Mustafa Kemal Karalı Telefonu elimde sıkarak, yüzümde ciddi bir ifadeyle dinledim. Karşı taraftan gelen haber, en sonunda beklediğim türdendi. Sesimdeki otoriteyi koruyarak, “Güzel,” dedim. “Kızları zehirleyen kimliğin tespit edilmesi gerekiyordu, adamın yakalandığını duymak iyi oldu. Gereken her şeyin yapıldığından emin olun; bir daha böyle bir durumla karşı karşıya kalmamamız gerekiyor. Ben birazdan geleceğim.” Telefonu kapatıp, yüzümdeki sert ifadeyi bir an için hafiflettim. Ardından ise içeri girip onların konuşmalarına yeniden dahil olup barıştıklarını duyunca içim rahatladı. Günün en güzel haberi kesinlikle buydu. Sıla’nın gözleri bana kayarken gülümsememi saklayarak, “Neyse, benim biraz işim var,” dedim sakince. “Hemen halledip geleceğim. Biraz bekleyin bakalım beni.” Göz kırpıp

