19. BÖLÜM

1000 Words
BÖLÜM ŞARKISI : SENA ÖZCAM / UMUT KUMAŞ - YÜRÜDÜM ☄☄☄ BÖLÜM 19 Derin bir nefes aldığımda Ender ' in esmer adamla bakışları artık kavgayı başlatmış gibiydi . Onlar gözleriyle çoktan bir kavgaya tutuşmuştu. Bana ise salak salak izlemek düşüyordu şu an. Kendimi hiç bu kadar alık hissetmemiştim.  " Bırak lan kolumu ! " diye bağırdı Ender. Debelenmeye devam ederken. Ama esmer güzeli öyle bir tutuyordu ki kolunu.. Ender ' e yaşam alanı bırakmıyordu neredeyse. Hıncını mı alıyordu ? Sanki gevurun kolunu tutar gibiydi.  Onlar debelenmeye devam ederken sarışın olan bana yeniden ismimle hitap ederek " Zeynep hanım , " dedi yanıma yaklaştığında. Kaşlarımı çatarak adama bakıyordum. Hayatımda ilk kez buraya geldiğime yemin edebilirdim. Öyle olmasa bile gittiğim hiçbir barda kimseyle bu kadar samimi olmazdım. Adımı bilecek kadar yani. Kaldı ki buna en çok barın korumaları dahildi. " İsterseniz arkadaşınıza ben yardımcı olayım, " dedi ve Mehtap ' ın koluna uzandı. Normal şartlarda buna asla izin vermezdim ama şu an öyle zor bir durumdaydım ki. Ayakta duracak halim kalmamıştı. Başımı onaylarcasına salladığımda kollarım arasında duran beden nazikçe çekildi. Kuş gibi hafiflemiştim. Yaklaşık yirmi dakikadır altmış beş kilo ağırlıkla ayaktaydım ya ben. Derin bir oh çektiğimde Mehtap kolunu çoktan tanımadığı adamın kollarına dolamıştı. İyi ki Serdar bu salağın dandik oyununa kanmamış da bizi burada bulmamıştı. Şimdi saçma sapan bir durumun içinde bulacaktık kendimizi.  Ender ile esmer adam çoktan gözden kaybolmuşlardı. Derin bir nefes aldığımda gözlerimi yumdum. Ama duyduğum sesle gözlerimi aralamam saniyeler içinde oldu . Bir insan ancak bu kadar şom ağızlı olabilirdi ya ! " Sen kimsin lan ! " Serdar ? Bu hayatta her şeyin üst üste geldiğini ve insan oğlunun ise elinden hiçbir şey gelmeyeceğini öğreneli çok olmuştu lakin bu kadar derin deneyimleyeceğim filan bugüne nasipmiş. Dudaklarımın arasından cılız bir tutumla " Serdar, " çıktığında Serdar ' ın bakışları kararmıştı. " Ne oluyor lan burada ? " diye kükrediğinde elin adamın kollarındaki Mehtap ' ın gözleri açılmış, Serdar ' ın sinirden parlayan kahveleriyle çakışmıştı. Ben gibi dumur olan arkadaşım da " Serdar, " diye sayıkladığında yerimde bir iki adam geriye gittim. Burada hiç iyi şeyler olmayacak gibi duruyordu. O havayı soluyorduk buram buram resmen. " Sandığın gibi değil , " çıktı dudaklarımın arasından. Cidden bu cümleyi bir gün kullanacağımı biliyordum da böylesini hiç tahmin edememiştim. Hayat gerçekten çok garipti. Mehtap yarı aralık gözlerini tam açmaya çalıştığında önce kucağında bulunduğu adamla göz göze geldi. Ne olduğunu bir kaç saniye anlamaya çalıştı ama nafileydi. O kafayla bırak bir şey anlamayı , nereye baktığını , neye baktığını bile anlayamazdı bu yarım akıllı. Serdar burnundan duman çıkartırcasına sinirliydi ve yanındaki arkadaşı her an atakta bekliyor , Serdar ' ın kolundan tutuyordu sımsıkı. Dakikalar sonra Mehtap anın şokuyla biraz kendine gelmeye çalıştı. Saniyesinde kucağın da bulunduğu adamın yüzüne bakarak " Acaba beni indirebilir misiniz ? " dediğinde sarışın koruma ikiletmedi bu isteği ve anında kucağından sanki çok hafif bir şey indiriyormuş gibi indirdi. Bazı anlarda hani gülme krizine girmemek için uzun uğraşlar verirdiniz ya , ben de öyleydim şu an. Ortam şu an  aşırı gergin. Ama ben katıla katıla gülmemek için kendimi zor tutuyordum. dudağımın kenarını ısırdığımda zorlukla yutkundum. Ortamın sessizliğini " Zeynep hanım , " diyen koruma bozduğunda benim dışımda kimse etkilenmemişti. Çünkü şu an Serdar Mehtap ' a öyle bir sinirle bakıyordu ki. Mehtap da gözlerini Serdar dan çekemiyordu. " Beyefendiyi tanıyor musunuz ? " diye tekrar koruma konuştuğunda başımı refleksle salladım. " Peki o halde. " deyip içeriye doğru arkasını döndü ve uzaklaştı yanımızdan. Derin bir oh çektiğimde aslında kasırganın şimdi çıkacağını anlamak güç değildi. " Binin şu arabaya ! " diyerek adeta haykıran Serdar ' a " Sude buradaydı bize taksi çağırmaya gitti. " diyerek karşılık verdim. ama o beni takmadan polis arabasının içine girdi oturdu. Ardından arkadaşı da bindiğinde ıssız sokakta Mehtap ' la ben kalmıştık. Kafamı çevirip etrafıma bakındığımda Sude '  nin s si olmadığını gördüm. Allah aşkına bizi bırakıp nereye gitmişti bu şaşkın ? Arabaya biz de geçip oturduğumuzda çantam da ki telefona uzandım ve direkt Sude ' yi aradım. Bir kaç kez çaldı çaldı çaldı.. Ama açan olmadı. Diğer aramalara girdiğimde ise beynimde adeta şimşekler çakmıştı. Mehmet Han beş cevapsız çağrı , on üç de mesaj bırakmıştı. Mehmet Han : Zeynep sen beni delirtmeye çalışıyorsun ? Mehmet Han : neden açmıyorsun şu telefonu ? Mehmet Han : yanındaki o adam seni rahatsız mı ediyor ? Mehmet Han : Zeynep neden dokunuyor o adam sana ! Mehmet Han : ya açsana şu telefonu az sonra soluğu yanında aldıracaksın bana ! Bu mesajları okur okumaz gözlerim fal taşı gibi açılmıştı. Bu adam nereden biliyordu tüm bu olanları ? Üstelik Ender ' i artık biliyordu. Bu nasıl olabiliyordu ? Demek o korumaları Mehmet Han tanıyordu ve onlar söylemişti olup biteni. Ondan ismimi filan biliyordu onlar. Kesinlikle Mehmet Han ikaz etmişti onları . Ah Mehmet Han ah ! Derin bir nefes aldığımda çıt çıkmayan arabada giderken diğer mesajları okumaya çalıştım. Mehmet Han : şimdi yanına iki kişi gelecek sakın korkma tamam mı ? Mehmet Han : bak sinirden elim ayağım titriyor Zeynep ! Mehmet Han : ne işi var o adamın senin yanında, tanıyorsun belli ki ? Mehmet Han : öyle bile olsa nasıl dokunabiliyor sana ! Mehmet Han : üstelik zorlamış seni !  Mehmet Han : yemin ederim yanına gelmemek için zor tutuyorum kendimi !  Mehmet Han : sabrım sınanıyor Zeynep sabrım . Mehmet Han : küfür Zeynep küfür ! Son mesajına kahkaha atmamak için zor tuttum kendimi. Hiç öyle bir ortamda değildik maalesef. Vallahi Serdar Mehtap ' ı bırakır beni keserdi direkt. O yüzden Mehmet Han ' a bir mesaj atıp telefonumu çantama attım. Çünkü şu an için en doğru şey bu olmalıydı. Mehmet Han bu kadar sinirli bir insan mıydı yoksa bu bana özel bir durum muydu ? Sanki kıskançlık da seziyor gibiydim ve bu içten içe beni mutlu ediyordu. Neden böyle oluyordu ? Zeynep : şu an eve gidiyorum , merak etme polis arkadaşımın arabasında güvendeyim. Zeynep : diğer meseleleri de eve gidince konuşuruz Zeynep : bana vermen gereken bir hesabın var unutma . **
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD