Bölüm 9

1241 Words
Bu da neydi böyle. Bu dediği doğru muydu? Aras öğrenirse beni yanında istemezdi. Ben onun gülüşünü çok seviyordum. Onun yanında olmayı seviyordum. Benimle konuşmasını, kibar, efendi olmasını çok seviyordum. Eğer böyle bir şeyi öğrenirse, beni yanında istemezdi. Öldürmesi sorun değil de sağ bırakması sorundu. Aras'ın babası bir hışımla çıktı arkasından bende çıktım. Aras'a doğru ilerlerken bende arkasından ilerliyordum. Hepsinden önce benim ona söylemem gerekiyordu. "Aras" dedi ilerlerken. Arkasından ilerlemeye başladım. Niye Peri'yi öldürdüm peki. Gerçekten ben miyim kırpıcı. Aras'ın babası ona doğru ilerlerken, koridor dönmeye başladı. Aras ilerden bana baktı. Yanıma doğru koşmaya başladı. Düşecekken tuttu beni. "Uçurum" dedi endişeyle. Bir anda kucağına aldı beni. Arabasına doğru taşıdı beni. "İyi misin? Duyuyor musun beni" gözlerim kapalıydı ama duyuyordum. "Uçurum, sende sakın gitme. Bu sefer dayanamam" dedi arabayı sürerken. Beni seviyordu. Şimdi ben ne yapacaktım. Günahlarımın bedelini mi ödüyordum. Gözlerimi açtığımda hastanedeydim. Aras, yatağımın kenarına oturmuştu. "Çok şükür" dedi gülerek. "Tansiyonun düşmüş." dediğinde ona baktım. Demekle dememek arasında gidip geliyordum. "Bir şey mi var uçurum" başımı olumsuz anlamda salladım. Elimi tuttuğunda ona baktım. Gülümsedi. "Sarılayım mı sana" dediğinde gözlerim doldu. Başımı salladı. Hafif yukarıya çekti beni. Sarıldı sonra. Belki de bu son sarılmam olacaktı. Sıkı sıkı sarılıyordum. Yanağım yanağına değdi. Yanağımdan öptü. Hastaneden çıktığımızda eve doğru ilerlemeye başladık. Aras bir şeyler anlatıyordu ama ben onu dinlemiyordum. Aklımda olan ile kalbimde olan bir değildi. Aklım söyle diyordu kalbim söyleme. Benden duyması gerekliydi. Benden öğrenmeliydi. Ama nasıl diyeceğimi işte bilmiyordum. Eve geldiğimizde bir hışımla inip odama geçtim kapıyı kapatıp yatağıma uzandım. Aras şaşırmıştır büyük ihtimal ama şimdi söylemek istemiyordum. Şu an uyumak istiyordum. Gözlerimi kapadığım andan hafıza yüklenmeye başladı. Bir kız gördüm. "Onu koruman lazım" dedi kız. "Sen, ya sana ne olacak. Seni burada bırakmam" dedim kesin bir şekilde. Başını salladı olumsuz anlamda. "Sen kırpıcısın Aras'ı bir tek sen korursun" dediğinde ona baktım. "beni merak etme başımın çaresine bakarım ben" dedi ve gitti kız. Sonra o uçurum bölümlerini yine gördüm. Dönüp dolaşıp aynı şeyleri tekrarlıyordu beynim. Sabah olunca, pencerenin kenarına oturup dışarıyı seyretmeye başladım. Ne yemek yemek ne de başka bir şey yapmak istiyordum. Sadece burada böylece oturmak istiyordum. Belki Aras'ın babası ona söylemiştir. Aras işe gitmişti. Asiye ablaya da rahatsız etme demişti. Asiye abla birkaç kez geldi. Aras'ın dediğini söyleyip gitti. Ben şimdi ne yapacaktım. O gördüğüm kız kimdi peki. Neden Aras'ı kurtarmamı istiyordu. Bu akşam söylemem lazımdı. Üzerimi değiştirip, saçlarımı topladım. Aras'ın odasına çıkmaya karar verdim. Belki de hatıra bulabilirdim. Ondan geriye kalan bir şeyim olabilirdi. Tabi beni öldürmezse. Odasına çıktığımda kapısını araladım. Parfümün kokusu yüzüme çarptı. Dolabını açtığım da, takımları ile karşılaştım. Mavi, gri, siyah takımlarında elimi gezdirdim. Kravatlarının olduğu dolabı açtım. Bir tana siyah kravatını aldım elime. Aynı onun gibi kokuyordu. Güzelce dürüp, cebime koydum. Dolabını kapattım. O sırada gözüme bir parıltı takıldı. Tekrar açtım dolabı. Orada bir şey vardı. Alttan bir çerçeve çıkarttığımda olduğum yerde kaldım. Bu kız o rüyamda gördüğüm kızdı. Aras'ı kurtar diyen kızdı. Onu bırakmayacağımı söylemiştim. Belki Aras'a bunu söylersem beni affederdi. Belki de bana inanmazdı. Çerçeveyi aldığım yere bırakıp dolabı kapattım. Gidip Aras'ın yatağına kıvrıldım. Son kez onun kokusu içinde yatmak istedim... "Ne demek yok, nereye gider bu kız" diye kapıyı açtı birisi. Sonra da ışığı açtığında uykulu gözlerle ona baktım. "Uçurum" dedi şaşkınlıkla. Gelip yanıma oturdu. Başımı omzuna yasladım. "Neyin var" dedi. "Sana bir şey söylemem lazım" dedim zorlanarak. "Söyle" dedi ona doğru döndüm. "Ben bir şeyler hatırladım" dediğimde kaşlarını çattı. "Bana evliyim felan deme" dedi korkuyla "Hayır değilim, daha kötüsü" dediğimde bana baktı. Başını olumsuz anlamda salladı. "Peri ile bir yerde konuşuyorum, bana diyor ki Aras'ı koru sen diyor" dediğimde bana baktı. "Peri 'yi tanıyor muydun?" başımı salladım "sen diyor" dedi devamını getirmem için. "Sen kırpıcısın, ben başımın çaresine bakarım diyor." dediğimde ayağa kalktı. Bana baktı. "Baban da bana öyle dedi" dedim bir anda. Başını salladı olumsuz anlamda. "Hayır hayır, uçurum şaka yaptığını söyle. Tam her şey düzeldi derken yapma" dedi kapının yanına çöktü. Elini başına koydu. "Olmaz olmaz" dedi ağlayarak. "Aras, ben ne diyeceğimi bilmiyorum" dedim. Bende yanına çöktüm. "Aras, onunla konuştuğuma göre ben yapmadım" dedim "Yalan söylüyorsun" diye bağırdı. "Söylemiyorum" dedim inkar edercesine. "Gördüğümü söyledim. Niye söyleyeyim yoksa sana. Benden bir şey yapmamı istediler, yapmadım. O uçurumdan intihar ettim yapmamak için" "Katilsin" dedi gözleri dolu dolu başımı salladım olumsuz anlamda çoktan ağlamıştı. "Değilim yapmadım ben" dedim. "Peri'nin katilini kurtardım keşke bıraksaydım seni orada ölseydin" içimde birileri yine intihar etti. "Git" dedi bana bakarak. "Git yoksa yapacaklarımdan sorumlu değilim git" diye bağırdı. Yerden kalkıp ona baktım. Kapıyı açtım. Merdivenlerden aşağı indim. Dış kapıya çıkarken Asiye abla seslendi. "Uçurum nereye" dedi. "Ağladın mı sen" dedi bana bakarak. "Ben mişim" dedim ağlayarak. Dışa kapıdan çıkıp ilerlemeye başladım. Kırpıcı benim. Nereye gittiğimi bilmeden ilerlemeye başladım. Yolda ilerlerken, bir araba önüme kırdı. İçinden yaşlıca bir adam çıktı. Onu geçip ilerlemeye başladım. "Kızım" dediğinde durdum. Ona doğru döndüm. "Ben mi?" dedim                        "Sen benim kızımsın, kırpıcısın" "Kırpıcı olmak istemiyorum, sen nasıl bir babasın ki kızını katile çevirdin" dedim sinirle. "İyi ki hatırlamıyorum seni" dedim devam ederken önüme adamları geçti. "Hep ona karşı zayıftın zaten" dediğinde ona baktım. "Bırak beni" diye bağırdım. "Senden nefret ediyorum. Benim babam değilsin. Ben hastanedeyken o kadar ay neredeydin. Şimdi işini yapacak birini arıyorsun" dediğimde kaşlarını çatmış bana bakıyordu. "Peri 'yi öldüren sendin ama" dediğinde ona baktım. Başımı salladım olumsuz anlamda. "Hatırlamıyorsun, sırf Aras 'ı sevdiğin için öldürdün" Onları geçip ilerlemeye başladım. Bu kadar küçüldüm mü ben. Bu kadar salak biri miydim? Şimdi ne oldu peki. İkimizde birbirimize aşık ayrıldık. Artık Aras sevmezdi ki beni. Onu geçtim, genç bir kızın canını ben kim oluyorum da elinden alıyorum. O düştüğüm uçuruma doğru ilerlemeye başladım. Bu sefer düşersem ölürdüm. Bu sefer beni kurtaran kimse de olmazdı. O uçuruma doğru geldiğimde, aşağıya bakmaya başladım. Beynime akın eden anılarla yere çöktüm. Başımı ellerimin arasına aldım. Peri'yi gördüm yine. "Dikkatli olmasın" "Seni burada bırakmak içime sinmiyor. Sana bir şey olursa ona ne diyeceğim" dediğimde burukça gülümsedi. "Onu seviyorsun" dediğinde başımı çevirdim. "Utanma, kötü bir şey yapmıyorsun." "Mutlu olun yeter başka bir şey istemiyorum" dedim boğazımı temizleyip, kılıcımı omzuma koyup ilerlemeye başladım. Gözlerimi açtığımda, durdum. Tamam, ben öldürmedim. Bunu dediysem ne diye öldüreyim. Uçurumdan aşağıya bakmaya başladım. "Uçurum" dedi Aras. Ona doğru döndüm. Elimi kaldırdım gelmemesi için. "Ne yapıyorsun" dedi korkuyla. "Ben kırpıcıyım, senin deyiminle katilin tekiyim. Elini kana bulamanı istemiyorum." dedim gözlerim dolu dolu. "Hayır" dedi kıpkırmızı gözlerle. "Yapma" "Sen yapma görmemiş gibi davran" diye yaklaştım uçurum kenarına. "Bu sefer kurtarma olur mu?" "Sen değilsin inanmıyorum" dedi. "Peri'yi hatırlıyorum. Onunla seni korumak için anlaşıyoruz. Gerisi yok bende. Kırpıcı benim." dedim bağırarak. "Bırak da bu yükten kurtulayım" "Kendini bana aşık ettikten sonra mı?" diye bağırdı. Ona baktım. "Ne değişecek" dedim "Olur mu senle ben" "Sen yapmadım diyorsan yapmamışsındır" dedi yanıma doğru geldiğinde geriye gittim. "Yapma" dedi. "Yapma ne olur" "Ben bununla yaşayamam" dediğimde arkamı döndüm. Tam atlayacakken gelip beni çekti kendine doğru. Üzerime düştü. Bana bakıyordu, ellerini başımın iki yanına koymuştu. Başını başıma dayadı. "Sen yapmadın buna inanmıyorum, inanmayacağım da. Birlikte çözeceğiz bunu tamam mı?" dediğinde gözlerim dolu dolu ona baktım. "Ya gerçekse" "O zaman düşünürüz onu da" dedi "ama değilsin çünkü öyle umut ediyorum. Kalbimin sesini dinliyorum" dedi. Derin bir nefes aldı. Ona baktım.  “Ne dersem beni dinlemeyeceksin” “Bu kadar iyi olamazsın” diye sinirle tısladım. “O kadar iyiyim” diye kalkıp arkasından konuştu. Başımı cama çevirip öylece bakmaya başladım. Karşımda duran erik ağacının dalları cama kadar geliyordu. O sırada aklıma gelen şey ile gözlerimi kapattım. Küçüklüğümdeki bendi bu, dalda asılı kaldım diye babamdan azar yiyordum. Yere ellerimi bırakıp düştüğümde bile yerden kaldırmaya tenezzül etmeyip, 
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD