Ne olursa olsun bana her türlü inanması benim garibime gitmişti. Aras, acaba beni deniyor muydu yoksa gerçekten karakteri mi böyleydi kendimi bu düşünceden alamıyordum. Sadece söylediği tek şey kalbime işlemişti o da o zaman düşünürüz onu demesiydi. Kırpıcı, nasıl bir lakaptı böyle nasıl bir insandım. Düşüncelere boğulmuşken Aras’ın karşıma oturduğunu bile fark etmemiştim. Ona bakamıyordum, sanki gerçekten ben yapmışım gibi. “Uçurum” başımı kaldırıp ona bakmaya cesaret edemesem de yaptım. Gözleri parlıyordu sanki inanmıyormuş gibiydi. Gerçi bende inanmıyordum. Saçma geliyordu her söz her düşünce. “Yapma, ne olduğu konusunda benimde bir bilgim yok ama senin yapmadığını biliyorum” “Nereden biliyorsun şu an sevgilinin katili karşında oturabilir” başını salladı olumsuz anlamda. “İç

