35. BÖLÜM

3168 Words

Pazar bilmediği bir saatte uyandığında Çağatay'ın bir gece önce söylediği İngilizce parça; bulunduğu yeri yadırgarcasına, beyninin içinden şakaklarına baskı yapan matkap gibi kemiğini deliyordu. O kadar çok tekrarlamıştı ki, kulakları uğuldadığı için, beyni en ufak bir delik arayışına kendi çare buluyor olmalıydı. Sabaha karşı uyuduğunda farkına varmadığı korkunç bir baş ağrısının o gününe eşlik edeceği gerçeği ise, dün gece yemek yemeden sadece dudakları kurudukça bünyesine gönderdiği litrelerce alkolü çok net hatırlıyordu. "Sikeyim, ölüyorum galiba. Koca bir davulu kafamdan içeri tıkmaya çalışmışım da büyük bir kısmı kulaklarımdan taşmış gibi." Başını yastıktan kaldırmayı denediği beşinci seferden sonra o aptal davulu taşıyamayacağı gerçeğini idrak eden Çağatay, onun kendiliğinden kafa

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD