Nikah sona ermişti ama sarılıp kucaklaşmalar olmadan, tebrikler, gülen yüzler, kahkahalar havada uçuşmadan, fotoğraf bile çekinmeden sözler verilmiş deftere imzalar atılmış ve bitmişti. Kimse mutlu değildi herkes mecbur olduğunu yapıyordu ancak Rana, güneş gözlüklerinin arkasına sakladığı sinsi bakışlarıyla tek tek herkesi gözden geçiriyordu. Madem zorundandı, herkese bunu daha fazla yaşatmanın ve çok farklı iki aile olduklarını gözlerine sokmanın zararı yoktu. Efe için yapacağı kalmamışken Beste için hala mücadele ediyordu kadın. Kızını o Diyarbakır’lıyla evlendirmeyecekti. “Ben bir ikramlara bakayım.” Diyerek ayrıldı kocasının yanından. “Beste, gel benimle.” Hikmet dede de hala somurtarak oturan yeni evli çifte göz atıp karısına hafifçe gülerek “Yulia, artık Efe ve Dicle burada yaşay

