Celal ve diğerlerinin eve gelişi geceyi bulmuş, sohbet ve muhabbetle geçen akşam sonrası herkes odalarına çekilmişti. Gülce, elinde kahve kupasıyla hala onu aramamış olan kocasının dönüşünü beklemek için salon penceresini seçmişti. Sonunda Celal ve diğerleri bahçeye girdiğinde gece gündüze dönüyordu. Gecenin zifiri siyahı yerini açık bir laciverte terk etmişti. Etraftaki ağaçlar daha seçilir olmuştu. Uyanıp avlanmaya çıkan kuşları sesi ortalığı kaplamıştı. Havada yere inen nemle birlikte hafif bir toprak ve çimen kokusu hakimdi. Açık pencereye elindeki kupayı bırakan Gülce, kocasını karşılamak için dışarı koşturdu. Celal, araçtan inip de kendine doğru koşturan Gülce’yi görünce önce kovalayan mı var diye arkasına baktı. Bir şey göremeyince kızın endişeli yüzünü süzerek üzerine atılınca k

