BÖLÜM 18: DAHA YÜKSEĞE

645 Words

Deponun ağır, paslı sürgülü kapısı gıcırdayarak açıldığında içeriye dolan soğuk hava, içerideki ağır sigara dumanını ve mazot kokusunu dağıtmaya yetmedi. Floresan lambaların cızırtısı, Caner’in kahkahasına karışıp mekanın nefti yeşil boyalı metal duvarlarında yankılandı. “Oğlum ben sana ne dedim?” diye bağırdı Caner, elindeki iskambil kağıdını masaya sertçe vurarak. “Kupa valesi bende demedim mi lan? Al işte, yedim aklını!” Kerem, dudağının kenarında sönmek üzere olan sigarasından derin bir nefes çekip dumanı Caner’in yüzüne üfledi. Gözleri kısılmıştı. “Hile yapıyorsun şerefsizim. Taner, gördün değil mi lan? Kolundan çıkardı o kağıdı. Siki kırık sihirbaz mısın oğlum sen?” Taner, köşedeki bacağı kırık, döşemesi yırtık sandalyede yayılmış, telefonunun ekran ışığında hipnotize olmuş gibiyd

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD