Bir zamanlar, eşine duyduğu bağlılık giderek derinleşmişti ve bu durum onu mutlu etmişti. Huzursuz olabileceği hiçbir maddi veya manevi eksiklik kalmamıştı. Sağlığıyla ilgili endişeleri olmasa da, bazen gördüğü rüyalar onda halsizlik hissi yaratıyordu.Sürekli olarak gördüğü saatin tik takları, gizemli sesler ve özenle seçilmiş şiirler, kafasını karıştırıyordu. Gün geçtikçe, gerçeklikle rüyalar arasındaki sınır bulanıklaşıyor ve ruhu derin bir yolculuğa çıkıyordu. Eşine duyduğu sevgiyle çalkalanan bu duygusal fırtınada, iç dünyasındaki derin sırların çözümü aradı. Sesler, saatin tik takları ve şiirler, ona kendi iç dünyasındaki gizli kapıları açıyordu ve sonunda, gerçekle hayalin iç içe geçtiği bir masalsı gerçekliğin kapılarını aralıyordu.Helen'in gülmeyi unuttuğu günler artık ona yabancı

