Elizabeth, babasıyla olan soğukluğunu hissettiğinde içinde bir ağırlık hissetti. Babasına dair sormak istediği sorular vardı, ancak cesaretini toplamakta zorlanıyordu. Çocukken yaşadıkları kısa ayrılığın onu nasıl hızla büyüttüğünü ve zayıf, hastalıklı bir çocuk olmasına neden olduğunu düşündü. Annesini değil, babasını özlemiş gibi hissediyordu. Babalarıyla geçirdikleri günlerin hatıraları hala canlıydı, ancak şimdi o günler geride kalmıştı. Babasıyla iletişim kopuktu ve Elizabeth bu durumu kabullenmek istemiyordu. Zaman zaman dükkanda bir aradayken bile, aralarındaki mesafe belirgindi. Babası işleriyle meşgulken, Helen ise kararlı ve umursamaz bir tutum sergiliyordu. Ancak Elizabeth, bu donukluğun altında yatan gerçek duyguları anlamak istiyordu. Belki de babası da onunla konuşmaya hazır

