Yataktan kalktı. Başı dönüyordu ama umursamadı. Üzerine sabahlığını geçirdi, terliklerini giydi. Araf "çıkmak yok" demişti ama Berçim emir almayı sevmezdi. Özellikle de bilmesi gereken bir şeyler varken. Sessiz adımlarla koridora çıktı. Ev sessizdi ama aşağıdan, çok derinlerden boğuk sesler geliyordu. Merdivenleri indi, salonu geçti. Mutfak tarafındaki kiler kapısının aralık olduğunu gördü. Burası bodruma inen merdivenlerdi. Aşağı indikçe hava soğudu, küf ve pas kokusu arttı. Sesler netleşti. Bir inleme, ardından tok bir darbe sesi. Ve Araf’ın sesi. O yumuşak, kadife ses gitmiş, yerine cam kırıkları gibi keskin bir ton gelmişti. Berçim son basamakta durdu, gölgelerin arasına gizlendi. Gördüğü manzara, kanını dondurdu. Geniş, beton zeminli bir odaydı burası. Tavandan sarkan tek bir ampu

