Tanışma

1973 Words
Kayra bütün evi gezmişti. Aslında ev o kadar güzeldi ki pencereden bakmadıkça bu sokak onu neredeyse boğuyordu. Karşıda Kalaycılar oturuyordu. Perdeyi çekip görebileceği kadar baktı. Karşı pencerede sarı saçlı bir kız vardı. Kimdi acaba ? "Kayram" Babasının sesiyle o tarafa döndü. "Beğendin mi evimizi" Kafasını sallayarak konuştu. "İçinde biz varız babacım beğenmemek mümkün mü?" Salih gülümseyerek kızına baktı. "Ee hanımefendi bu gece odanızda mı uyumak istersiniz babanızla mı?" "Tabi ki babama sarılıp uyumak isterim" Salih ve Kayra günün yorgunluğunu atmak için Salihin odasındaki yatağa yattılar Salih Kayranın saçlarını okşayarak ninni söyleme başladı. Kayra uyumuştu. Salih kızının saçlarından öpüp uykuya daldı. ......... "Huriye,Sevinç,Nesil diğerleri nerde?" Mutfaktaki kadınlar onlara seslenen Hazana baktı. Sevinç cevap verdi. "Esrayla Derya mı? Yukardalardı en son" Hazan tek kaşını kaldırıp konuştu. "Komşulara ikramlık hazırlayın sabah götürelim bi hoşgeldin diyelim" Kadınlar kafalarını sallamakla yetindi. Ve Hazanın dediğini yapmak için kollarını sıvadılar. "Aykın sence nasıl birileri?" Aykın telefondan kafasını kaldırıp Ayana baktı. Camdan yeni komşularının evini izliyordu "Hiç boşuna umutlanma oğulları yok" Ayan sinirle Aykına döndü. "Ya ne alakası var?" Aykın gülerek kızı sinir etmeye devam ediyordu. "Ne o yüzden sormuyor musun?" "Tabii ki hayır Aykın" Ayan koltuktaki kırlenti alıp Aykına attı. Aykın oturduğu yerden kalkıp Ayanı kovalamaya başladı. Mutfağa kadar koşarak indiler. "Yavrum napıyorsunuz?" Aykın yengesine dönüp konuştu. "Yenge senin bu sarı cadı var ya" Ayan Aykına gözlerini dikerek baktı. "Ee" "Gıcık ediyor beni" Kadınlar gülerek karşılık verdiler. Ayan ve Aykın bir kuzenden daha fazlasıydı. Çok iyi geçiniyorlardı. Aralarından su sızmazdı. Ayan ilgisiz hatta yok gibi olan bir babanın boşluğunu Aykınla dolduruyordu. Aykın ise birbirini sevmeyen bir anne babanın günahı olmasının ağırlığını Ayanla hafifletiyordu. ....... Sabah olduğunda ilk uyanan Kayra olmuştu. Babasını uyandırmadan kalktı yataktan. Kahvaltı için mutfağa indi. O kahvaltıyı hazırlarken çalan zil ile irkildi. Kapıyı açtı. Karşısında iki kadın ve bir kız vardı. Ağzı açık kalmıştı bu kadın babasının cüzdanında resmini taşıdığı kadındı. "Buyrun" Sarı saçlı kız hemen söze girdi. "Günaydın rahatsız etmedik umarım biz karşı evde oturuyoruzda yeni taşındınız diye babannem biraz ikramlık gönderdi" Kayra kıza baktı. Ne anlatıyordu bu kız sabah sabah? "Kayra" Hah babası uyanmıştı. Bu kadını görmeli miydi? "Teşekkür ederim niye zahmet ettiniz buyurmaz mısınız?" Kısa kıvırcık saçları olan kadın zorla gülümsedi. "Yok biz buyurmayalım ama öğleden sonra seni ve anneni bahçemize çaya bekleriz" Salih Kayranın ardından kapıya gelmişti. "Kızım sen geç içeri haydi siz de zahmet etmişsiniz sağolun kızımla birlikte yaşıyoruz biz annesi yok yani çok küçüktü öldüğünde hatırlamıyor bile" Sevinçin içinde birşeyler kopmuştu adam konuştukça sanki tanıyor gibiydi. Mümkün müydü? "Biz özür dileriz bilmiyorduk" "Olur mu hiç ama Kayra gelir isterseniz" "Şöyle yapalım öğlen yemeğine buyrun bize hem tanışırız tüm aile bir aradayken komşuyuz sonuçta" "Olur memnun oluruz" Kadınlar tekrar selam verip gittiler. Kayranın içini kemiren soru babasının cüzdanındaki kadındı ama bunu kendiliğinden söylemesini istiyordu. Metin bugün kendi evinde olacak işleriyle uğraşacaktı. Baba-kız baş başalardı. "Aslında beraber takılırız diyordum ama komşularımız çok heyecanlı" "Ya sorma bende çok heyecanlıyım" Salih kızının bu tavrına güldü kafasını sağa sola çevirip güldü. "Sen işlere ne zaman başlıyorsun" "Ha Baykal beyle toplantım var. Bir de yarın şu İstanbulun En Büyük Tedarikçisiyle görüşmem var" "Neydi adı Asil Kurtuluş mu?" Salih kafasını sallamakla yetindi. "Afilli isim Asil Kurtuluş e umarım yaşıtım kızı falan vardır Asil Bey amcamızın" "Asil Kurtuluş senden bir kaç yaş büyük Kayra" Kayra buna çok şaşırmıştı. Bu kadar genç olup İstanbulun en büyük tedarikçisi diye anılması ona garip gelmişti. Bildiği kadarıyla babadan kalma değildi. "Şaka?" "Yoo değil" Kayra buna gerçekten çok şaşırmış Asili de merak etmişti. Açık açık bunu babasına belli edemezdi. Bi yolunu bulup o adamı hatta o güçlü adamı tanıyacaktı. .... Kayra ve Salih dün yarım bıraktıkları yerleşme işini tamamlamışlardı. Kayra salonda şöminenin üzerine babası ile olan fotoğraflarını döşemişti. Yan tarafta da kitaplıkları vardı. Şimdi evlerinin her şeyi hazırdı. Fırından gelen ses ile biricik komşularına giderken götüreceği börek pişmişti. Aceleyle mutfağa koşup yanmadan böreği çıkardı. Cam tabağa koyup üstünü örttü "Baba hadi" Salih kızının peşine takılıp büyük eve doğru yürüdü "Tanışalım bakalım" dedi Kayra. Birbirlerine gülüp arka bahçeden gelen seslerle o yöne ilerlediler. Hazan ayak seslerine doğru baktı. Gülümseyerek yanlarına ilerledi. "Hoşgeldiniz" Kayra kim olduğunu tahmin ettiği kadına gülümsedi elindeki tabağı uzatıp "hoşbulduk" Diye yanıtladı. Herkesle baş selamı verdikten sonra İsmail ve Kahramanın bahçeye girmesiyle gözler onlara çevrildi. Kayra adamların elini öperken ağlamamak için kendini sıkıyordu. "Adın ne senin kızım?" İsmailin gözlerinin içine bakarak konuştu. "Kayra" dedi. "Kayra ben Kayra Serter" İsmailin kızın soyadını basa basa söylemesi hoşuna gitmişti. Ayan Kayra'nın yanına geldi. "Serter ne demek?" Kayra ona doğru döndü. Tek kaşını kaldırıp konuştu. "Acımasız demek" Ayan kızın kara gözlerinden ürkmüştü. Kafasını salladı. Kıvanç kızdaki bakışı görünce gülerek sorusunu sordu. "Acımasız mısındır?" Salih işi şakaya vurmaya çalıştı yoksa Kayra kendini tutamayabilirdi. "Acımasızca adam keser benim kızım doktorda kendisi kadavralar ilgi alanıydı" Kalaycı kadınları minnetle baktı Kayraya Nesilte çok istemişti kızı okusun ama ne Ayan ne Hazan istememişti. Kayrayı tebrik edip masaya geçtiler. Kayra bu insamların hepsinden nefret ediyordu. Kimin kim olduğunu tek tek öğrenmişti. Sabahtan beri merakla beklediği kişi 'Sevinç'ti. İsmailin manevi kızıymış. Allahtan kan bağı yok dedi. Kadını şöyle bir süzdü. Annesi olabilirdi bu kadın belki annelik yapardı. Babasının bakışları ara sıra kadını buluyordu. Sonra hemen çekiyordu. Bu gece de çetin geçecekti. Kayra anlamıştı. Sofranın toplanmasında Kalaycı kadınlarına yardım etmişti. Ayak üstü ettikleri muhabbet Huriye ve Nesili çok etkilemişti. Bilgili bir kızdı Kayra kitap okumayı seviyordu mesela ilgi alanları çok farklıydı. Meraklıydı bilgiye. Kurduğu cümleler insanı bağlıyordu. Elinden ev işi de geliyordu. Okulunu da dereceyle bitirmişti. Huriye içlendi. Böyle bir gelini olsun çok isterdi. Ama Kayra Aykına bir kaç beden büyüktü. Nesil hayranlıkla dinliyordu kızı. Ayanın istekleri gibi değildi Kayra Ayan, küçüklüğünden beri süsü severdi. Evlenmek anne olmak isterdi. Okulu kitapları değil televizyonu magazini severdi. Ev işi yapmamak için türlü bahaneleri vardı. Derya dayanamayıp konuştu. "Maşallah sana babana da helal olsun bu devirde tek başına pırlanta gibi bir kız yetiştirmiş valla helal olsun" Kayra gülümseyerek teşekkür etti. Salih işi sorulunca 'ticaretle uğraşıyorum' deyip geçiştirmişti. Ayan bahçeye doğru giden Kayrayı gördüğünde onu sürükleyip odasına çıkardı. "Gel Kayra gel" Kayra Ayanın odasına göz gezdirdi. Askılar takılar ojeler renk renk çantalar vardı. Kitaplığın içi kitap yerine biblolarla doluydu. Onun odasının aksiydi bu oda tam aksi. Ayanın yatağında oturmuşlar konuşuyorlardı. Ayan gelecek(!) planlarından bahsediyordu ve gelecek planlarının hepsi evlilik ve çocuk üzerineydi. "Ayan sen kaç yaşındasın" Ayan 21 dedi. "Yaşına göre oldukça olgunsun Peki okumayı düşündün mü hiç?" Ayan hayır anlamında kafasını salladı. "Burası Kuyu Kayra okusan da okumasan da dönüp geleceğin yer burası o yüzden gerek duymuyorum" Kayra tek kaşını kaldırıp konuştu. "Ya Kuyu bir gün kapanırsa?" Ayan bir nefes verdi. "Kuyua bir şey olmaz merak etme" Kayra kıza gülümseyip saatine baktı. Saati bahane ederek bahçeye indi. Kalaycı erkeklerine selam verip babasıyla birlikte evlerinin yolunu tuttular. ..... Kalaycıların evinde gün sonu değerlendirmesi vardı. Hazan,kızı sevmişti aslında ama fazla özgüveni ona göre değildi. Kadın dediğin ağır olurdu. Bunu annesizliğine yordu. Bir baba bir kız çocuğunu anca böyle büyütebilirdi zaten İsmail,adamı da kızı da gördüğünde içinde bir şeyler kopmuştu. Ne olduğunu anlamlandıramıyordu. Sanki yıllarca onları beklemiş gibiydi o iki yabancıyı Aykın, Kayrayı takdir etmiş tabi ki bu yanlış anlaşılmasın diye de bacım diye eklemişti. Çünkü Aykın Kayra gibi biriyle olamazdı. Kayra Kalaycı kadınlarının vasıflarından fazlasını taşıyordu. Esra ve Derya Ayanda görmek istedikleri her şeyi bu gece bu kızda görmüştü. Sevinç ise gönlündeki yangının sebebini çözmeye çalışıyordu. Sevinç adamın adını duyunca çocukluk aşkını hatırlamıştı. Bütün gün adamı inceledi. Baktıkça içi yanmıştı sahi bir adaş bile böyle acıtacak mıydı canını? Küçük kutusunu açtı içindeki kırık tokayı çıkardı. Salihi son gördüğü gün vermişti bu tokayı Salih ona öpüp geri koydu tokayı. .......... Kayra sabah olduğunda babasından önce uyanmıştı bugün onunla şu çok merak ettiği adamı görmek istiyordu. Salih Dün Salih Baykal Kent ile buluşmuştu. Yeni işlerini gizli saklı yapacaktı çünkü Kuyuu tanıyordu. Burnuna gelen menemen kokusuyla gözlerini açtı Salih gülümsedi. Üzerini değiştirip masa da onu bekleyen kızının yanına indi. "Günaydın karagülüm" "Günaydın babacım" Güzel bir kahvaltı ederken Kayra kıvranıyordu. Salih bunu farketmişti. Aklına gelen şeyle duraksadı. "Kayra bugün al artık kitaplarını kızım TUS için hani benim işim uzun sürer belki şu kızla gidin olur mu?" Kayranın kurduğu tüm planlar suya düşmüştü. "Şey baba tek giderim hem onun ilgi alanı değil canı sıkılır" Salih gülerek konuştu. "Sıkıcı mı?" Kayra memnuniyetsizce kafasını salladı. "Hem koca kızım navigasyonumda var kaybolmam yani merak etme" "E iyi madem Metin amcan gelir birazdan çıkarım ben şimdi sen sahaflara da gidersin onlarda kart geçmeyebilir bunları da al" Kayra babasının uzattığı parayı aldı. Kafasıyla onayladı. Metin gelmişti Salih dışarı çıkarken kızını öptü ve evden çıktı. Kayra vakit kaybetmek istemedi. Beyazıt sahaflarının adını çok duymuştu. Tus kitaplarını alıp hemen oraları keşfedecekti. Salih önce Celille görüşüp onunla birlikte de Asil Kurtuluşla tanışmaya gidecekti. .... Kayra evden çıktığında karşılaştığı kadına baş selamı verdi. "Nereye böyle?" Hazanın sorduğu soruya cevap verdi. "Kitaplarımı almaya gidiyorum" Hazan tek kaşını kaldırıp konuştu. "Tek başına?" "Evet bir şey ister misiniz dışarıdan" "Yok istemem teşekkür ederim" Kayra kadının bu tavrına anlam veremedi yoluna devam etti. Önce çarşıdan ders kitaplarını aldı. Ve heyecanla Beyazıta gitmek için yoluna devam etti. Nihayet gelmişti Tramvaydan indi. Telefonuna göre yürüyüp sahaflar çarşısının otantik girişinde buldu kendini Eski kağıt kokusu burnuna dolmuştu şimdiden Bir sürü kitapçı vardı karşısında hafif rüzgar saçlarını havalandırırken ışık saçan gözlerle etrafına bakıyordu Kayra kendini bambaşka bir dünyanın içindeymiş gibi hissediyordu. Babasının belinden eksik ettirmediği silahına rağmen uçuyormuş gibi hissediyordu. Gözüne kestirdiği bir dükkanın kapısını açtı. Çok büyük olmayan bu dükkanın duvarları sarı saman kağıdı olan eski kitap sayfalarıyla kaplıydı. İçeriye adımladı. Kulağına dolan sese doğru yürüdü. En sevdiği şiirlerden biri geliyordu kulağına kalbi hızla çarparken adımlarını sıklaştırdı. "Başkalarının aşkıyla başlıyor hayatımız yaprakla yağmurun aşkı meselâ kim olsa serpilen coşturuyor bizi imreniyoruz başkalarının mahvına. Yağmur mahvoluyor çarparak kendini parçalıyor mâşukunun açılan kıvrımında yaprak dirimle irkiliyor nazlı ve mağrur silkiniyor vuran her damlayla." Bir genç adam bu dizeleri okuyor karşısındaki yaşlı çift ise hayranlıkla onu dinliyordu. Kendini tutamayıp ezbere bildiği şiirin devamını okudu. "Başkalarının aşkıyla başlıyor hayatımız bakıp başkasının başkayla kurduğu bağlantıya aşka dair diyoruz ilk anı bu olmalı ilkönce damarlarımızda duyduğumuz çağıltısını uzak iklimlerin kokusu gitmediğimiz şehirlerin önceden bir baş dönmesiyle kabarıyor hafızamızda sonra ayrılıklar düşüne dalıyoruz: Bize ait olan ne kadar uzakta!" Dükkandakiler Kayranın sesini duyunca o yöne baktı. Adamın kara gözlerinin içine bakarak bitirdi şiiri "Ah kızım duymamışız geldiğini kusura bakma ne de güzel okudun öyle şiiri ağzına sağlık" "Şiir güzel hanımefendi hem beyefendi de öyle güzel okudu ki tutamadım kendimi kusura bakmayın" Genç adam elindeki kitabı bırakıp kızın gözlerinin içine bakmaya devam ederek konuştu "Olur mu hiç ne kusuru çok güzel okudunuz gerçekten" Kayra tebessüm etmekle yetindi. Yaşlı adam yanındaki sandalyeyi işaret edip oturmasını istedi. Girdiği sahaftan saatlerce çıkmamıştı Kayra öyle güzel bir sohbet dönüyordu ki mest olmuştu. Karşısındaki adam öyle değişik biriydi ki dışarıda görse böyle ince ruhlu bir adam olacağını aklına bile getirmezdi. "Erdem amcam İpek Teyzem benim toplantım var ben izninizle müsaade isteyeyim" "Ne demek aslanım yine beklerim" "İyi günler hanımefendi" "İyi günler" Genç adamla birlikte yaşlı çiftte kalkmıştı. Kayra adamın arkasından baka kalmıştı adını bile sormadığı bu adamı bu koca şehirde bir daha görmek istiyordu. Adamdan sonra Kayra bir kaç kitap beğenip aldı. Yaşlı çifte selamını verip çıktı. Biraz daha gezmişti. Kolundaki saate baktı. Babası dönmüş olmalıydı. Saat epey geçmişti. Geldiği yoldan geri döndü hava alacalıydı. Hızla evlerinin sokağına girdi. Şarjı biten telefonu yüzünden babasını arayamamıştı. Eğer eve geldiyse Salih korkudan deliriyor olabilirdi. Hızla dar sokağın köşesini döndüğünde bir bedene çarptı. Kendi bedeni savrulurken koca ellerle birisi sıkıca kavradı Kayrayı Kayra gözlerini açtığında Karşısında gördüğü kişiye inanamamıştı. Sahaftaki adam? Koskoca İstanbulda ? Aynı gün bambaşka yerlerde karşılaştığı adam? "Kayra kızım neredesin sen?" Bütün büyüyü Metin bozmuştu. Kayra hemen kendini toparladı. "Şey Metin Amca şarjım bitti koşa koşa gelirken beyefendiye çarptım araba nerede babam gelmedi mi?" "Soluklan bi deli kız burdayım burada arabamız bozuldu Metin amcan bakımı atlamış yine Sağolsun Asilciğim bıraktı bizi Eve" Asil? Kurtuluş olan Asil? Kayranın adını ilk duyduğu andan itibaren merak ettiği adam Hayat böyle tesadüfleri neden yapardı ki? "Asil ben Asil Kurtuluş" Kayra elini adama uzattı. "Kayra bende Kayra Serter"
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD