Hiçbir beklenti barındırmayan gözlerimi yürüdüğüm sokakta gezdiriyordum. Önünden geçtiğim dalları yıpranmış ağaçlara, kirlenmiş kaldırımlara ve onun üzerinde yollarını bulmaya çalışan insanları seyrediyordum. Üzerine bastığım siyah asfalt eski rengini kaybederek gri bir renk almıştı. Yolda hızla ilerleyen araba yüzünden kaldırıma çıktım. Yanımdan koşarak geçen yabancı bir benden ufak bir rüzgar yaparak yanımdan geçip koşmaya devam etti. Etkisiz bir rüzgardı, kimseyi üşütmezdi ama o bedenin gittiği yönde aniden çıkan kargaşa yüzünden, yakacağını hissetim. ilk ne olduğunu anlamasam da gelen çığlıklardan sonra ceketimin şapkasını başıma geçirmiştim. Ne olduğuna bakmak için o yöne gittim. Oluşan kalabalığın ortasında yerde, kafasının bir kısmı kırılmış bir beden yatıyordu. Gözleri yarı bay

