Dört bardak çay içtikten sonra beşinci bardak yarım şekilde elimde Aykut ile sohbet ediyorduk. Lefter üşüdüğünü söyleyip çoktan içeri girmişti. Bir kez de anneleri olan Mehpare teyze yoklamıştı bizi. Aykut'a Türkmen'in yarınki planından bahsetmiştim. Biraz yüz ekşiterek işi olduğunu söyledi. "Valla gücenir. Kesin gelsin dedi." Manalı manalı bakınca zaten kırk yılda bir toplanıyoruz oğlum ya kırma adamı dedim. Onunda kendince haklı sebepleri vardı. Babası Osman amca emekli değildi, çalışamıyordu da artık; eve maaş getiren yalnızca oydu. Çalıştığıyla hem eve bakıyor hem de kardeşini okutuyordu. Ama yine de acınacak halde değildi çok şükür. Kendi kendilerine yetiyor kimseye muhtaç olmayacak kadar kenara da atabiliyordu. Bazen çok savurgan gibi olsa da tutumluydu Özbek. Okuldan çıkar çıkmaz

