HELEN AVCI
2 ay sonra
Kübranın beni otogardan alıp evine götürmesinin üzerinden 2 ay geçti. Araba ca pek bir şey konuşmadık ben kafamı cama yasladım. Kübra arada bir ofladı ve 15 dk içinde evine vardık. Evi şehir merkezine yakındı. Burası geldiğim yerdeki kadar büyük bir şehir olmasa da gene de büyüktü. Babaannem buradan 1 saatlik mesafede daha sahile yakın kısımda oturuyor. Evi 2+1 Amerikan mutfak ama salonu bu şekilde büyük duruyor. İki tane odası var birinde oda arkadaşı oturuyor. Diğerinde de kendisi kübra benimle odasını paylaşmak zorunda kaldı ama asla bundan şikayet etmedi. Oda arkadaşıyla Üniversitedeyken işletme sınıftında birlikte okudular ve yakın arkadaş oldular sonra karşılıklı plazalarda iş buldular ve birlikte yaşamaya başladılar. Oda arkadaşı Fatma o bizden daha iri bir kız açıkçası onun yanında çocuk gibi kalıyorum boyuma göre çok zayıfım. 180 boyunda, kilolu ve esmer çok komik bir kız geldiğim gündem beri espirileriyle beni güldüren en büyük etken diyebilirim. Bu 2 aylık süreçte evden dışarı çok nadir çıktım. Bu olay benim ve kübranın arasında sır olarak kaldı. Neyse ki başka kimse bilmiyor. Evde bulunduğum sürede temizlik ve yemek yaptım birde netflixten dizi izledim. Bağımlısı oldum diyebilirim. Ama artık çok sıkışmıştım. Zaten beni bu süreçte kimse rahatsız etmediğine göre beni manyak herifin unuttuğunu düşünüyorum ve umuyorum. Biraz iş bakmaya başladım bile ama çok tecrübem yok hatta hiç yok diyebilirim. Son olay yüzümden Fuat şef tüm bilgilerimi sildiği için hiç bir şey gözükmüyor sistemlerde de. Neyse canım sağolsun. İş başvurusu yaptım bile bir kaç restaurant’a. açıkçası pastacılığa devam etmek istiyorum. Bu işi severek okudum ve o şekilde yapmaya devam etmek istiyorum. Bugün bir telefon aldım bile yarın gidip görüşeceğim. Kübraya iş aradığımı daha söylemedim. Benim yaşadığım olay onu da sarstı. Beni odasından hiç çıkarmadan cam kafese koymak istedi. Ama ben abarttığını söyledim tabi ki. Beni her zaman çok düşünen vicdanlı canım dostuma bu durumu akşam güzelce anlatmam lazım. Evi süpürdüm ve yemeğin yanına güzel bir tatlı yaptım. Kapı çalındı ve ikisi de aynı anda eve girdi. Fatma su içmek için mutfağa girerken, Kübra kanepeye yüz üstü bıraktı kendini ‘ bugün mahvoldum yeni ceo geldiğinden beri canımıza okuyor. Üstelik üstlerimde daha çok iş veriyor’ diyerek yakındı. Poposuna bir tane vurdum ‘hadi kalk bakalım yemek hazır elini yıkada gel’ dedim. ‘ tamam anne’ diyerek inledi. İkisi de pijamalarını giyip masaya oturunca yemeklerimi yedik ve tv karşısına geçtik bu anlarımızı çok seviyorum. İzlediğimiz dizi reklama girince kalktım ve tatlıyı getirme gittim. Fatma hemen kaşını kaldırdı ve Kübraya ‘ kesin bir şey isteyecek’ dedi. Bende onlara yaklaşınca ‘ seni duydum’ dedim. Kübra ‘bir şey mi oldu?’ Diye sordu. Ben ‘ hadi ama beni şuna çok kötü gösteriyorsunuz sadece bir şey isteyeceğim zaman mı tatlı yapıyorum’ dedim sorarcasına. İkisi de aynı anda ‘ evet’ dedi ve gülmeye başladık. Fatma ‘ dökül bakalım’ dedi. Bu kızla kısa sürede bende çok yakın olmuştum o yüzden her şeyi rahatlıkla konuşuyordum tabi o konu hariç. ‘ iş buldum yarın iş görüşmesine gideceğim’ dedim. Kübra hemen ‘ olmaz’ dedi. Fatma ‘ zamanı gelmişti. Yanlış anlama ama evde sıkılıyorsun ev hanımı olmakta sakınca yok ama senin de bir şeyler yapman daha çok hoşuna gidecektir’ dedi ve tatlıdan tabağına alıp yemeye başladı. Ben masum bakışlarımla kübrayı ikna etmeye çalıştım. ‘Artık çalışmam lazım. Hem size de katkım olsun istiyorum benimde giderlerim çok ve borçlarım olduğunu biliyorsun’ dedim. Kübra biraz düşününce ‘bizim için sorun yok ama borçlarını biliyorum doğru olanı yapacağına inanıyorum’ dedi. O akşam tatlılarımızı yedik ve gülerek uyumaya gittik.
Sabah erkenden kalktım iş görüşmesi için beyaz gömlek, siyah pantolon ve siyah babetlerimi giydim. Saçımı tepemden at kuyruğu yaptım. Saat 8 ‘de küçük siyah çantamıda yanıma alıp çıktım. Hava ilk baharın son zamanlarına gelmiş sıcaklar yavaş yavaş bastırmaya başlamıştı. Otobüse binip 10 durak sonra indim. Şehir merkezinde ufak bir pastanede olan görüşmeme hızla yürüdüm. Cam mekanlı pastaneye girince kapı sesi çın diye çaldı. Duvarları pembe ve her yeri pembenin tonlarındaki pastanenin içerisinde hemen önünde dolaptı tezgah bulunmakta ve bu dolapta her çeşit pasta varmışçasına şirin şekilde dizayn edilmiş. Tezgahın arkasındaki kapıdan kısa böyle esmer ve tombul bir kadın çıktı. ‘Merhaba’ dedi. Bende hemen ‘ merhaba iş görüşmesi için geldim’ dedim. ‘ ahh tamam’ dedi ve kasanın oradaki tezgahı kaldırarak beni içeri davet etti. Arka tarafa girince şaşırdım. Ufak mutfakta her şey vardı. Beni bir sandalyeye oturttu. Kendisi de masanın karşısında duran sandalyeye oturdu. Burası ufak olduğu için masa ve sandalyede ona göre seçilmişti. Kadın özgeçmişime baktı. Bende bu sırada kendimi anlattım. Biraz sohbet ettikten sonra beni işe almak istediğini söyledi. Çok sevindim ve yarın işe başlamam için gerekli evrakları hazırlamamı ve yarın gelmemi söyledi. Elini sıktıktan ve kocaman gülümsedikten sonra oradan ayrıldım. Bugün harika geçiyor