Egemen KURT Burak arabayı adamları getirdikleri deponun önüne park ettiğinde inmek için bekledim. Derin birkaç nefes alıp aklımdaki her şeyi uzaklaştırdıktan sonra herkesin korktuğu adamın kimliğine bürünüp kapıyı açtım. İndiğimde yüzüme vuran soğuğu umursamadan depoya yöneldim. Burak hemen yanımda sessizce benimle yürüyordu. Deponun kapısı açıldığında içeri girdik. Kapalı kaldığından dolayı oluşan o pis koku midemi bulandırsa da umursamadım. Aklıma gelenlerle sinirden dişlerimi birbirine kenetleyip yürümeye başladım. Depo tek katlıydı ve oldukça uzundu. Tamamen boş olan mekanın duvar boyaları dökülmüş, çoğu yerinde nemden dolayı yosunlar oluşmuştu. Deponun tam ortasına geldiğimde gördüğüm görüntüyle duraksadım. Barış, Ender, Recep ve Hamza sandalyede elleri ve ayakları bağlı bir ş

