bc

ESARETİN BEDELİ +18

book_age18+
49
FOLLOW
1K
READ
dark
forbidden
forced
opposites attract
mafia
gangster
heir/heiress
drama
serious
mythology
rejected
affair
like
intro-logo
Blurb

Hande Alakurt, yeraltı dünyasının en acımasız isimlerinden biri olan babasının gölgesinde, onun katı kuralları ve emirleriyle büyümüş gencecik bir kadındı. Hayatı, babasının onu bir mal gibi güçlü ve yaşlı bir mafya ortağı olan Haşim Karadağ’a sunmasıyla tamamen bir cehenneme dönüştü.

Önünde iki seçenek vardı: Ya bu iğrenç evliliğe boyun eğip diri diri bir mezara girecek ya da kendi ölüm fermanını imzalayacaktı.

Hande, o mezardan kaçmak için hayatının en tehlikeli kumarını oynadı ve babasının can düşmanı, Şahvar hanedanlığının mutlak ve tekinsiz lideri Ezel Mir Şahvar’ın kapısına dayandı.

Amacı basitti; Ezel onu koruyacak, o da babasının en gizli kozlarını Ezel'in önüne serecekti.

Ancak Hande'nin hesaba katmadığı bir şey vardı: Ezel Mir Şahvar oyun oynamazdı.

Tüm yeraltı dünyasının gözü önünde Hande’yi *"O bana ait!"* diyerek sahiplenen Ezel, sadece düşmanının planlarını darmadağın etmekle kalmadı; Hande’nin bileklerine Şahvar hanedanlığının o parıltılı ama ölümcül kelepçesini geçirdi.

İki düşman ailenin çocukları arasında başlayan bu tehlikeli esaret, çok geçmeden her şeyi yakıp yıkacak son derece tutkulu, günahkar ve karanlık bir yangına dönüşecekti.

chap-preview
Free preview
PROLOG
Karanlık sahil yolunda dalgalar hırçın kayaları döverken, aralarındaki o sinsi mesafe Ezel’in tek bir büyük adımıyla tamamen küle döndü. Adamın yaydığı o tekinsiz, erkeksi aura, Hande’nin etrafındaki son oksijen kırıntısını da acımasızca ezdi. "Bu bir oyun değil," diye fısıldadı Ezel. Sesi, gecenin ayazından bile daha keskin, daha pürüzsüzdü. "Ben oyun oynamam Alakurt kızı. Senin o basit, aciz yalanlarına da alet olmam." Hande geri adım atmamak için direnerek başını dikleştirdi. "Ama teklifimi kabul ettin!" "Bunu bir oyun olarak gördüğüm için değil," dedi Ezel, çelikten farksız bir kararlılıkla. "Sadece ben öyle istediğim için... Ve bundan sonra, ben ne istersem harfiyen onu yapacaksın." Genç kızın içindeki o yabani, dik başlı damar hırsla şahlandı. "Bana emir veremezsin sen! Senin boyunduruluğuna da, prangalarına da girmeyeceğim!" diye tısladı yüzüne doğru. Geriye çekilmek, o boğucu çemberden kaçmak istedi. Ancak Ezel, onun bu çırpınışına erkeksi bir güçle anında son verdi. Büyük, sıcak ve kemikli eli, genç kızın elbisesinin altından kıvrılan o çıplak bel boşluğunu hırsla kavradı. Tek bir hamlede, Hande’nin narin gövdesini havalandırır gibi sertçe yukarı kaldırıp kendi kalıplı, taş gibi sert göğsüne mühürledi. Aralarındaki mesafe bir saniyede sıfıra inmişti. Hande, göğsünü döven kalbiyle neye uğradığını şaşırdı. İki elini refleksle adamın geniş göğsüne yaslayıp onu itmeye çalıştı. "Ne yapıyorsun sen?!" diye soludu nefes nefese. Ezel, kızın göğsünde titreyen parmaklarına karşılık, dumanlı bir yangının esir aldığı kapkara gözlerini onun aralık dudaklarına sabitledi. Diğer devasa eli kızın su dalgası saçlarının arasına sızdı, ensesindeki o sıcak, korumasız teni sahiplenici bir hırsla kavradı. Başını kaçmasını engelleyecek kadar baskıcı, sert bir tutuşla Hande’nin yüzünü yüzüne yaklaştırdı. Dudakları birbirine değecek kadar yakındı; adamın her bir yakıcı nefesi Hande’nin titreyen dudaklarını eritiyordu. "İlk oyun, ilk perde Alakurt kızı," diye fısıldadı Ezel, sesi tehlikeli bir mırıltı halinde kızın dudaklarına döküldü. "Şunu o küçük aklına iyice kazı... Benim yanımda sadece kül olacaksın." Ve Hande’nin nefes almasına bile izin vermeden, dudaklarını genç kızın dudaklarının üzerine hunharca kapattı. Ezel’in öpücüğü bir ilan değil, Hande’nin tüm iradesini elinden alan, son derece aç, tutkulu ve yırtıcı bir esaret mührüydü. Adam, genç kızın dudaklarını kendi dudakları arasında hoyratça ezerken, aralarından firar eden o boğuk, ıslak ve nefes nefese sesler gecenin uğultusuna karıştı. Hande, dudaklarında hissettiği bu muazzam, erotik baskıyla sarsıldı. Ezel’in belindeki eli tenini kavrayarak kızı adeta kendi gövdesinin içine gömmek ister gibi bastırırken, ensesindeki parmaklar saçlarının köklerine daha da sarıldı. Ezel’in hırslı, derin hamleleri, Hande’nin sabahtan beri biriktirdiği tüm nefreti saniyeler içinde eritti. Genç kızın dizlerinin bağı çözüldü, elleri adamın göğsündeki kumaşı yırtarcasına kavradı. Ezel, kızın dudaklarındaki teslimiyeti ve ağzından dökülen o kısık, çaresiz inlemeyi hissettiğinde öpüşünü sabırsızca derinleştirdi. Dudakları birbirinden bir milim ayrıldığında, ikisinin de sıcak ve düzensiz nefesleri birbirine karışıyordu. Hande, gözleri baygın bir halde bakarken, "Bırak..." diye fısıldayabildi, sesi dudaklarının arasındaki o ıslak sıcaklıkta kayboldu. "Yapma..." Ezel, kızın alt dudağını dişlerinin arasına alıp hafifçe ezerek o karanlık, boğuk sesiyle tam dudaklarının üzerine fısıldadı: "Çok geç Alakurt... Kendini bu ateşe sen attın." Hande'nin ağzından dökülen titrek bir nefes, Ezel'in sert hamlesiyle yeniden boğazına tıkandı. Ezel, kızın dudaklarını tekrar söküp alırcasına öpmeye devam ederken, aralarından yükselen o boğuk soluklar ve tensel sesler sahilin ayazını tamamen ortadan kaldırdı. Hayatında ilk kez böyle bir yangının, böyle karanlık ve şehvetli bir teslimiyetin tam ortasında kalmıştı. Gecenin karanlığında, dalgaların sesine karışan bu ateşli ve günahkar mühür; Şahvar ve Alakurt ailelerinin arasındaki tüm köprüleri havaya uçuracak o ilk büyük kıvılcımdı.

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

Unscentable

read
1.9M
bc

He's an Alpha: She doesn't Care

read
718.9K
bc

Claimed by the Biker Giant

read
1.5M
bc

Holiday Hockey Tale: The Icebreaker's Impasse

read
956.4K
bc

A Warrior's Second Chance

read
345.4K
bc

Not just, the Beta

read
341.4K
bc

The Broken Wolf

read
1.1M

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook