Eski, yorgun bir tuz fabrikasının sessiz koridorlarında bir işçi can verirken, güneş ışığı solgun duvarlara hüzünle vurmaktaydı. Elindeki tuz kristalleri, hayatın cilvesini taşısa da, o anın acı gerçeğine bir anlam katamazdı. Genç işçi, ailesinin rızkını sağlayabilmek için her gün ağır çalışmalara katlanırken, hiçbir zaman geleceğine dair umutlarını kaybetmemişti. Ancak bir gün, fabrikanın karanlık yüzü onun hayatını sonsuza dek değiştirdi. O gün, her zamanki gibi yorgun bedeniyle tuz fabrikasına giden işçi, rutin işlerini yaparken bir kaza sonucu hayatını kaybetti. Fabrikanın soğuk duvarları, sessizliğiyle bu trajediyi yutarken, işçinin ailesi tarifsiz bir acıyla yıkılmıştı. Geride sadece anılar ve hüzün kaldı. Eski, yorgun bir tuz fabrikasının sessiz koridorlarında bir işçi can verirke

