Şirin Öpücüğün etkisi hâlâ dudağımda yanıyordu… Sanki beynimin içi pamuk olmuştu ama esas sersem gibi ortada kalan Yüzbaşı’nı görmek beni zevkten dört köşe etmişti. Bir asker düşün… Her şey kontrolünde olsun ister ama bir öpücükle çöküşünü izlemek? İşte onun tadı bambaşka. Ama şimdi başka bir oyun zamanıydı. Ayaklarım beni direkt Semih’in kapısına götürdü. Kapıyı tıklattım. İçeriden hafif bir homurtu, sonra kapı aralandı. Semih’in yüzü görünür görünmez gülümsedim. - Her şeyi öğrendim, dedim kaşlarımı çatarak, rolümü sonuna kadar oynayarak. Beni görünce şaşırdı. Hatta şok oldu. Esir olmadığım için mi bu havalar Sarı. Semih’in yüzü bir anda kireç gibi oldu. - Neyi… neyi öğrendin? dedi. - Çağla’nın Yüzbaşı’na abi dediğini mesela… diye başladım, sonra sessizliği bir bıçak gibi kestim.

