Demet Hanım, kızıyla yola çıkmadan önce bir kez daha konuşmuştu. Geleceğim demişti ama ne yapabilirdi, yapamazdı bilemiyordu. Hastanede oğlunun yanında duruyordu. Enes, bir bacağı dizden aşağı alçıda, ilk günkü ağrısından sıyrılmış bir şekilde yataktaydı. Ayağının altına kabarık bir yastık konulmuştu. Annesinin getirdiği çorbayı yudumlarken “Ameliyat çok tuttu mu?” diye sordu. Demet Hanım, düşüncelerinden sıyrılıp oğluna gülümsedi. “Sana ne, sen mi ödeyeceksin,” diyerek somurtmasına neden oldu. Sonra “Ablan çoktan ödedi, sıkıntı etme,” dedi. Kızının kazancının çoğuna el sürmemişti. Sadece hayatlarını düzene sokacak, borçlardan kurtulacak kadarını harcamıştı. Kocası dahil, evdeki kimsenin hesaplarındaki paradan da, satın aldıkları mülklerden de haberi yoktu. Göze batmamak için g

