Peñçe garip bir kumarhaneydi bana göre. Zihnimde saklı Peñçe ve gerçek Peñçe arasında neredeyse hiç fark yoktu. Deniz işini iyi becermişti. Buraya dair en ufak bir nokta bile kazılıydı bende. Buğra'nın hemen arkasında ilerledikten sonra gördüm Yağız'ı. Tek başına oturuyordu yerinde. Göz göze geldiğimizde ifadesiz bakışlarını dikmişti. Yine ne istekle yanımda olduğunu düşünmek yerine bir adım daha attım ona karşı. Buğra ile yanına oturduğumda, "Böyle mi giyiniyorsun hep," diye sordu. Üzerimde sweat hoşuna gitmemiş gibiydi. "Buğra sen yeni gelenlere bakar mısın?" Buğra'yı yanımızdan kovarcasına gönderince yanlız kaldık. "Evet." Kısa cevabım üzerine derin bir nefes aldı. "Peñçedeyken daha günlük yerine özel giyinmeni tercih ederim." Gözlerimi devirdim Yağız'a. "Ben tercih etmiyorum, o

