda yok olmuştu. Bütün bunlar beni yıkmıştı. Sırf o mutlu olsun diye ben onun orda çalışmasına izin vermiştim yakında evlenecektik. Ama olan olmuştu ve ben yakınlarımı lanet hastalıktan korumak için, onları arkadaşlarımla güvenli yere götürdüm.Burda çok insan olduğunu öğrendiğimde ,onlara yardım etmek için arkadaşlarımla buraya geldim.Burada yardım için bulunsam bile acılarımı unutamıyordum.Zombilerden kurtardığım her insan bana dua ederken ,ben bir gün ısırılmayı bekliyordum."Belki öyle geçer bu kalp acısı "diyordum ki ,o sırada çoçukluk arkadaşım Frenke rastladım. (Derek bunları söylerken derin bir iç çekti ,Jessica onun için bunları birine anlatmak ne kadar zordu ,bunu onun gözlerinde gördüğü acıdan anlıyordu)
-Onların yardım etme şekli biraz sertti .Yaralı ve yaşlıları kurtulmak için yem gibi bırakırken,ben onlara da yardım ediyordum. Sonuç olarak tartışmalar çok oluyordu,ama son olay her şeye noktayı koydu .Depo gibi bir yerde saklanıyorduk,tam hatırlamıyorum ama o gece yine eski günleri hatırlıyor içki içiyordum.Birden… kapısı bile zor kapanan odamda birini gördüm ....bu arada saat doldu gitsek iyi olur
derken, Jessicanın onun kucağında uyuduğunu gördü. Derek, kendi hikayesini durdurup, karşıdaki kapıyı açtı ve hemen gelip Jessicayı uyandırmak isterken Jessicanın titreme seslerini ve ateşi çıktığını fark etti.
Derek:
Ne yapa bilirim ,galiba senin hobin olmuş benim kucağımda gitmek
Dedi ve Jesicayı yerden kaldırdı.Jesicayı kucağında taşıyan Derek ,Jessicanın şimdi çok uzaklarda olduğunu bilmiyordu.Halsiz olan Jessica şimdi rüyasında mutluydu çünkü anne ve babası onunlaydı.